BAKARA-162 için 41 adet meâl bulundu. Abdulbaki Gölpınarlı (2/BAKARA-162: Ebedî olarak lânette kalırlar. Ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakılır.) / Adem Uğur (2/BAKARA-162: Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır.)
BAKARA-162 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
BAKARA-162 için 41 adet meâl bulundu. Abdulbaki Gölpınarlı (2/BAKARA-162: Ebedî olarak lânette kalırlar. Ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakılır.) / Adem Uğur (2/BAKARA-162: Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır.)
خَالِدِينَ فِيهَا لاَ يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلاَ هُمْ يُنظَرُونَ ﴿١٦٢﴾
Hâlidîne fîhâ, lâ yuhaffefu anhumul azâbu ve lâ hum yunzarûn(yunzarûne).
| 1. | hâlidîne | : ebedî kalacak olanlar |
| 2. | fî-hâ | : orada, onun içinde |
| 3. | lâ yuhaffefu | : hafifletilmez |
| 4. | an-hum | : onlardan |
| 5. | el azâbu | : azap |
| 6. | ve | : ve |
| 7. | lâ hum yunzarûne | : onlara bakılmaz |
1 - İmam İskender Ali Mihr: (Onlar), onun (lânetin) içinde ebediyyen kalacak olanlardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz.
2 - Diyanet İşleri: Onlar ebedî olarak lânet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
3 - Abdul Metin Saruhan: Orada ebedi bir halde kalacaklardır. Onlardan azap hafifletilmez, ne de onların yüzlerine bakılır.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ebedî olarak lânette kalırlar. Ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakılır.
5 - Abdullah Parlıyan: Onlar ebediyen lanet içinde kalırlar. Onlardan azap da hafifletilmez, yüzlerine de bakılmaz.
6 - Adem Uğur: Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır.
7 - Ahmed Hulusi: O lânetlerin sonuçlarını sonsuza dek yaşarlar. Bunun azabı asla hafifletilmez ve onlara mühlet (yanlışı düzeltme süreci) de verilmez.
8 - Ahmet Tekin: Onlar ebediyyen lânet içinde kalırlar. Onların cezaları hafifletilmez. Özür dilemelerine, tevbe etmelerine fırsat verilmez, onlara merhamet nazarıyla bakılmaz, göz açtırılmaz.
9 - Ahmet Varol: Onlar (lanette) sürekli kalıcıdırlar. [32] Üzerlerinden azap hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz da.
10 - Ali Bulaç: Onda (lanette) süresiz kalacaklardır, onlardan azab hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
11 - Ali Fikri Yavuz: Onlar, o lânet ve ateş içinde devamlı olarak kalanlardır. Onlardan ne azâb hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.
12 - Ali Ünal: Orada (Cehennem’de) sonsuzca kalacaklardır onlar ve çektikleri azap asla hafifletilmeyeceği gibi, kendilerine göz açtırılmayacak, asla yüzlerine bakılmayacaktır.
13 - Bayraktar Bayraklı: (161-162) Küfredip de kâfir olarak ölenler var ya Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir. Çok uzun süreli olarak o laneti taşırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.
14 - Bekir Sadak: Lanette temellidirler, onlardan azab hafifletilmez ve onlarin azabi geciktirilmez.
15 - Celal Yıldırım: Lanette devamlı kalıcılardır ; azâb onlardan hafifletilmez ve (bir ân olsun) azâbdan geri bırakılıp bekletilmezler.
16 - Cemal Külünkoğlu: Onlar (lanetlenmiş olarak) orada ebediyen kalacaklar ve ne azapları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır.
17 - Diyanet İşleri (eski): Lanette temellidirler, onlardan azab hafifletilmez ve onların azabı geciktirilmez.
18 - Diyanet Vakfi: Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır.
19 - Edip Yüksel: O durumda sürekli kalırlar. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: ebediyen onun altında kalırlar, ne azabları hafifletilir ne de kendilerine göz açtırılır
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Onlar, sonsuza kadar o lanetin altında kalırlar, ne azapları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar. Ne azabları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.
23 - Gültekin Onan: O durumda/Onda süresiz kalacaklardır. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez/onlar gözetilmezler.
24 - Harun Yıldırım: Onun içinde sürekli kalıcıdırlar. Onlardan azap hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
25 - Hasan Basri Çantay: Onun (o lâ'netin, yahud cehennemin) içinde ebedî kalıcıdırlar onlar. Onlardan âzab da hafifletilmez. Kendilerinin yüzlerine de bakılmaz.
26 - Hayrat Neşriyat: Orada (Cehennemde) ebedî olarak kalıcıdırlar! Onlardan ne azab hafifletilir, ne de onlara (özür dilemeleri üzere) mühlet verilir!
27 - İbni Kesir: Onun içinde temelli kalacaklardır. Onlardan ne azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
28 - İlyas Yorulmaz: (Azapta) Devamlı kalıcıdırlar. Asla onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz da.
29 - Kadri Çelik: Onda temelli kalıcılardır, onlardan azap hafifletilmez ve (özür dilesinler diye) kendilerine mühlet de verilmez.
30 - Muhammed Esed: Onlar bu halde kalacaklar; (ve) ne azapları hafifletilecek, ne de soluk almalarına imkan verilecek.
31 - Mustafa İslamoğlu: Onlar o lanetin içinde kalıcıdırlar: Onların ne azabı hafifletilecek, ne de kendilerine göz açtırılacaktır.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Orada ebedî bir halde kalacaklardır. Onlardan azab hafifletilmez ve kendilerine asla nazar olunmaz.
33 - Ömer Öngüt: Onlar ebedi olarak o lânetin içinde kalacaklardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara mühlet de verilmez.
34 - Şaban Piriş: Onlar lanette temellidirler. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine bakılmaz.
35 - Sadık Türkmen: Orada ebedi kalacaklar; azapları hafifletilmeyecek ve onlara bakılmayacak da!
36 - Seyyid Kutub: Bunlar (sürekli lânetlenmiş olarak) orada ebediyen kalırlar. Ne azapları hafifletilir ve ne de kendilerine mühlet verilir.
37 - Suat Yıldırım: Onlar bu lânet içinde ebedî olarak kalırlar. Onların azapları hafifletilmeyeceği gibi, Kendilerine yeni bir mühlet de verilmez.
38 - Süleyman Ateş: Ebedi la'net içinde kalırlar. Ne kendilerinden azâb hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.
39 - Tefhim-ul Kuran: Onda (lanette) temelli kalıcıdırlar, onlardan azab hafifletilmez ve onlar gözetilmezler de.
40 - Ümit Şimşek: Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar; ne azapları hafifletilir, ne yüzlerine bakan olur.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Sürekli o lanetin içindedirler. Ne azapları hafifletilir ne de yüzlerine bakılır.
BAKARA Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135 ,
136 ,
137 ,
138 ,
139 ,
140 ,
141 ,
142 ,
143 ,
144 ,
145 ,
146 ,
147 ,
148 ,
149 ,
150 ,
151 ,
152 ,
153 ,
154 ,
155 ,
156 ,
157 ,
158 ,
159 ,
160 ,
161 ,
162 ,
163 ,
164 ,
165 ,
166 ,
167 ,
168 ,
169 ,
170 ,
171 ,
172 ,
173 ,
174 ,
175 ,
176 ,
177 ,
178 ,
179 ,
180 ,
181 ,
182 ,
183 ,
184 ,
185 ,
186 ,
187 ,
188 ,
189 ,
190 ,
191 ,
192 ,
193 ,
194 ,
195 ,
196 ,
197 ,
198 ,
199 ,
200 ,
201 ,
202 ,
203 ,
204 ,
205 ,
206 ,
207 ,
208 ,
209 ,
210 ,
211 ,
212 ,
213 ,
214 ,
215 ,
216 ,
217 ,
218 ,
219 ,
220 ,
221 ,
222 ,
223 ,
224 ,
225 ,
226 ,
227 ,
228 ,
229 ,
230 ,
231 ,
232 ,
233 ,
234 ,
235 ,
236 ,
237 ,
238 ,
239 ,
240 ,
241 ,
242 ,
243 ,
244 ,
245 ,
246 ,
247 ,
248 ,
249 ,
250 ,
251 ,
252 ,
253 ,
254 ,
255 ,
256 ,
257 ,
258 ,
259 ,
260 ,
261 ,
262 ,
263 ,
264 ,
265 ,
266 ,
267 ,
268 ,
269 ,
270 ,
271 ,
272 ,
273 ,
274 ,
275 ,
276 ,
277 ,
278 ,
279 ,
280 ,
281 ,
282 ,
283 ,
284 ,
285 ,
286