HÛD-67 için 41 adet meâl bulundu. Süleyman Ateş (11/HÛD-67: Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.) / Tefhim-ul Kuran (11/HÛD-67: O zulme sapanları dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.)
HÛD-67, HÛD Suresi 67. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
HÛD-67 için 41 adet meâl bulundu. Süleyman Ateş (11/HÛD-67: Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.) / Tefhim-ul Kuran (11/HÛD-67: O zulme sapanları dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.)
وَأَخَذَ الَّذِينَ ظَلَمُواْ الصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُواْ فِي دِيَارِهِمْ جَاثِمِينَ ﴿٦٧﴾
Ve ehazellezîne zalemûs sayhatu fe asbahû fî diyârihim câsimîn(câsimîne).
| 1. | ve ehaze | : ve aldı, helâk etti |
| 2. | ellezîne zalemû | : zulmeden kimseleri |
| 3. | es sayhatu | : bir çığlık, bir sayha, çok kuvvetli korkunç ses |
| 4. | fe | : böylece |
| 5. | asbahû | : oldular |
| 6. | fî diyâri-him | : yurtlarında, diyarlarında |
| 7. | câsimîne | : diz üstü çöküp kaldılar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve zulmeden kimseleri bir sayha (çok kuvvetli korkunç ses) aldı (helâk etti). Böylece kendi yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
2 - Diyanet İşleri: Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
3 - Abdul Metin Saruhan: Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Bir bağırış, o zulmedenleri kapıverdi, yurtlarında, diz çökmüş bir halde helâk oluverdiler.
5 - Abdullah Parlıyan: Yaratılış gayelerine aykırı hareket eden o kavme gelince, onları Allah tarafından cezalandırıcı bir ses, bir gürültü yakalayıverdi de, kendi yurtlarında dizlerinin bağı çözülüp cansız olarak serilip kaldılar.
6 - Adem Uğur: Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
7 - Ahmed Hulusi: O zulmedenleri, (dördüncü gün) o malûm sayha (şiddetli, titreşimli korkunç ses) yakaladı da evlerinde göçüp kaldılar!
8 - Ahmet Tekin: Şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe haksızlık edenlerin, zulmedenlerin işini bitirdi. Sabahleyin, yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.
9 - Ahmet Varol: Zulmedenleri de korkunç bir çığlık aldı ve yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.
10 - Ali Bulaç: O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
11 - Ali Fikri Yavuz: O zulmedenleri ise, korkunç gürültü yakalayıverdi de evlerinde çöküp helâk oldular.
12 - Ali Ünal: (En büyük zulüm olan) şirkte direten ve hem başkalarına, hem kendilerine zulmedenleri ise korkunç bir çığlık yakalayıverdi de, (hiçbir kurtuluş zaman ve imkânı bulamadan) oldukları yerde yüzüstü kapaklanıp gittiler.
13 - Bayraktar Bayraklı: Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
14 - Bekir Sadak: Haksizlik yapanlari bir ciglik tuttu, olduklari yerde diz ustu cokuverdiler.
15 - Celal Yıldırım: O zulmedenleri korkunç bir ses, bir gürültü yakalayıverdi, derken evlerinde dizüstü çöküp kaldılar.
16 - Cemal Külünkoğlu: O zulmedenleri ise, korkunç bir gürültü yakalayıverdi de yurtlarında/evlerinde diz üstü çöküp helâk oldular.
17 - Diyanet İşleri (eski): Haksızlık yapanları bir çığlık tuttu, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
18 - Diyanet Vakfi: Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
19 - Edip Yüksel: Zalimleri korkunç bir ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: O zulmedenleri ise sayha tutuverdi de diyarlarında çöke kaldılar
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): O zulmedenleri ise bir müthiş ses yakaladı da yurtlarında çöke kaldılar.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): O zalimleri, korkunç bir gürültü yakalayıverdi de oldukları yerde çöküp kaldılar.
23 - Gültekin Onan: O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
24 - Harun Yıldırım: O zulmedenleri korkunç bir ses sarıverdi de yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
25 - Hasan Basri Çantay: O zaalimleri ise korkunç bir ses alıb götürdü de yurdlarına diz üstü çöken (canları çıkan) kimseler oluverdiler.
26 - Hayrat Neşriyat: Zulmedenleri ise, o korkunç ses yakaladı da bulundukları yerde çöküp kalan kimseler oldular!
27 - İbni Kesir: Zulmedenleri bir çığlık tuttu. Oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
28 - İlyas Yorulmaz: Ardından (Allah'ın uyarılarına karşı çıkarak) kendilerine zulmedenleri çok yüksek frekanslı bir ses (sayha) yakaladı. Bunun ardından bulundukları yerde dizlerinin üstlerine çöke kaldılar.
29 - Kadri Çelik: Zulmedenleri bir çığlık tutuverdi de yurtlarında dizüstü çökmüş kimseler olarak sabahladılar.
30 - Muhammed Esed: O zulmedenlere gelince, onları (Allah katından cezalandırıcı) bir sayha yakalayıverdi de kendi evlerinde cansız olarak yere yığılıp kaldılar;
31 - Mustafa İslamoğlu: Derken, zalimleri (dehşetli) sayha yakalayıverdi de, kendi yurtlarında cansız donakaldılar;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: O zulmetmiş olanları da bir korkunç ses yakaladı. Artık yurtlarında diz üstü çöküp bitmiş bir halde sabahladılar.
33 - Ömer Öngüt: Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında dizüstü çökekaldılar.
34 - Şaban Piriş: Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.
35 - Sadık Türkmen: Zulmeden kişileri korkunç ses yakaladı da derhal, yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar!
36 - Seyyid Kutub: O zalimleri müthiş bir gürültü yakaladı da evlerinde, oldukları yerde yığılıp kalıverdiler.
37 - Suat Yıldırım: (67-68) Zulmedenleri ise o korkunç ses tutuverdi de diyarlarında çökekaldılar. Sanki hiç orada yaşamamış gibi oldular, ortadan silindiler. Evet... inkâr etti Rabbini Semûd milleti. Evet, işte onun için defolup gitti Semûd milleti!
38 - Süleyman Ateş: Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
39 - Tefhim-ul Kuran: O zulme sapanları dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
40 - Ümit Şimşek: Zulmedenleri ise o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Zulme sapmış olanları o korkunç titreşimli ses yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş hale getirdiler.
HÛD Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123