RÛM-26 için 41 adet meâl bulundu. Suat Yıldırım (30/RÛM-26: Göklerde ve yerde kim varsa O’nundur. Onların hepsi, isteyerek veya istemeyerek O’na itaat ederler.) / Süleyman Ateş (30/RÛM-26: Göklerde ve yerde bulunan kimseler hep O'nundur, hepsi O'na itâ'at etmektedirler.)
RÛM Suresi 26. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 30/RÛM-26
RÛM-26 için 41 adet meâl bulundu. Suat Yıldırım (30/RÛM-26: Göklerde ve yerde kim varsa O’nundur. Onların hepsi, isteyerek veya istemeyerek O’na itaat ederler.) / Süleyman Ateş (30/RÛM-26: Göklerde ve yerde bulunan kimseler hep O'nundur, hepsi O'na itâ'at etmektedirler.)
وَلَهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ كُلٌّ لَّهُ قَانِتُونَ ﴿٢٦﴾
Ve lehu men fîs semâvâti vel ard(ardı), kullun lehu kânitûn(kânitûne).
| 1. | ve lehu | : ve onun |
| 2. | men | : kimse, kim |
| 3. | fî | : içinde |
| 4. | es semâvâti | : semalar, gökler |
| 5. | ve el ardı | : ve arz, yer |
| 6. | kullun | : bütün, hepsi |
| 7. | lehu | : ona |
| 8. | kânitûne | : kanitin olanlar, saygı ile duranlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve göklerde ve yerde bulunan herkes, O’nundur. Hepsi O’na kanitindir.
2 - Diyanet İşleri: Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na âittir. Hepsi O’na boyun eğmektedirler.
3 - Abdul Metin Saruhan: Göklerde ve yerde olanlar hep O’nundur. Hepsi O’na boyun eğmiştir.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve onundur göklerde ve yeryüzünde ne varsa; hepsi de ona itâat eder.
5 - Abdullah Parlıyan: Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. Hepsi de ister istemez, O'nun buyruğuna boyun eğip, itaat etmektedir.
6 - Adem Uğur: Göklerde ve yerde olanlar hep O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.
7 - Ahmed Hulusi: Semâlarda (bilinçli) ve arzda (bedenli) kim varsa, O'nun içindir. . . Hepsi O'na itaat hâlindedir.
8 - Ahmet Tekin: Göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıkların tamamı, O’nun koyduğu düzenin içindedir. Hepsi O’na boyun eğip itaat ederler, saygıyla zikir halinde görevlerini yaparlar.
9 - Ahmet Varol: Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmişlerdir.
10 - Ali Bulaç: Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na 'gönülden boyun eğmiş' bulunuyorlar.
11 - Ali Fikri Yavuz: Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur; hepsi O’na boyun eğmektedirler.
12 - Ali Ünal: Göklerde ve yerde kim varsa O’nundur. Hepsi de, (tamamı tekvinî, pek çoğu da hem tekvinî hem teşriî açıdan olmak üzere isteyerek veya istemeyerek) O’na boyun eğmiş durumdadır.
13 - Bayraktar Bayraklı: Göklerde ve yerde olanlar hep O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.
14 - Bekir Sadak: Goklerde ve yerde olanlar O'nundur; hepsi O'na boyun egmistir.
15 - Celal Yıldırım: Göklerde ve yerde bulunan (her şey) O'na aittir. Hepsi de (ister istemez) O'nun buyruğuna boyun eğip itaat etmektedir.
16 - Cemal Külünkoğlu: Göklerde ve yerde olan her şey O'na aittir ve hepsi O'nun iradesine tabidir.
17 - Diyanet İşleri (eski): Göklerde ve yerde olanlar O'nundur; hepsi O'na boyun eğmiştir.
18 - Diyanet Vakfi: Göklerde ve yerde olanlar hep O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.
19 - Edip Yüksel: Göklerde ve yerde bulunan herkes O'na aittir; hepsi O'na boyun eğmektedir.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Hem Göklerde ve Yerde kim varsa onun, hepsi ona divan durmaktadır
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Onundur. Hepsi O'na divan durmaktadır.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O'nundur. Hepsi de O'na itaat etmektedirler.
23 - Gültekin Onan: Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na 'gönülden boyun eğmiş' bulunuyorlar.
24 - Harun Yıldırım: Göklerde ve yerde olanlar hep O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.
25 - Hasan Basri Çantay: Göklerde ve yerde kim varsa Onundur. Hepsi de Ona boyun eğicidirler.
26 - Hayrat Neşriyat: Çünki göklerde ve yerde kim varsa, O’nundur. Hepsi O’na itâatkârdırlar.
27 - İbni Kesir: Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur. Hepsi O'na boyun eğer.
28 - İlyas Yorulmaz: Göklerde ve yerde olan canlıların hepsi ona aittir. Hepsi O na gönülden boyun eğerler.
29 - Kadri Çelik: Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na gönülden boyun eğmiş bulunmaktadırlar.
30 - Muhammed Esed: Göklerde ve yerde olan her şey O'na aittir; hepsi O'nun iradesine tabidir.
31 - Mustafa İslamoğlu: Göklerde ve yerde bulunan her varlık O'na aittir; hepsi de O'na itirazsız boyun eğmişlerdir.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve O'nun içindir, göklerde ve yerde kim varsa, hepsi de O'na itaatkardırlar.
33 - Ömer Öngüt: Göklerde ve yerde olanlar hep O'nundur. Hepsi O'na boyun eğer.
34 - Şaban Piriş: Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. Hepsi O’na boyun eğmiştir.
35 - Sadık Türkmen: Göklerde ve yeryüzünde kim varsa, O’nundur. Hepsi O’na boyun eğerler.
36 - Seyyid Kutub: Göklerde ve yerde olanlar O'nundur, hepsi O'na boyun eğmiştir.
37 - Suat Yıldırım: Göklerde ve yerde kim varsa O’nundur. Onların hepsi, isteyerek veya istemeyerek O’na itaat ederler.
38 - Süleyman Ateş: Göklerde ve yerde bulunan kimseler hep O'nundur, hepsi O'na itâ'at etmektedirler.
39 - Tefhim-ul Kuran: Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na 'gönülden boyun eğmiş' bulunmaktadırlar.
40 - Ümit Şimşek: Göklerde ve yerde kim varsa Onundur. Hepsi de Ona boyun eğmiştir.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmektedir.
RÛM Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60