NİSÂ-67 için 41 adet meâl bulundu. Süleyman Ateş (4/NİSÂ-67: O zaman kendilerine katımızdan büyük mükâfât verirdik.) / Tefhim-ul Kuran (4/NİSÂ-67: Biz de onlara, o zaman yanımızdan büyük bir ecir verirdik.)
4/NİSÂ-67
وَإِذاً لَّآتَيْنَاهُم مِّن لَّدُنَّا أَجْراً عَظِيمًا ﴿٦٧﴾
Ve izen le âteynâhum min ledunnâ ecran azîmâ(azîmen).
| 1. | ve izen | : ve o zaman, ...olunca, ...olsaydı |
| 2. | le âteynâ-hum | : elbette, mutlaka onlara verdik |
| 3. | min ledun-nâ | : katımızdan |
| 4. | ecran | : ecir, karşılık, mükâfat |
| 5. | azîmen | : azim, büyük |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve o zaman Biz onlara, mutlaka katımızdan “büyük ecir” verirdik.
2 - Diyanet İşleri: O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.
3 - Abdul Metin Saruhan: O zaman elbette kendilerine nezdimizden büyük mükafat verirdik.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Biz de o vakit, onları, katımızdan büyük bir mükâfatla mükâfatlandırırdık.
5 - Abdullah Parlıyan: Bu durumda biz onlara rahmetimizden büyük bir mükafat verirdik.
6 - Adem Uğur: O zaman elbette kendilerine nezdimizden büyük mükâfat verirdik.
7 - Ahmed Hulusi: O takdirde onlara elbette ki ledünnümüzden çok büyük mükâfat verirdik.
8 - Ahmet Tekin: O zaman, nezdimizden onlara büyük mükâfat verirdik.
9 - Ahmet Varol: O durumda onlara katımızdan büyük bir ecir verirdik.
10 - Ali Bulaç: Biz de onlara, o zaman yanımızdan büyük bir ecir verirdik.
11 - Ali Fikri Yavuz: Elbette o zaman, kendilerine, tarafımızdan büyük bir mükâfat verirdik.
12 - Ali Ünal: O zaman hiç kuşkusuz kendilerine katımızdan pek büyük bir mükâfat da verirdik.
13 - Bayraktar Bayraklı: Bu durumda biz onlara rahmetimizden büyük bir ödül verirdik.
14 - Bekir Sadak: (67-68) O zaman onlara kendi katimizdan buyuk bir ecir verir ve onlari dogru yola eristirirdik.
15 - Celal Yıldırım: (67-68) Ve o zaman biz de kendi katımızdan onlara büyük bir mükâfat verir ve kendilerini elbette doğru bir yola eriştirirdik.
16 - Cemal Külünkoğlu: O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.
17 - Diyanet İşleri (eski): (67-68) O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verir ve onları doğru yola eriştirirdik.
18 - Diyanet Vakfi: O zaman elbette kendilerine nezdimizden büyük mükâfat verirdik.
19 - Edip Yüksel: Kendilerine katımızdan büyük bir ödül verirdik.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Elbette o zaman kendilerine ledünnümüzden pek büyük bir ecir de verirdik
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Elbette o zaman kendilerine tarafımızdan pek büyük bir mükafat da verirdik.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Ve o zaman elbette kendilerine katımızdan büyük mükafat verirdik.
23 - Gültekin Onan: Biz de onlara, o zaman yanımızdan büyük bir ecir verirdik.
24 - Harun Yıldırım: O zaman andolsun ki kendilerine tarafımızdan çok büyük bir mükafat verirdik.
25 - Hasan Basri Çantay: Ve o zaman biz de onlara tarafımızdan pek büyük bir mükâfat verirdik.
26 - Hayrat Neşriyat: O zaman elbette onlara, tarafımızdan (pek) büyük bir mükâfât da verirdik.
27 - İbni Kesir: O takdirde onlara katımızdan büyük bir mükafat verirdik.
28 - İlyas Yorulmaz: O zaman bizde katımızdan onlara daha büyük mükafatlar verirdik.
29 - Kadri Çelik: O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verirdik.
30 - Muhammed Esed: bu durumda biz onlara rahmetimizden büyük bir mükafat verirdik
31 - Mustafa İslamoğlu: O zaman Biz de onlara, katımızdan muhteşem bir ödül verirdik.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve o zaman elbette onlara tarafımızdan pek büyük bir mükâfaat da verirdik.
33 - Ömer Öngüt: O zaman elbette onlara tarafımızdan büyük bir mükâfat verirdik.
34 - Şaban Piriş: Biz de o zaman yanımızdan büyük bir mükafat verirdik.
35 - Sadık Türkmen: O zaman kendilerine, elbette katımızdan büyük bir ödül verirdik.
36 - Seyyid Kutub: O zaman onlara tarafımızdan büyük bir mükäfat verirdik.
37 - Suat Yıldırım: Ve o takdirde biz de onlara tarafımızdan pek büyük mükâfat verirdik.
38 - Süleyman Ateş: O zaman kendilerine katımızdan büyük mükâfât verirdik.
39 - Tefhim-ul Kuran: Biz de onlara, o zaman yanımızdan büyük bir ecir verirdik.
40 - Ümit Şimşek: o zaman biz onlara katımızdan pek büyük bir ödül verirdik.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: O takdirde kendilerine katımızdan büyük bir ödül elbette verirdik.
NİSÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135 ,
136 ,
137 ,
138 ,
139 ,
140 ,
141 ,
142 ,
143 ,
144 ,
145 ,
146 ,
147 ,
148 ,
149 ,
150 ,
151 ,
152 ,
153 ,
154 ,
155 ,
156 ,
157 ,
158 ,
159 ,
160 ,
161 ,
162 ,
163 ,
164 ,
165 ,
166 ,
167 ,
168 ,
169 ,
170 ,
171 ,
172 ,
173 ,
174 ,
175 ,
176