YÛNUS-43 için 41 adet meâl bulundu. Adem Uğur (10/YÛNUS-43: Onlardan sana bakan da vardır. Fakat -hele (gerçeği) göremiyorlarsa- körleri sen mi doğru yola ileteceksin?) / Ahmed Hulusi (10/YÛNUS-43: Onlardan sana bakanlar da vardır. . . Körlere doğru yolu gösterebilir misin, basîretten yoksunlarsa?)
YÛNUS-43, YÛNUS Suresi 43. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
YÛNUS-43 için 41 adet meâl bulundu. Adem Uğur (10/YÛNUS-43: Onlardan sana bakan da vardır. Fakat -hele (gerçeği) göremiyorlarsa- körleri sen mi doğru yola ileteceksin?) / Ahmed Hulusi (10/YÛNUS-43: Onlardan sana bakanlar da vardır. . . Körlere doğru yolu gösterebilir misin, basîretten yoksunlarsa?)
وَمِنهُم مَّن يَنظُرُ إِلَيْكَ أَفَأَنتَ تَهْدِي الْعُمْيَ وَلَوْ كَانُواْ لاَ يُبْصِرُونَ ﴿٤٣﴾
Ve minhum men yanzuru ileyke, e fe ente tehdil umye ve lev kânû lâ yubsırûn(yubsırûne).
| 1. | ve min-hum | : ve onlardan (var) |
| 2. | men yanzuru | : bakan kimseler |
| 3. | ileyke | : sana |
| 4. | e fe ente | : artık, sen mi |
| 5. | tehdi | : hidayete erdireceksin |
| 6. | el umye | : kör olan, âmâ |
| 7. | ve lev | : ve ise, eğer |
| 8. | kânû | : oldular |
| 9. | lâ yubsırûne | : görmüyorlar (basar hassaları çalışmıyor) |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve onlardan sana bakanlar var, fakat eğer onlar görmüyorlarsa (basar hassaları çalışmıyorsa) âmâları sen mi hidayete erdireceksin?
2 - Diyanet İşleri: İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat körlere, hele gerçeği görmüyorlarsa, sen mi doğru yolu göstereceksin?
3 - Abdul Metin Saruhan: Onlardan sana bakan da vardır. Fakat hele (gerçeği) görmek istemiyorlarsa körleri sen mi doğru yola getireceksin?
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Onlardan sana bakan da var, fakat sen, üstelik bir de kör olanlara doğru yolu gösterebilir misin hiç?
5 - Abdullah Parlıyan: Ve yine onların arasında, sana ve mucizelerine bakıyormuş gibi yapanlar var; ama eğer kör iseler göremiyorlarsa, sen körlere doğru yolu gösterebilir misin?
6 - Adem Uğur: Onlardan sana bakan da vardır. Fakat -hele (gerçeği) göremiyorlarsa- körleri sen mi doğru yola ileteceksin?
7 - Ahmed Hulusi: Onlardan sana bakanlar da vardır. . . Körlere doğru yolu gösterebilir misin, basîretten yoksunlarsa?
8 - Ahmet Tekin: İnanmayanlar arasında, senin peygamberlik alâmetlerini müşahede edip de seni tasdik etmeyenler de var. Sen, hakikati görmek istemeyerek kör kesilenlere, üstelik basîretleri de yoksa, hak yolu gösterebilir misin?
9 - Ahmet Varol: Onlardan sana bakanlar da var. Eğer görmüyorlarsa sen körleri doğru yola iletebilecek misin?
10 - Ali Bulaç: Ve sana bakacak olanlar vardır. Ama kör olanları -üstelik basiretleri de yoksa- sen mi doğru yola ulaştıracaksın?
11 - Ali Fikri Yavuz: İçlerinden sana bakanlar (Peygamberliğine delâlet eden mûcizeleri gördükleri halde iman etmiyenler) de var. Fakat anlayış gözleri de yokken körlere sen mi hidâyet edeceksin?
12 - Ali Ünal: İçlerinde sana bakanlar da var. Fakat üstelik bir de basiretleri kapalıysa, körleri sen mi doğru yola ileteceksin?
13 - Bayraktar Bayraklı: Onlardan sana bakanlar da vardır. Peki, körleri sen mi doğru yola ileteceksin? Hele gönül gözleriyle de görmüyorlarsa!
14 - Bekir Sadak: Aralarinda sana bakan vardir. Sen korleri, gormezlerken dogru yola iletebilir misin?
15 - Celal Yıldırım: İçlerinden bir kısmı da sana bakar; sen körlere —hele bir de göremiyorlarsa— yol gösterebilir misin ?
16 - Cemal Külünkoğlu: İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat (hakikati) görmek istemiyorlarsa, sen körlere doğru yolu gösterebilir misin?
17 - Diyanet İşleri (eski): Aralarında sana bakan vardır. Sen körleri, görmezlerken doğru yola iletebilir misin?
18 - Diyanet Vakfi: Onlardan sana bakan da vardır. Fakat -hele (gerçeği) göremiyorlarsa- körleri sen mi doğru yola ileteceksin?
19 - Edip Yüksel: Onlardan sana bakanlar da var; görüşü olmayan körleri sen mi doğruya ileteceksin?
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: İçlerinden sana bakanlar da var, fakat basıretleri de yokken körlere sen mi hidayet edeceksin?
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): İçlerinden sana bakanlar da var; ama basiretleri de yokken sen mi hidayet edeceksin?
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): İçlerinden sana bakanlar da var. Fakat sen, körlere, üstelik basiretleri de yoksa hidayet edip yol gösterebilecek misin?
23 - Gültekin Onan: Ve sana bakacak olanlar vardır. Ama kör olanları -üstelik basiretleri de yoksa- sen mi doğru yola ulaştıracaksın.
24 - Harun Yıldırım: Aralarından sana bakanlar da vardır. Ama kör olanları –üstelik basiretleri de yoksa sen mi doğru yola ulaştıracaksın?
25 - Hasan Basri Çantay: İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat körlere sen mi doğru yolu göstereceksin? Hele (kalb gözlerinden de) görmez olurlarsa!.
26 - Hayrat Neşriyat: Onlardan sana bakan(lar) da vardır. Fakat (görmek istemeyen) o körleri, üstelik(kalb gözleriyle de) görmüyorlarsa, sen mi hidâyete erdireceksin?
27 - İbni Kesir: İçlerinde sana bakanlar da vardır. Körlere sen mi yol göstereceksin? Üstelik hiç görmüyorlarsa.
28 - İlyas Yorulmaz: Onların içinden seni gözetleyip izleyenler var. Eğer onlar gerçekleri görmüyorlarsa, sen mi körleşmiş olanlara doğru yolu göstereceksin?
29 - Kadri Çelik: Aralarında sana bakan vardır. Sen körleri, üstelik de basiretleri yoksa hidayet edebilir misin?
30 - Muhammed Esed: Ve yine onların aralarında sana bakıyormuş gibi yapanlar var; ama, eğer göremiyorlarsa, sen hiç körlere doğru yolu gösterebilir misin?
31 - Mustafa İslamoğlu: Yine onlar arasında sana (sanki görürmüş gibi) bakanlar var; iyi de, eğer basiretleri bağlı ise sen (böylesi) körlerin görmesini sağlayabilir misin?
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve onlardan sana bakanlar da vardır. Ya sen körlere, göremez kimseler de olsalar doğru yolu gösterebilir misin?
33 - Ömer Öngüt: İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat körlere sen mi doğru yolu göstereceksin? Üstelik de hiç görmüyorlarsa!
34 - Şaban Piriş: -Onlardan sana bakanlar vardır. Basiretlerini kaybetmişlerse körlere sen mi yol göstereceksin?
35 - Sadık Türkmen: Içlerinden, sana bakan kimseler de vardır. Körleri (görüp düşünmeyenleri) doğru yola götürecek sen misin? Üstelik, basiretleriyle de görmüyorlarsa!
36 - Seyyid Kutub: Onların arasında sana bakanlar da vardır. Fakat görme yeteneğinden bütünü ile yoksun körleri, sen doğru yola iletebilir misin?
37 - Suat Yıldırım: Onların arasında sana bakanlar da var. Fakat gözleri görmeyenlere sen nasıl doğru yolu gösterebilirsin, hele basiretleri de yoksa!
38 - Süleyman Ateş: İçlerinden sana bakanlar da var. Fakat körleri sen mi yola götüreceksin? Hele sezgileriyle de görmüyorlarsa?
39 - Tefhim-ul Kuran: Ve onlardan sana bakacak olanlar vardır. Ama kör olanları -üstelik basiretleri de yoksa- sen mi doğru yola ulaştıracaksın?
40 - Ümit Şimşek: Onlardan sana bakanlar da vardır. Fakat körlere, üstelik kalp gözleri de görmüyorsa, sen yol gösterebilir misin?
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Onlardan sana bakanlar da vardır. Peki, körlere sen mi kılavuzluk edeceksin? Hele, kalp gözleriyle de görmüyorlarsa!
YÛNUS Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109