MULK-26 için 41 adet meâl bulundu. Suat Yıldırım (67/MULK-26: De ki: "Bunu yalnız Allah bilir. Ben ise sadece açık ve kesin bir tarzda uyarırım.") / Süleyman Ateş (67/MULK-26: De ki: (Ona âit) Bilgi, Allâh'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.")
MULK Suresi 26. ayet meali, MULK-26. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
MULK-26 için 41 adet meâl bulundu. Suat Yıldırım (67/MULK-26: De ki: "Bunu yalnız Allah bilir. Ben ise sadece açık ve kesin bir tarzda uyarırım.") / Süleyman Ateş (67/MULK-26: De ki: (Ona âit) Bilgi, Allâh'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.")
قُلْ إِنَّمَا الْعِلْمُ عِندَ اللَّهِ وَإِنَّمَا أَنَا نَذِيرٌ مُّبِينٌ ﴿٢٦﴾
Kul innemâl ilmu indallâhi ve innemâ ene nezîrun mubîn(mubînun).
| 1. | kul | : de ki, söyle |
| 2. | innemâ | : ancak, sadece |
| 3. | el ilmu | : ilim, bilgi |
| 4. | inde allâhi | : Allah'ın indinde, yanında |
| 5. | ve innemâ | : ve ancak, sadece |
| 6. | ene | : ben |
| 7. | nezîrun | : uyarıcı |
| 8. | mubînun | : apaçık, açıklayan, açıkça bildiren |
1 - İmam İskender Ali Mihr: De ki: “Bu ilim ancak Allah’ın indindedir. Ve ben sadece (Allah’ın azabını) açıkça bildiren bir nezirim (uyarıcıyım).”
2 - Diyanet İşleri: De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
3 - Abdul Metin Saruhan: De ki; O bilgi ancak Allah’a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: De ki: Bilgi, ancak Allah katındadır ve ben, ancak apaçık bir korkutucuyum.
5 - Abdullah Parlıyan: Onlara de ki ey peygamber! “Onun bilgisi yalnız Allah katındadır. Ben size sadece bir uyarıcıyım.”
6 - Adem Uğur: De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
7 - Ahmed Hulusi: De ki: "O'nun bilgisi Allâh indîndedir! Şüphesiz ki ben apaçık uyarıcıyım!"
8 - Ahmet Tekin: 'Bununla ilgili bilgi yalnız Allah katındadır. Ben sadece, sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcıyım.' de.
9 - Ahmet Varol: De ki: '(Onunla ilgili) bilgi ancak Allah katındadır. Ben yalnızca apaçık bir uyarıcıyım.'
10 - Ali Bulaç: De ki: "(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
11 - Ali Fikri Yavuz: (Onlara) de ki: “- O (azaba dair) ilim, ancak Allah katındadır. Ben, sadece açık anlatan (azabla korkutucu) bir peygamberim.”
12 - Ali Ünal: De ki: “İlmin tamamı ancak Allah katındadır; (sorduğunuz konuyla ilgili kesin bilgi de yine O’na aittir). Ben ancak, apaçık bir uyarıcıyım.”
13 - Bayraktar Bayraklı: De ki: “O bilgi yalnızca Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
14 - Bekir Sadak: De ki: «Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apacik bir uyariciyim.»
15 - Celal Yıldırım: De ki: Bunun bilgisi ancak Allah katındadır. Ben sadece açık bir uyarıcıyım.
16 - Cemal Külünkoğlu: De ki: “Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım!”
17 - Diyanet İşleri (eski): De ki: 'Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.'
18 - Diyanet Vakfi: De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
19 - Edip Yüksel: De ki, 'Bu bilgi ALLAH'ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: De ki, o ılim ancak Allahın ındindedir, ben sade açık anlatan bir nezîr (kocundurucu bir Peygamber)im.
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): De ki: «(Ona ait) o bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben, yalnızca açıkça anlatan bir uyarıcıyım (peygamberim).»
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): De ki: «(O'na ait) bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.»
23 - Gültekin Onan: De ki: "(Bununla ilgili) Bilgi ancak Tanrı'nın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
24 - Harun Yıldırım: De ki: “Bilgi ancak Allah’ın katındadır. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
25 - Hasan Basri Çantay: De ki: O (nun vaktına âid) bilgi ancak Allahın nezdindedir. Ben sâdece Allahın azabını apaçık haber veren (bir peygamber) im».
26 - Hayrat Neşriyat: De ki: 'O bilgi, yalnız Allah katındadır. Ben ise ancak (O’nun azâbını haber veren)apaçık bir korkutucuyum!'
27 - İbni Kesir: De ki: Bilgi; ancak Allah katındadır. Ve ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.
28 - İlyas Yorulmaz: Deki “O vaktin bilgisi Allah'ın yanındadır. Ben yalnızca sizin için açıkça bir uyarıcıyım. ”
29 - Kadri Çelik: De ki: “(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıp korkutucuyum.”
30 - Muhammed Esed: Onlara de ki (ey Peygamber): "Onun bilgisi yalnız Allah katındadır; ben ise sadece bir uyarıcıyım".
31 - Mustafa İslamoğlu: De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır! Ben ise, yalnızca onu olduğu gibi ileten bir uyarıcıyım."
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: De ki: «Şüphe yok, ona ait bilgi ancak Allah'ın indindedir ve ben muhakkak ki ancak açıkça bildiren bir korkutucu peygamberim.»
33 - Ömer Öngüt: Resulüm! De ki: "O bilgi ancak Allah katındadır. Ben ise apaçık bir uyarıcıyım. "
34 - Şaban Piriş: De ki: - Bunun bilgisi yalnız Allah’tadır. Ben sadece bir uyarıcıyım.
35 - Sadık Türkmen: De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben sadece, apaçık bir uyarıcıyım.”
36 - Seyyid Kutub: De ki: «O bilgi ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece açık sözlü bir uyarıcıyım.»
37 - Suat Yıldırım: De ki: "Bunu yalnız Allah bilir. Ben ise sadece açık ve kesin bir tarzda uyarırım."
38 - Süleyman Ateş: De ki: (Ona âit) Bilgi, Allâh'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
39 - Tefhim-ul Kuran: De ki: «(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık olan bir uyarıcı-korkutucuyum.»
40 - Ümit Şimşek: Sen de ki: Onun bilgisi Allah katındadır; ben ise apaçık bir uyarıcıyım.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: De ki: "Bilgi Allah'ın katındadır. Bana gelince, ben ancak açıkça uyaran biriyim."
MULK Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30