İSRÂ-90 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (17/İSRÂ-90: (Sapık kâfirler) dediler ki: Mümkün değil sana inanmayız, tâ ki bize yerden kaynak (su) çıkarasın.) / Diyanet İşleri (eski) (17/İSRÂ-90: Şöyle söylediler: 'Bize, yerden kaynaklar fışkırtmadıkça sana inanmayacağız',)
İSRÂ-90 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
İSRÂ-90 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (17/İSRÂ-90: (Sapık kâfirler) dediler ki: Mümkün değil sana inanmayız, tâ ki bize yerden kaynak (su) çıkarasın.) / Diyanet İşleri (eski) (17/İSRÂ-90: Şöyle söylediler: 'Bize, yerden kaynaklar fışkırtmadıkça sana inanmayacağız',)
وَقَالُواْ لَن نُّؤْمِنَ لَكَ حَتَّى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الأَرْضِ يَنبُوعًا ﴿٩٠﴾
Ve kâlû len nu’mine leke hattâ tefcure lenâ minel ardı yenbûâ(yenbûan).
| 1. | ve kâlû | : ve dediler |
| 2. | len nu'mine | : biz asla inanmayız |
| 3. | leke | : sana |
| 4. | hattâ | : oluncaya kadar, olmadıkça |
| 5. | tefcure | : fışkırtırsın (yerden çıkarırsın) |
| 6. | lenâ | : bizim için, bize |
| 7. | min el ardı | : yerden, yeryüzünden, arzdan |
| 8. | yenbûan | : pınar, menba, su kaynağı |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve dediler ki: “Sen, bize yerden bir memba (pınar) çıkarmadıkça (fışkırtmadıkça) sana asla inanmayız.”
2 - Diyanet İşleri: (90-93) Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Onlar, Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Dediler ki: Bize yeryüzünden bir kaynak çıkarıp akıtmadıkça inanmayız sana.
5 - Abdullah Parlıyan: Nitekim “Ey Muhammed! Bize yerden pınarlar çıkarmadıkça sana inanmayacağız” diyorlar.
6 - Adem Uğur: Onlar: "Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız."
7 - Ahmed Hulusi: Dediler ki: "Bizim için arzdan bir pınar fışkırtmadıkça sana asla iman etmeyeceğiz. "
8 - Ahmet Tekin: Onlar:
'Sen bizim için, yerden bir kaynak, bir pınar büngüldetmedikçe asla biz sana güvenmeyeceğiz, inanmayacağız' dediler.
9 - Ahmet Varol: Dediler ki: 'Yerden bir kaynak fışkırtmadığın sürece sana inanmayacağız.
10 - Ali Bulaç: Dediler ki: "Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız."
11 - Ali Fikri Yavuz: (Kur’an’ın belâgat ve azameti karşısında âciz kalan müşrikler şöyle) dediler: “- Biz, sana, asla inanmayız; tâ ki bizim için şu yerden (Mekke’den) bir pınar akıtırsın.
12 - Ali Ünal: Kalkmış, “Biz” diyorlar, “sana asla inanmayız, ta ki şu (kupkuru, çorak) yerden bize bir kaynak fışkırtmadıkça;
13 - Bayraktar Bayraklı: Onlar, “Sen” dediler, “Bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”
14 - Bekir Sadak: soyle soylediler: «Bize, yerden kaynaklar fiskirtmadikca sana inanmayacagiz",
15 - Celal Yıldırım: (Sapık kâfirler) dediler ki: Mümkün değil sana inanmayız, tâ ki bize yerden kaynak (su) çıkarasın.
16 - Cemal Külünkoğlu: Dediler ki: “Sen, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.”
17 - Diyanet İşleri (eski): Şöyle söylediler: 'Bize, yerden kaynaklar fışkırtmadıkça sana inanmayacağız',
18 - Diyanet Vakfi: Onlar: «Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.»
19 - Edip Yüksel: Dediler ki: 'Yerden bize bir kaynak fışkırtmadıkça sana inanmayız.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ve biz dediler: sana ıhtimali yok inanmayız, tâ ki bizim için şu yerden bir menba' akıtasın
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Ve dediler: Biz sana asla inanmayız, ta ki bizim için şu yerden bir pınar akıtasın,
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Kâfirler şöyle dediler: «Sen, bizim için yerden suyu kesilmeyen bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.»
23 - Gültekin Onan: Dediler ki: "Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça (tefcürelena) sana kesinlikle / asla inanmayız."
24 - Harun Yıldırım: Onlar: "Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız."
25 - Hasan Basri Çantay: «Biz, dediler, sana kat'iyyen inanmayız. Tâki bizim için şu yerden bir pınar akıtasın».
26 - Hayrat Neşriyat: Ve dediler ki: 'Bize yerden bir pınar fışkırtmadıkça sana aslâ îmân etmeyiz!'
27 - İbni Kesir: Dediler ki: Sen, bize yerden bir kaynak fışkırtıncaya kadar sana asla inanmayacağız.
28 - İlyas Yorulmaz: İnkar edenler “Sen yerden bizim için pınarlar fışkırtmadıkça, sana asla inanmayacağız. ”
29 - Kadri Çelik: Dediler ki: “Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız.”
30 - Muhammed Esed: Nitekim, "Ey Muhammed, bize yerden gözeler fışkırtmadıkça sana inanmayacağız" diyorlar,
31 - Mustafa İslamoğlu: Nitekim demişlerdi ki: "(Ey Muhammed!) Bize yerden kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve dediler ki: «Biz sana imân etmeyiz. Bize yerden suyu çok bir çeşme akıtıncaya kadar.»
33 - Ömer Öngüt: Dediler ki: “Sen bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana aslâ inanmayız. ”
34 - Şaban Piriş: -Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız, demişlerdi.
35 - Sadık Türkmen: Dediler ki: “Sana asla inanmayacağız yerden bize bir göze fışkırtmadıkça!..
36 - Seyyid Kutub: Bunlar dediler ki; «Bize yer altından pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız.
37 - Suat Yıldırım: Ve "Biz" dediler; "Sana asla inanmayacağız. Ta ki yerden bir pınar akıtasın.
38 - Süleyman Ateş: Dediler ki: "Yerden bize bir göze fışkırtmadıkça sana inanmayız!"
39 - Tefhim-ul Kuran: Dediler ki: «Bize yerden pınarlar fışkırtmadıkça sana kesinlikle inanmayız,»
40 - Ümit Şimşek: Dediler ki: 'Bize yerden bir pınar akıtmadıkça sana inanacak değiliz.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Dediler ki: "Bizim için yerden bir pınar fışkırtmadığın sürece sana asla inanmayacağız!"
İSRÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111