İSRÂ-87 için 41 adet meâl bulundu. Ali Bulaç (17/İSRÂ-87: (Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden başka (sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.) / Ali Fikri Yavuz (17/İSRÂ-87: Fakat Kur’ân’ı kalbinde ezberlemen, ancak Rabbinin bir ihsanıdır. Gerçekten O’nun, senin üzerindeki ihsânı çok büyüktür.)
İSRÂ-87 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
İSRÂ-87 için 41 adet meâl bulundu. Ali Bulaç (17/İSRÂ-87: (Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden başka (sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.) / Ali Fikri Yavuz (17/İSRÂ-87: Fakat Kur’ân’ı kalbinde ezberlemen, ancak Rabbinin bir ihsanıdır. Gerçekten O’nun, senin üzerindeki ihsânı çok büyüktür.)
إِلاَّ رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّ فَضْلَهُ كَانَ عَلَيْكَ كَبِيرًا ﴿٨٧﴾
İllâ rahmeten min rabbike, inne fadlehu kâne aleyke kebîrâ(kebîren).
| 1. | illâ | : ancak, sadece |
| 2. | rahmeten | : bir rahmet |
| 3. | min rabbi-ke | : senin Rabbinden |
| 4. | inne | : muhakkak ki |
| 5. | fadle-hu | : onun fazlı |
| 6. | kâne | : oldu |
| 7. | aleyke | : senin üzerinde |
| 8. | kebîren | : büyük |
1 - İmam İskender Ali Mihr: (Bu) sadece Rabbinden bir rahmettir. Muhakkak ki O’nun (Rabbinin), senin üzerindeki fazlı büyüktür.
2 - Diyanet İşleri: Ancak Rabbin’den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O’nun sana olan lütfu büyüktür.
3 - Abdul Metin Saruhan: Ancak Rab’binin rahmeti (sayesinde Kur’an baki kalmıştır) Çünkü onun sana lütufkarlığı çok büyüktür.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ancak Rabbinin rahmeti onu korumuştur; gerçekten de onun lütfü, ihsânı pek büyüktür sana.
5 - Abdullah Parlıyan: Böyle birşey olmuyorsa bil ki, bu yalnızca Rabbinden bir rahmet nedeniyledir. Gerçekten de, O'nun sana olan iyilik ve ikramı pek büyüktür.
6 - Adem Uğur: Ancak Rabbinin rahmeti (sayesinde Kur'an bâki kalmıştır). Çünkü O'nun sana lütufkârlığı çok büyüktür.
7 - Ahmed Hulusi: Rabbinden olan bir Rahmet dışında! Muhakkak ki O'nun senin üzerine olan lütfu çok büyüktür!
8 - Ahmet Tekin: Ancak Rabbinin rahmeti sayesinde Kur’ân bâki kalmıştır. Onun sana olan lütufkârlığı çok büyüktür.
9 - Ahmet Varol: Ancak (onu bırakması) Rabbinin bir rahmetidir. Şüphesiz O'nun senin üzerindeki lütfu büyüktür.
10 - Ali Bulaç: (Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden başka (sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.
11 - Ali Fikri Yavuz: Fakat Kur’ân’ı kalbinde ezberlemen, ancak Rabbinin bir ihsanıdır. Gerçekten O’nun, senin üzerindeki ihsânı çok büyüktür.
12 - Ali Ünal: Ama Rabbin sana karşı çok merhametlidir; doğrusu O’nun senin üzerindeki lütf u nimeti pek büyüktür.
13 - Bayraktar Bayraklı: Ancak Rabbinin rahmeti sayesinde vahiy kesilmedi. Çünkü O'nun sana büyük lütfu vardır.
14 - Bekir Sadak: Bunu yapmayisi ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. unku O'nun sana olan nimeti buyuktur.
15 - Celal Yıldırım: Ancak Rabbinden bir rahmet (onu gidermiştir. Şüphesiz ki O'nun sana iyilik ve ikramı pek büyüktür.
16 - Cemal Külünkoğlu: Ancak Rabbinden bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O'nun sana olan lütfu ve ihsanı büyüktür.
17 - Diyanet İşleri (eski): Bunu yapmayışı ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O'nun sana olan nimeti büyüktür.
18 - Diyanet Vakfi: Ancak Rabbinin rahmeti (sayesinde Kur'an bâki kalmıştır). Çünkü O'nun sana lütufkârlığı çok büyüktür.
19 - Edip Yüksel: Ancak Rabbinin rahmeti var... O'nun sana olan nimeti büyüktür.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ancak rabbından bir rahmet başka, hakıkat senin üzerinde onun fazlı pek büyük bulunuyor
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (vahyettiklerini ortadan kaldırma işini) yapmadık. Gerçekten O'nun sana olan lütfü çok büyüktür.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Fakat Rabbinden bir rahmet olarak (biz bunu yapmadık). Gerçekten O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
23 - Gültekin Onan: (Vahyi sende bırakan) rabbin rahmetinden başka(sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.
24 - Harun Yıldırım: Ancak Rabbinin rahmeti (sayesinde Kur'an bâki kalmıştır). Çünkü O'nun sana lütufkârlığı çok büyüktür.
25 - Hasan Basri Çantay: Ancak Rabbinden olan bir rahmetdir (ki onu ibkaa etmişdir). Hakıykat, Onun, senin üzerindeki fazl (-u keremi) büyükdür.
26 - Hayrat Neşriyat: Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (Kur’ân’ı ortadan kaldırmadık); gerçekten O’nun, senin üzerindeki ihsânı (çok) büyüktür.
27 - İbni Kesir: Ancak Rabbından bir rahmet iledir. Muhakkak ki O'nun sana olan lutfu, pek büyüktür.
28 - İlyas Yorulmaz: Sana vahyettiğimiz Rabbinden bir rahmettir. Onun senin üzerindeki lütfu şüphesiz ki büyüktür.
29 - Kadri Çelik: (Vahyin bekası) Ancak Rabbinden bir rahmet iledir. Şüphesiz O'nun lütfü senin üzerinde çok büyüktür.
30 - Muhammed Esed: (Böyle bir şey olmuyorsa bu) yalnızca Rabbinden bir rahmet nedeniyledir: gerçekten de O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür!
31 - Mustafa İslamoğlu: Neyse ki Rabbinin rahmeti sayesinde (bundan uzaksın). Unutma ki O'nun senin üzerindeki lutfu her daim büyük olmuştur.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ancak Rabbinden bir rahmettir ki, (O vahyetiğini gidermiyor) şüphe yok ki, O'nun inâyeti senin üzerinde pek büyüktür.
33 - Ömer Öngüt: Ancak Rabbinden bir rahmet olarak (bâki kalmıştır). Çünkü O'nun senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.
34 - Şaban Piriş: Ancak, Rabbinden bir rahmettir. Onun üzerindeki ikramı çok büyüktür.
35 - Sadık Türkmen: Ancak, rabbinden bir rahmet olarak (vahiy sana bırakıldı). Şüphesiz sana, O’nun lütfu çok büyüktür.
36 - Seyyid Kutub: Bunun böyle olmayışı, Rabbinin sana yönelik rahmetidir. Onun sana yönelik lütfu büyüktür.
37 - Suat Yıldırım: Ama böyle yapmayıp Kur’ân âyetlerini muhafaza etmesi, sırf Rabbinin ihsanının sonucudur. Gerçekten O’nun sana olan lütfu pek büyüktür.
38 - Süleyman Ateş: Ancak Rabbin sana acıyarak âyetlerini geri almamaktadır. Çünkü O'nun sana olan lutfu cidden büyüktür.
39 - Tefhim-ul Kuran: (Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden başka(sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.
40 - Ümit Şimşek: Sana vahyettiklerimiz ancak Rabbinden bir rahmet ile korunur. Gerçekten de senin üzerinde Onun pek büyük lütfu vardır.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Ancak, Rabbinden bir rahmet müstesna. Kuşkusuz, O'nun sana lütfu pek büyüktür.
İSRÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111