İSRÂ-81 için 41 adet meâl bulundu. Diyanet İşleri (17/İSRÂ-81: De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.”) / Abdulbaki Gölpınarlı (17/İSRÂ-81: Ve de ki: Gerçek geldi, bâtıl yok olup gitti, şüphe yok ki bâtıl, zâten yok olur gider.)
17/İSRÂ-81
وَقُلْ جَاء الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ إِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا ﴿٨١﴾
Ve kul câel hakku ve zehekal bâtıl(bâtılu), innel bâtıle kâne zehûkâ(zehûkan).
| 1. | ve kul | : ve de, söyle |
| 2. | câe | : geldi |
| 3. | el hakku | : hak |
| 4. | ve zeheka | : ve yok oldu, zail oldu, ortadan kalktı |
| 5. | el bâtılu | : bâtıl, boş olan, yanlış olan |
| 6. | inne | : muhakkak ki |
| 7. | el bâtıle | : bâtıl |
| 8. | kâne | : oldu, ...'dır |
| 9. | zehûkan | : yok olucu, yok olmaya mahkûm olan |
1 - İmam İskender Ali Mihr: De ki: “Hak geldi, bâtıl zail oldu (yok oldu). Muhakkak ki bâtıl yok olacaktır (yok olmaya mahkûmdur).”
2 - Diyanet İşleri: De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Yine de ki; Hak geldi, batıl yıkılıp gitti. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve de ki: Gerçek geldi, bâtıl yok olup gitti, şüphe yok ki bâtıl, zâten yok olur gider.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve yine de ki: “Değişmeyen gerçek geldi, sahte ve tutarsız olan amaçsız ve anlamsız olan herşey de yıkılıp gitti. Zaten sahte ve tutarsız olan, er geç yıkılıp gitmek zorundadır.”
6 - Adem Uğur: Yine de ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zaten bâtıl yıkılmaya mahkumdur.
7 - Ahmed Hulusi: De ki: "Hak geldi, bâtıl yok oldu gitti! (Hakikat bildirildi, asılsız boş görüşler geçerliliğini yitirdi) Muhakkak ki bâtıl yok olmak zorundadır. "
8 - Ahmet Tekin: 'Toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmek için İslâm, hak kitap Kur’ân geldi, batıl yıkılıp gitti. Batıl yıkılmaya mahkûmdur.' diye ilan et.
9 - Ahmet Varol: De ki: 'Hak geldi batıl yok oldu. Şüphesiz batıl yok olucudur.'
10 - Ali Bulaç: De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur."
11 - Ali Fikri Yavuz: De ki: “- Hak geldi ve bâtıl yok oldu gitti. Gerçekten bâtıl daima yokluğa mahkûm bulunmaktadır.”
12 - Ali Ünal: Şunu da ilan et: “Hak geldi ve bâtıl yok olup gitti; zaten bâtıl, bizzat mahiyeti gereği yok olup gitmeye mahkûmdur.”
13 - Bayraktar Bayraklı: De ki: “Hak geldi, bâtıl gitti; zaten bâtıl yok olup gitmeye mahkûmdur.”[294]
14 - Bekir Sadak: De ki: «Hak geldi, batil ortadan kalkmaya mahkumdur.
15 - Celal Yıldırım: De ki: Hakk geldi, bâtıl yok oldu ; çünkü gerçekten bâtıl yok olmaya mahkûmdur.
16 - Cemal Külünkoğlu: Ve yine de ki: “Değişmeyen gerçek (hak) geldi, sahte ve tutarsız olan (batıl) yıkılıp gitti. Zaten sahte ve tutarsız olan er geç yıkılıp gitmek zorundadır!”
17 - Diyanet İşleri (eski): De ki: 'Hak geldi, batıl ortadan kalkmaya mahkumdur.'
18 - Diyanet Vakfi: Yine de ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zaten bâtıl yıkılmaya mahkumdur.
19 - Edip Yüksel: Ve şunu bildir ki: 'Gerçek gelmiş, yanlış ise ortadan kalkmıştır. Zaten yanlış, yok olmağa mahkumdur.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ve de ki: hak geldi bâtıl zevale erdi hakıkaten bâtıl pek zavallıdır
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Ve de ki: «Hak geldi, batıl yok oldu; gerçekten batıl pek zavallıdır!»
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): (Ey Muhammed!) De ki: «Hak geldi, batıl yok oldu. Elbette batıl yok olmaya mahkumdur.»
23 - Gültekin Onan: De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur."
24 - Harun Yıldırım: Yine de ki: Hak geldi; bâtıl yıkılıp gitti. Zaten bâtıl yıkılmaya mahkumdur.
25 - Hasan Basri Çantay: De ki: «Hak geldi, baatıl zeval buldu. Şübhesiz ki baatıl dâim zeval bulucudur».
26 - Hayrat Neşriyat: Yine de ki: 'Hak geldi, bâtıl zâil oldu! Şübhesiz ki bâtıl, yok olmaya mahkûmdur.'
27 - İbni Kesir: De ki: Hak geldi, batıl yıkıldı. Muhakkak batıl zaten yıkılacaktı.
28 - İlyas Yorulmaz: Ve yine deki “Hak geldi, batıl yok oldu. Zaten batıl (hak geldikten sonra) yok olup gitmeye mahkûmdur. ”
29 - Kadri Çelik: De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu; hiç şüphesiz batıl yok olucudur.”
30 - Muhammed Esed: Ve yine de ki: "Değişmeyen gerçek geldi, sahte ve tutarsız olan yıkılıp gitti; zaten sahte ve tutarsız olan er geç yıkılıp gitmek zorundadır!"
31 - Mustafa İslamoğlu: Yine de ki: "Hak geldi, batıl ise yıkılıp gitti; çünkü her batıl zaten yıkılıp gitmeye mahkumdur!"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve de ki: «Hak geldi ve bâtıl müzmahil oldu. Şüphe yok ki, bâtıl muzmahil olmuştur.»
33 - Ömer Öngüt: De ki: “Hak geldi, bâtıl zâil oldu. Çünkü bâtıl yok olmaya mahkûmdur. ”
34 - Şaban Piriş: Deki, “Hak geldi, batıl yıkıldı. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur.”
35 - Sadık Türkmen: De ki: “Gerçek/hak geldi, batıl/yalan olan yok olup gitti. Şüphesiz, yalan/batıl olan yok olup gitmeye mahkûmdur.”
36 - Seyyid Kutub: De ki; «Hak geldi, batıl yokoldu. Zaten batıl yokolmaya mahkumdur.»
37 - Suat Yıldırım: De ki: "Hak geldi, batıl yıkılıp gitti. Çünkü batıl, yok olmaya mahkûmdur."
38 - Süleyman Ateş: De ki: "Hak geldi, bâtıl gitti; zaten bâtıl yok olmağa mahkûmdur."
39 - Tefhim-ul Kuran: De ki: «Hak geldi, batıl yok oldu; hiç şüphesiz batıl yok olucudur.»
40 - Ümit Şimşek: Yine de ki: Hak geldi, bâtıl yok oldu. Şüphesiz ki bâtıl yok olmaya mahkûmdur.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Ve de ki: "Hak geldi bâtıl yıkılıp gitti. Bâtıl, yok olmaya zaten mahkûmdu."
İSRÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111