İSRÂ-26, İSRÂ Suresi 26. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

İSRÂ-26, İSRÂ Suresi 26. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

İSRÂ-26 için 41 adet meâl bulundu. Suat Yıldırım (17/İSRÂ-26: (26-27) Yakınlarına, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver, sakın saçıp savurma! Çünkü savurganlar şeytanların kardeşleri olmuşlardır. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.) / Süleyman Ateş (17/İSRÂ-26: Akrabâya, yoksula ve yolcuya hakkını ver, fakat saçıp savurma.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
İSRÂ-26, İSRÂ Suresi 26. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
İSRÂ-26 için 41 adet meâl bulundu. Suat Yıldırım (17/İSRÂ-26: (26-27) Yakınlarına, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver, sakın saçıp savurma! Çünkü savurganlar şeytanların kardeşleri olmuşlardır. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.) / Süleyman Ateş (17/İSRÂ-26: Akrabâya, yoksula ve yolcuya hakkını ver, fakat saçıp savurma.)
وَآتِ ذَا الْقُرْبَى حَقَّهُ وَالْمِسْكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ وَلاَ تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا ﴿٢٦﴾

Ve âti zel kurbâ hakkahu vel miskîne vebnes sebîli ve lâ tubezzir tebzîrâ(tebzîren).

1.ve âti: ve ver
2.ze el kurbâ: karib olan, yakınlık sahibi, akraba
3.hakka-hu: onun hakkı
4.ve el miskîne: ve miskinlere (çalışamayacak durumda olan ihtiyarlara)
5.vebnes sebîli (ve ibne es sebîli): ve yolda olan
6.ve lâ tubezzir: ve savurma, israf etme
7.tebzîren: israf ederek, savurarak, malı gereksiz yere harcayarak


1 - İmam İskender Ali Mihr: Akrabaya, miskinlere (çalışamayacak durumda olan ihtiyarlara) ve yolda olanlara hakkını ver! Ve savurarak, israf etme!
2 - Diyanet İşleri: Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.
3 - Abdul Metin Saruhan: Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Akrabâya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver ve israfta ileri giderek boş yere, haksız yere malını saçma, savurma.
5 - Abdullah Parlıyan: Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver ve israfta ileri giderek boş yere, haksız yere malını saçıp savurma.
6 - Adem Uğur: Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.
7 - Ahmed Hulusi: Yakınlara hakkını ver; yoksula ve yolda kalmışa da. . . (Fakat) ölçüsüz de dağıtma!
8 - Ahmet Tekin: Akrabalara, çevresi çaresi olmayan yoksullara, yolda kalan muhtaç yolcuya, Allah’ın tanıdığı, belirlediği sorumluğu yerine getir, onların hakkını ver. Malını layık olmayan yerlerde harcayarak saçıp savurma.
9 - Ahmet Varol: Yakına hakkını ver. Yoksula ve yolda kalmışa da. (Malını) saçıp savurma.
10 - Ali Bulaç: Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.
11 - Ali Fikri Yavuz: Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber (malını) büsbütün saçıp savurma.
12 - Ali Ünal: Akrabaya üzerindeki haklarını ver, yoksula ve yolda kalmışa da; ve sakın saçıp savurma.
13 - Bayraktar Bayraklı: Bir de akrabaya, yoksula ve yolcuya/çaresiz kalana hakkını ver! Gereksiz yere de saçıp savurma![287]
14 - Bekir Sadak: Yakinina, duskune, yolcuya hakkini ver; elindekiler sacip savurma.
15 - Celal Yıldırım: Yakınlara, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver ve sakın saçıp savurma.
16 - Cemal Külünkoğlu: (26-27) Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa haklarını ver! (Elindeki imkânları) gereksiz yere saçıp savurma! Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı nankörlük etmiştir.
17 - Diyanet İşleri (eski): Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma.
18 - Diyanet Vakfi: Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.
19 - Edip Yüksel: Akrabalara haklarını ver. İhtiyaç sahiplerine ve yolcuya da... Ancak saçıp savurma
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Karabet sahibine de hakkını ver, miskîne de, yolda kalmışa da, bununla beraber saçıp savurma
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Akrabaya hakkını ver; yoksula, yolda kalmış olana da; bununla beraber saçıp savurma!
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber malını saçıp savurma.
23 - Gültekin Onan: Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.
24 - Harun Yıldırım: Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.
25 - Hasan Basri Çantay: Hısıma, yoksula, yolda kalmışa hak (lar) ını ver. (Malını) israf ile saçıb savurma.
26 - Hayrat Neşriyat: Akrabâya, yoksula ve yolda kalmışa da hakkını ver; fakat isrâf ederek saçıp savurma!
27 - İbni Kesir: Yakınlara hakkını ver. Miskine, yolcuya da. Ama saçıp savurma.
28 - İlyas Yorulmaz: Yakın akrabalara haklarını, miskinlere (çalışamayacak duruma gelmişlere) ve yolda kalmışlara ihtiyaçlarını ver. Ama (ölçülü ol) saçıp savurma.
29 - Kadri Çelik: Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver ve de israf ederek saçıp savurma.
30 - Muhammed Esed: Ve (ey insanoğlu,) yakın(ların)a hak(lar)ını ver; düşküne de, yolda kalmışa da; ama sakın (elindekini) anlamsız, amaçsız bir biçimde saçıp savurma.
31 - Mustafa İslamoğlu: (Ey insan!) Yakınlık sahiplerine hakkını ver; düşküne ve yolda kalmışa da... Fakat sakın ola ki (elinde avucunda olanı) amaçsız bir biçimde saçıp savurma!
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve karabet sahibine hakkını ver, düşküne de, parasız kalmış yolcuya da (ver). Ve saçıp savurma.
33 - Ömer Öngüt: Akrabaya, yoksula, yolda kalana hakkını ver. Malını israf ile saçıp savurma.
34 - Şaban Piriş: (26-27) Akrabaya, düşküne ve yolda kalmışa hakkını ver. Fakat, saçıp savurma! Çünkü saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.
35 - Sadık Türkmen: Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Ama gereksiz yere saçıpsavurma!
36 - Seyyid Kutub: Akrabalarına, yoksula ve yarı yolda kalan yolcuya hakkını ver. Fakat savurganca davranma.
37 - Suat Yıldırım: (26-27) Yakınlarına, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver, sakın saçıp savurma! Çünkü savurganlar şeytanların kardeşleri olmuşlardır. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.
38 - Süleyman Ateş: Akrabâya, yoksula ve yolcuya hakkını ver, fakat saçıp savurma.
39 - Tefhim-ul Kuran: Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.
40 - Ümit Şimşek: Akrabaya, yoksullara, yolculara hakkını ver; israfla saçıp savurma.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Akrabaya hakkını ver. Çaresize, yolda kalana da. Fakat saçıp savurma.

 

quran-menu
İSRÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala