ŞÛRÂ-34 için 41 adet meâl bulundu. Kadri Çelik (42/ŞÛRÂ-34: Ya da kazanmakta oldukları dolayısıyla (rüzgârı şiddetli estirir de) onları yok eder, birçoğunu da affeder.) / Ahmet Tekin (42/ŞÛRÂ-34: Yahut da, yüklendikleri günahlar yüzünden onları helâk eder. Başlarına gelecek felaketlerin, cezaların çoğunu da bertaraf eder.)
42/ŞÛRÂ-34
أَوْ يُوبِقْهُنَّ بِمَا كَسَبُوا وَيَعْفُ عَن كَثِيرٍ ﴿٣٤﴾
Ev yûbıkhunne bimâ kesebû ve ya’fu an kesîrin.
| 1. | ev | : veya |
| 2. | yûbık-hunne
(vebeka) | : onları helâk eder, helâke sürükler
: (helâk etti) |
| 3. | bimâ | : şeyle, sebebiyle |
| 4. | kesebû | : kazandılar |
| 5. | ve ya'fu an | : ve affeder |
| 6. | kesîrin | : çoğu, çoğunu |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Veya kazandıkları (yaptıkları) sebebiyle onları helâke sürükler ve onların çoğunu (da) affeder.
2 - Diyanet İşleri: Yahut (içlerindekilerin) yaptıklarından dolayı onları helâk eder, birçoğunu da affeder.
3 - Abdul Metin Saruhan: Yahut yaptıkları yüzünden onları helak eder, birçoğunu da affeder (kurtarır).
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Yahut da, kazandıkları suçlar yüzünden fırtınalarla helâk eder gemileri ve çoğunu da bağışlar.
5 - Abdullah Parlıyan: Yahut da gemidekileri veya yeryüzündekileri yapıp ettiklerinden dolayı yok eder, çoğunu da affedebilir.
6 - Adem Uğur: Yahut yaptıkları yüzünden onları helâk eder. Birçoğunu da affeder (kurtarır).
7 - Ahmed Hulusi: Yahut kazandıkları yüzünden onları helâk eder. . . (Allâh) birçoğunu da affediyor.
8 - Ahmet Tekin: Yahut da, yüklendikleri günahlar yüzünden onları helâk eder. Başlarına gelecek felaketlerin, cezaların çoğunu da bertaraf eder.
9 - Ahmet Varol: Yahut kazandıklarından dolayı onları batırır. Çoğunu da affeder.
10 - Ali Bulaç: Ya da kazandıkları dolayısıyla onları yok eder, bir çoğunu da affeder.
11 - Ali Fikri Yavuz: Yahud dilerse, kazandıkları günah yüzünden, onları denizde helâk eder. Fakat Allah, (onlardan günahların) çoğunu bağışlar (da kendilerini cezalandırmaz).
12 - Ali Ünal: Veya (özellikle yolcuların) işledikleri kötülükler ve kazandıkları günahlar sebebiyle o gemileri batırır; bununla birlikte O, işlenen günah ve yapılan hataların pek çoğundan geçer.
13 - Bayraktar Bayraklı: Yahut yaptıkları yüzünden onları helâk eder, birçoğunu da bağışlar.
14 - Bekir Sadak: Yahut yaptiklarina karsilik onlari ortadan kaldirir bir cogunu da bagislar.
15 - Celal Yıldırım: Veya o (gemilerdekileri) işledikleri (günah ve vebal) yüzünden (gemileri batırarak) yok eder, çoğunu da affeder.
16 - Cemal Külünkoğlu: Yahut (gemilerdekileri) işledikleri (günahlar) yüzünden (fırtına ile batırıp) helak eder. (İçlerindekilerden) birçoğunu da bağışlar (kurtarır).
17 - Diyanet İşleri (eski): Yahut yaptıklarına karşılık onları ortadan kaldırır, bir çoğunu da bağışlar.
18 - Diyanet Vakfi: Yahut yaptıkları yüzünden onları helâk eder. Birçoğunu da affeder (kurtarır).
19 - Edip Yüksel: Yahut, yaptıkları yüzünden onları yok eder. Bunun yerine bir çoğunu da bağışlar.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Yâhud da onları içindekilerin kazançlarıyle helâke sürükler, bir çoğundan da afiv buyurur
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Yahut da içindekilerin kazançlarıyla onları helak eder; bir çoğunu da bağışlar.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Yahut da Allah kazandıkları günahlar yüzünden onları helâk eder ve birçoğunu da bağışlar.
23 - Gültekin Onan: Ya da kazandıkları dolayısıyla onları yok eder, bir çoğunu da affeder.
24 - Harun Yıldırım: Ya da kazandıkları dolayısıyla onları yok eder, bir çoğunu da affeder.
25 - Hasan Basri Çantay: Yahud (Allah bu gemileri, binenlerin) kazandıkları (günâhlar) yüzünden (fırtına ile batırıb) helak eder. (İçlerindekilerden) bir çoğunu da bağışlar (kurtarır).
26 - Hayrat Neşriyat: Veya kazandıkları (günahlar) yüzünden onları helâk eder; bununla berâber (Allah)birçoğunu affeder.
27 - İbni Kesir: Yahut yaptıklarına karşılık onları helak eder. Bir çoğunu da bağışlar.
28 - İlyas Yorulmaz: Yahut, yaptıklarının karşılığında onları yok eder veya onların çoğunu da affeder.
29 - Kadri Çelik: Ya da kazanmakta oldukları dolayısıyla (rüzgârı şiddetli estirir de) onları yok eder, birçoğunu da affeder.
30 - Muhammed Esed: ya da yapıp ettiklerinden dolayı onları yok eder, (her şeye rağmen) Allah çok bağışlayıcıdır.
31 - Mustafa İslamoğlu: Bir ihtimal onları kazançlarıyla birlikte helak da edebilir; ne ki bir çoğunu affetmektedir.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Yahut onları kazandıkları ile helâk eder ve birçoğundan da af buyurur.
33 - Ömer Öngüt: Yahut da yaptıklarına karşılık olarak onları helâk eder. Bir çoğunu da bağışlar.
34 - Şaban Piriş: Veya işledikleri sebebiyle onları helak eder, bir çoğunu da affeder.
35 - Sadık Türkmen: Ya da içindekilerin kazandıkları yüzünden çeşitli sebeplerle onları batırır mahveder, birçoğunu da affeder/yaşamasına izin verir.
36 - Seyyid Kutub: Yahut yaptıkları yüzünden gemileri helak eder. Bir çoğunu da affeder.
37 - Suat Yıldırım: (32-35) Denizlerde dağlar gibi akıp giden gemiler de O’nun kudretinin ve hikmetinin delillerindendir. Eğer O dilerse rüzgârı durdurur, gemiler de denizin üstünde durakalır. Elbette bunda sabrı ve şükrü bol olanlar için alacak ibretler vardır. Yahut işledikleri günahlar sebebiyle o gemileri batırır, günahların birçoğunu da affeder. Böyle yapmasının bir sebebi de, âyetlerimiz hakkında tartışanların kaçacak bir yerleri olmadığını onlara bildirmektir.
38 - Süleyman Ateş: Yahut yaptıkları (işler) yüzünden gemileri(n içindekileri) helâk eder. Birçoğunu da affeder (kurtarır).
39 - Tefhim-ul Kuran: Ya da kazanmakta oldukları dolayısıyla onları yok eder, bir çoğunu da affeder.
40 - Ümit Şimşek: Veya kazandıkları günahlar yüzünden onları batırır; birçoğunu da affeder.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yahut onları, içindekilerin kazançları yüzünden mahveder. Ama birçoğunu affediyor;
ŞÛRÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53