RÛM Suresi 18. ayet meali, RÛM-18. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla

RÛM Suresi 18. ayet meali, RÛM-18. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla

RÛM-18 için 41 adet meâl bulundu. Gültekin Onan (30/RÛM-18: Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.) / Hasan Basri Çantay (30/RÛM-18: Göklerde ve yerde hamd Onundur. Gündüzün nihâyetinde de, öğle vakfına vardığınız vakıtda da (Allâhı tenzîh ve tesbîh edin, namaz kılın). )
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
RÛM Suresi 18. ayet meali, RÛM-18. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
RÛM-18 için 41 adet meâl bulundu. Gültekin Onan (30/RÛM-18: Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.) / Hasan Basri Çantay (30/RÛM-18: Göklerde ve yerde hamd Onundur. Gündüzün nihâyetinde de, öğle vakfına vardığınız vakıtda da (Allâhı tenzîh ve tesbîh edin, namaz kılın). )
وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ ﴿١٨﴾

Ve lehul hamdu fîs semâvâti vel ardı ve aşiyyen ve hîne tuzhırûn(tuzhırûne).

1.ve lehu: ve ona aittir, ona mahsustur
2.el hamdu: hamd
3.: içinde, ...'de
4.es semâvâti: semalar, gökler
5.ve el ardı: ve arz, yer
6.ve aşiyyen: ve gündüzün sonu, ikindi vakti
7.ve hîne: ve o vakit, o zaman
8.tuzhırûne: öğle vaktine girdiniz


1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve göklerde ve yerde hamd, O’na mahsustur. İkindide ve öğle vaktinde (O’na hamdedin)!
2 - Diyanet İşleri: Göklerde ve yerde hamd O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah’ı tespih edin.
3 - Abdul Metin Saruhan: Ve hamd göklerde ve yerde O’na mahsustur. Gündüzün nihayetinde de, öğle vaktine vardığınızda da.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve onadır hamd göklerde ve yeryüzünde; ve tenzîh edin onu gündüzün sonlarında ve öğle vaktinde.
5 - Abdullah Parlıyan: Göklerde ve yerde her türlü eksiksiz övgünün, O'na mahsus olduğunu görerek, öğle ve akşam vaktine girerken de, O'nun şanını yüceltin.
6 - Adem Uğur: (17-18) Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.
7 - Ahmed Hulusi: Ki, semâlarda ve arzda Hamd O'na aittir. . . Güneşin tam tepede olduğu ya da kaybolmaya yüz tuttuğu süreçte!
8 - Ahmet Tekin: Gündüzün sonuna doğru, ikindi vaktinde, öğle vaktine eriştiğinizde, göklerde ve yerde yalnız ona hamdolsun.
9 - Ahmet Varol: Göklerde ve yerde hamd O'na aittir. Gündüzün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de (O'nu tesbih edin). [1]
10 - Ali Bulaç: Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.
11 - Ali Fikri Yavuz: Göklerde ve yerde hamd O’nundur. İkindi vaktinde de, öğleye girdiğiniz vakitte de (öğle ile ikindi namazını kılın ve Allah’ı tesbih edin).
12 - Ali Ünal: İkindi vaktinde ve öğleye girdiğinizde de ilan edin ki, göklerde ve yerde bütün hamd sadece O’na mahsustur.
13 - Bayraktar Bayraklı: (17-18) O halde, akşama ulaştığınızda, sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbîh ediniz/namaz kılınız! Göklerde ve yerde övgü O'na aittir.[420]
14 - Bekir Sadak: (17-18) Aksamlarken ve sabahlarken, ogle ve ikindi vaktinde Allah'i (ki goklerde ve yerde hamd O'na mahsustur) tesbih edin, namaz kilin.
15 - Celal Yıldırım: Hamd (her türlü güzel övgü) göklerde de, yerde de O'na mahsustur, (övülmeğe ancak O lâyıktır). İkindi vaktinde de, öğleye girerken de (O'nu tesbîh edin, namaz kılın).
16 - Cemal Külünkoğlu: Göklerde ve yerde her türlü övgü O'na mahsustur. İkindi vaktinde de, öğleye girdiğiniz vakitte de (öğle ile ikindi namazını kılın ve Allah'ı tesbih edin).
17 - Diyanet İşleri (eski): (17-18) Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı -ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur- tesbih edin, namaz kılın.
18 - Diyanet Vakfi: (17-18) Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.
19 - Edip Yüksel: Akşam ve öğle tatilinde göklerde ve yerde tüm övgüler O'nadır.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Hem hamd ona Göklerde ve Yerde ve ikindileyin ve o zaman ki öğle edersiniz
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Göklerde ve yerde, ikindileyin ve öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.
23 - Gültekin Onan: Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.
24 - Harun Yıldırım: Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.
25 - Hasan Basri Çantay: Göklerde ve yerde hamd Onundur. Gündüzün nihâyetinde de, öğle vakfına vardığınız vakıtda da (Allâhı tenzîh ve tesbîh edin, namaz kılın).
26 - Hayrat Neşriyat: Hâlbuki göklerde ve yerde hamd, O’na mahsustur. Akşama doğru ve öğlene girdiğiniz zaman da (Allah’ı tesbîh edin! İkindi ve öğle namazını kılın)!
27 - İbni Kesir: Ve hamd, O'nadır. Göklerde de, yerde de, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz vakitte de.
28 - İlyas Yorulmaz: Göklerde ve yerde, gece ve gündüzün orta vaktinde övülmeye layık olan yalnızca O dur.
29 - Kadri Çelik: Göklerde ve yerde; günün sonunda da öğleye girerken de bütün güzel övgüler O'na mahsustur.
30 - Muhammed Esed: Göklerde ve yerde her türlü övgünün O'na mahsus olduğunu (görerek) öğle vaktinde de sonrasında da (O'nu yüceltin).
31 - Mustafa İslamoğlu: Göklerde ve yerde her tür sena ve övgüye layık tek varlık O olduğuna göre, öğleyin ve akşama girerken de (O'nu anın).
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve hamd, göklerde ve yerde O'na mahsustur ve gündüzün nihâyetinde de ve öğle vaktine vardığınızda da.
33 - Ömer Öngüt: Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde de (Allah'ı tesbih edin).
34 - Şaban Piriş: Göklerde ve yerde hamd kendisine ait olanı, yatsılayın ve öğleyin de (tesbih ve hamd edin).
35 - Sadık Türkmen: Övgü o’na mahsustur, göklerde de yeryüzünde de; gündüzün sonunda [ikindi vaktinde], öğleye erdiğiniz zaman da!
36 - Seyyid Kutub: Göklerde ve yerde, günün sonunda, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'nundur.
37 - Suat Yıldırım: Göklerde ve yerde hamd, güzel övgü O’na mahsustur. İkindi vaktinde de, öğleye girerken de, O’nu takdis ve tenzih edin, namaz kılın!
38 - Süleyman Ateş: Göklerde ve yerde, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz zaman da hamd, O'na mahsustur.
39 - Tefhim-ul Kuran: Hamd O'nundur; göklerde de, yerde de, günün sonunda da ve öğleye erdiğiniz vakit de.
40 - Ümit Şimşek: Göklerde ve yerde hamd Ona aittir. Gündüzün sonuna doğru ve öğleye eriştiğiniz zaman da Onu tesbih edin.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Göklerde ve yerde hamt da O'na; gün sonunda da öğleye erdiğinizde de.

 

quran-menu
RÛM Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala