ŞÛRÂ-41 için 41 adet meâl bulundu. Diyanet İşleri (42/ŞÛRÂ-41: Zulme uğradıktan sonra, kendini savunup hakkını alan kimseye (ceza vermek için) bir yol yoktur.) / Abdulbaki Gölpınarlı (42/ŞÛRÂ-41: Ve kim, zulme karşı savunursa bu çeşit kişileri suçlu saymaya bir yol yoktur.)
42/ŞÛRÂ-41
وَلَمَنِ انتَصَرَ بَعْدَ ظُلْمِهِ فَأُوْلَئِكَ مَا عَلَيْهِم مِّن سَبِيلٍ ﴿٤١﴾
Ve le men intesare ba’de zulmihî fe ulâike mâ aleyhim min sebîl(sebîlin).
| 1. | ve le | : ve elbette, gerçekten |
| 2. | men | : kim, kimse |
| 3. | intesare | : yardımlaştı, hakkını aldı |
| 4. | ba'de | : sonra |
| 5. | zulmi-hi | : zulme uğraması |
| 6. | fe | : böylece |
| 7. | ulâike | : işte onlar |
| 8. | mâ aleyhim | : onların üzerine ... yoktur |
| 9. | min sebîlin | : bir sebîl, bir yol |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve gerçekten zulme uğradıktan sonra hakkını geri alan kimseler, işte onlar; onların üzerine (aleyhlerine) bir yol (ceza) yoktur.
2 - Diyanet İşleri: Zulme uğradıktan sonra, kendini savunup hakkını alan kimseye (ceza vermek için) bir yol yoktur.
3 - Abdul Metin Saruhan: Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve kim, zulme karşı savunursa bu çeşit kişileri suçlu saymaya bir yol yoktur.
5 - Abdullah Parlıyan: Zulme uğradıktan sonra kendilerini savunup hakkını alan kimseye gelince; bunlara hiçbir suç isnat edilemez, kınanmaz ve cezalandırılmazlar.
6 - Adem Uğur: Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur.
7 - Ahmed Hulusi: Kim de zulme uğramasından sonra zâlime karşılığını verirse, işte onların suçlanacak tarafı olmaz!
8 - Ahmet Tekin: Zulme uğradıktan sonra, haklarını alanları, cezalandırmak için herhangi bir sebep yoktur.
9 - Ahmet Varol: Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa artık onların aleyhlerine bir yol yoktur.
10 - Ali Bulaç: Kim zulme uğradıktan sonra nusret bulur (hakkını alır)sa, artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur.
11 - Ali Fikri Yavuz: Kim, kendisine edilen zulümden sonra hakkını alırsa, artık böyleleri üzerine (ceza için) bir yol yoktur.
12 - Ali Ünal: Fakat her kim haksızlığa uğrar ve (meşrû yoldan) hakkını geri alırsa, bunlar için kınama ve herhangi bir sorumluluk söz konusu olamaz.
13 - Bayraktar Bayraklı: Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur.
14 - Bekir Sadak: Zulum gordukten sonra hakkini alan kimselere, iste onlarin aleyhine bir yol yoktur.
15 - Celal Yıldırım: Kim de haksızlığa uğradıktan sonra sadece hakkını alırsa, işte onlar aleyhine bir yol yoktur.
16 - Cemal Külünkoğlu: Her kim zulme uğradıktan sonra kendini savunup hakkını alırsa o kimseye (ceza vermek için) bir yol (hiçbir sorumluluk) yoktur.
17 - Diyanet İşleri (eski): Zulüm gördükten sonra hakkını alan kimselere, işte onların aleyhine bir yol yoktur.
18 - Diyanet Vakfi: Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur.
19 - Edip Yüksel: Haksızlığa uğradıktan sonra hakları için direnenler kınanmazlar, cezalandırılmazlar.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ve elbette her kim zulm olunduktan sonra öcünü alırsa artık onlar üzerine (ceza için) yol yoktur
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Her kim zulme uğradıktan sonra öcünü alırsa artık onlar üzerine (ceza vermek için herhangi bir) yol yoktur.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimseye gelince, işte onların aleyhinde ceza vermek için herhangi bir yol yoktur.
23 - Gültekin Onan: Kim zulme uğradıktan sonra nusret bulur (hakkını alır)sa, artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur.
24 - Harun Yıldırım: Kim de zulme uğradıktan sonra intikamını alırsa, artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur.
25 - Hasan Basri Çantay: Kim kendisine (yapılan) zulmün ardından herhalde hakkını alırsa bunlar aleyhinde (mes'uliyyete) bir yol yokdur.
26 - Hayrat Neşriyat: Kim de gerçekten zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, işte onlar var ya, kendileri aleyhine (kendilerinin suçlanabileceği) hiçbir yol yoktur.
27 - İbni Kesir: Kim, zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa; aleyhine bir yol yoktur.
28 - İlyas Yorulmaz: Zulme uğradıktan sonra kendini savunanlar için, onlar üzerine ceza vermek için bir yol yoktur.
29 - Kadri Çelik: Kim de zulme uğradıktan sonra intikam alırsa, onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur.
30 - Muhammed Esed: Zulme uğradıklarında kendilerini savunanlara gelince; onlara hiçbir suç isnad edilemez:
31 - Mustafa İslamoğlu: Haksız bir saldırıya karşı meşru müdafaa dayanışması sergileyenlere gelince: onlar hiçbir yolla sorumlu tutulamazlar
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve her kim zulmolunduktan sonra hakkını alırsa artık onların üzerine bir yol yoktur.
33 - Ömer Öngüt: Kim kendisine yapılan zulümden sonra hakkını alırsa, böyle yapanların aleyhine bir yol (mesuliyet) yoktur.
34 - Şaban Piriş: Zulme uğradıktan sonra öcünü alan kimse için, artık onların aleyhine bir yol yoktur.
35 - Sadık Türkmen: Kim zulme uğramasının ardından kendini savunursa; artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur.
36 - Seyyid Kutub: Zulüm gördükten sonra hakkını alan kimselerin aleyhine bir yol yoktur.
37 - Suat Yıldırım: Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, bunlara hiçbir sorumluluk yoktur.
38 - Süleyman Ateş: Kim zulme uğradıktan sonra kendini savunursa öylelerinin aleyhine bir yol yoktur (onlar kınanmaz ve cezâlandırılmazlar).
39 - Tefhim-ul Kuran: Kim de zulme uğradıktan sonra nusret bulur (hakkını alır)sa, artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur.
40 - Ümit Şimşek: Zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimseyi suçlamak için bir yol yoktur.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Zulme uğratılışı ardından kendini savunana gelince, böyleleri aleyhine yol aranamaz.
ŞÛRÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53