TALÂK-9 için 41 adet meâl bulundu. Bekir Sadak (65/TALÂK-9: Onlar, islerinin karsiligini tattilar; islerinin sonu husran oldu.) / Celal Yıldırım (65/TALÂK-9: Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar da işlerinin sonu hüsran oldu.)
TALÂK Suresi 9. ayet meali, TALÂK-9. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
TALÂK-9 için 41 adet meâl bulundu. Bekir Sadak (65/TALÂK-9: Onlar, islerinin karsiligini tattilar; islerinin sonu husran oldu.) / Celal Yıldırım (65/TALÂK-9: Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar da işlerinin sonu hüsran oldu.)
فَذَاقَتْ وَبَالَ أَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ أَمْرِهَا خُسْرًا ﴿٩﴾
Fe zâkat vebâle emrihâ ve kâne âkıbetu emrihâ husrâ(husran).
| 1. | fe | : artık, böylece |
| 2. | zâkat | : tattı |
| 3. | vebâle | : vebal, kötü netice, ağır ceza |
| 4. | emri-hâ | : onun işi, işi |
| 5. | ve kâne | : ve oldu |
| 6. | âkıbetu | : akıbet, son |
| 7. | emri-hâ | : onun işi, işi |
| 8. | husran | : hüsran |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Böylece (o ülke halkları) işlerinin vebalini tattı. Ve onların işlerinin sonu hüsran oldu.
2 - Diyanet İşleri: Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
3 - Abdul Metin Saruhan: Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Derken yaptıklarının vebâlini tatmışlardır da işlerinin sonu, ziyan olup gitmiştir.
5 - Abdullah Parlıyan: Derken onlar yaptıklarının karşılığını tatmışlardır ve bu dünyada yaptıkları işlerin sonu zarar ve ziyan olup gitmiştir.
6 - Adem Uğur: Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
7 - Ahmed Hulusi: Böylece işlerinin vebalini tattı ve işlerinin sonu hüsran oldu.
8 - Ahmet Tekin: Allah ve Rasulünün ortaya koyduğu düzene, şeriata karşı uyguladıkları planlarının cezasını tattılar. Hayatları dünyada da, âhirette de hüsran ile neticelendi.
9 - Ahmet Varol: Böylece onlar yaptıklarının cezasını tattılar. İşlerinin sonu da hüsran oldu.
10 - Ali Bulaç: Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.
11 - Ali Fikri Yavuz: Öylece küfürlerinin cezasını taddılar ve işlerinin sonu bir hüsran oldu. (Ahirette de bir perişanlık içindeler.)
12 - Ali Ünal: İşlediklerinin vebalini çektiler ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
13 - Bayraktar Bayraklı: Böylece yaptıklarının cezasını çekmişler ve sonuçları hüsran olmuştur.
14 - Bekir Sadak: Onlar, islerinin karsiligini tattilar; islerinin sonu husran oldu.
15 - Celal Yıldırım: Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar da işlerinin sonu hüsran oldu.
16 - Cemal Külünkoğlu: Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını tattılar ve yaptıklarının sonu (dünyada) yıkım oldu.
17 - Diyanet İşleri (eski): Onlar, işlerinin karşılığını tattılar; işlerinin sonu hüsran oldu.
18 - Diyanet Vakfi: Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
19 - Edip Yüksel: Kararlarının sonucunu tattılar. Kararlarının sonucu bir hüsran oldu.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: O suretle emrinin vebalini tattı ve işinin akıbeti bir hüsran oldu
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): O şekilde yaptığının cezasını tattı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): İşlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonucu tam bir hüsran olmuştur.
23 - Gültekin Onan: Artık o (ülkelerin halkı), buyruğunun karşılığını tattı ve buyruğunun sonucu bir hüsran oldu.
24 - Harun Yıldırım: Artık o, yaptığı kötülüğü tattı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.
25 - Hasan Basri Çantay: İşte o (her memleket halkı) yapdığının ağırlığını tatmış, işinin sonu bir hüsran (ve helak) olmuşdur.
26 - Hayrat Neşriyat: Öyle ki (onlar) işlerinin vebâlini tattı ve işlerinin âkıbeti hüsrân oldu!
27 - İbni Kesir: Onlar, yaptıklarının karşılığını tatmışlardır. İşlerinin sonu ise hüsran olmuştur
28 - İlyas Yorulmaz: Dolaysıyla yaptıkları yanlış işlerin vebalini çekmişler ve işlerinin sonucu da hüsranla sona ermiştir.
29 - Kadri Çelik: Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü tattı ve işinin sonucu da bir hüsran oldu.
30 - Muhammed Esed: Ve böylece onlar kendi yaptıklarının kötü meyvelerini tattılar; (bu dünyada,) yaptıklarının sonu yıkım oldu;
31 - Mustafa İslamoğlu: Nihayet yaptıklarının vebalini tatmışlar, işledikleri şeyler sonucunda yıkıma uğramışlardır.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Artık işlerinin vebalini tattı ve işlerinin sonu bir hüsrândan ibaret oldu.
33 - Ömer Öngüt: Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını çektiler. İşlerinin sonucu da tam bir hüsran oldu.
34 - Şaban Piriş: Yaptıklarının cezasını çektiler ve yaptıklarının sonucu hüsran oldu.
35 - Sadık Türkmen: Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
36 - Seyyid Kutub: Onlar yaptıklarının karşılığını tatmışlardır. İşlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
37 - Suat Yıldırım: Böylece kötü işlerinin sorumluluğunu tattılar, işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
38 - Süleyman Ateş: İşinin vebâlini taddı. İşinin sonucu da tüm bir ziyan idi.
39 - Tefhim-ul Kuran: Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu da bir hüsran oldu.
40 - Ümit Şimşek: Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.
TALÂK Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12