YÛSUF-104 için 41 adet meâl bulundu. Ömer Öngüt (12/YÛSUF-104: Resulüm! Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.) / Şaban Piriş (12/YÛSUF-104: Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, âlemler için sadece bir öğüttür.)
YÛSUF-104 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
YÛSUF-104 için 41 adet meâl bulundu. Ömer Öngüt (12/YÛSUF-104: Resulüm! Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.) / Şaban Piriş (12/YÛSUF-104: Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, âlemler için sadece bir öğüttür.)
وَمَا تَسْأَلُهُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ هُوَ إِلاَّ ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ ﴿١٠٤﴾
Ve mâ tes’eluhum aleyhi min ecr(ecrin), in huve illâ zikrun lil âlemîn(âlemîne).
| 1. | ve mâ tes'elu-hum | : ve onlardan istemiyorsun |
| 2. | aleyhi | : ona |
| 3. | min ecrin | : (ücretten) bir ücret |
| 4. | in huve | : o olursa |
| 5. | illâ
(in ... illâ) | : ancak olur
: (o ancak olur) |
| 6. | zikrun | : zikirdir, öğüt ve hatırlatmadır |
| 7. | li el âlemîne | : âlemler için, âlemlere |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve sen onlardan bir ücret istemiyorsun. O ancak âlemlere bir zikirdir.
2 - Diyanet İşleri: Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) âlemler içinde ancak bir öğüttür.
3 - Abdul Metin Saruhan: Halbuki sen bunun için (Peygamber’lik görevini ifa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur’an, alemler için ancak bir öğüttür.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Buna karşılık bir ücret de istemiyorsun, bu, âlemlere öğütten başka bir şey değil.
5 - Abdullah Parlıyan: Oysa, sen onlardan peygamberlik görevine karşı, hiçbir ücret de istemiyorsun. Bu Kur'ân Allah'ın bütün insanlığa bir hatırlatması ve nasihatıdır sadece.
6 - Adem Uğur: Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini îfa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'an, âlemler için ancak bir öğüttür.
7 - Ahmed Hulusi: (Hâlbuki) onun (Hakikat konusundaki uyarın) karşılığında onlardan bir bedel istemiyorsun. . . O, ancak âlemler (ins ve cinn) için bir hatırlatmadır!
8 - Ahmet Tekin: Halbuki sen, onlardan bunun için bir ücret de istemiyorsun. Okunması ibadet olan Kur’ân, âlemler, insanlar ve cinler için ancak bir öğüttür, bir ikazdır. Bir şereftir, bir övünç kaynağıdır.
9 - Ahmet Varol: Oysa buna karşılık sen onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu ancak alemler için bir hatırlatmadır.
10 - Ali Bulaç: Oysa ki sen buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir 'öğüt ve hatırlatmadır.'
11 - Ali Fikri Yavuz: Buna karşı (yaptığın tebliğ ve imana davetten dolayı) onlardan bir mükâfat da istemiyorsun. O Kur’ân, bütün âlemlere ancak bir nasihattır.
12 - Ali Ünal: Sen, Kur’ân’ı tebliğ etmene karşılık olarak onlardan bir ücret de talep etmiyorsun. Hem o (Kur’ân), başka değil, bütün şuurlu varlıklar için sadece bir ders, bir hatırlatma, bir öğüttür.
13 - Bayraktar Bayraklı: Halbuki sen bunun karşılığında onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'ân, âlemler için ancak bir öğüttür.
14 - Bekir Sadak: Oysa sen buna karsilik onlardan bir ucret de istemiyorsun. Kuran, alemler icin sadece bir oguttur. *
15 - Celal Yıldırım: Ve sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu (Kur'ân) âlemler için ancak bir öğüt, bir hatırlatmadır.
16 - Cemal Külünkoğlu: Hâlbuki sen buna (tebliğ vazifesini yapmaya) karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu (Kur'an) âlemler için ancak bir öğüt, bir hatırlatmadır.
17 - Diyanet İşleri (eski): Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Kuran, alemler için sadece bir öğüttür.
18 - Diyanet Vakfi: Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini îfa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'an, âlemler için ancak bir öğüttür.
19 - Edip Yüksel: Halbuki sen onlardan herhangi bir ücret te istemiyorsun. Bu, sadece halka bir uyarıdır.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Buna karşı onlardan bir ecir de istemiyorsun, o ancak bütün âlemîne ilâhî bir tezkirdir
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun; O Kur'an bütün alemlere ancak ilahi bir uyarıdır.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Buna karşılık onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun. O Kur'ân, âlemlere ancak bir öğüttür.
23 - Gültekin Onan: Oysa ki sen buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir 'öğüt ve hatırlatmadır.'
24 - Harun Yıldırım: Oysa ki sen buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir öğüt ve hatırlatmadır.
25 - Hasan Basri Çantay: Halbuki sen buna (bu tebliğaata) karşı onlardan hiç bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an) âlemlere nasıyhatden başka bir şey değildir.
26 - Hayrat Neşriyat: Hâlbuki (sen) buna (bu Kur’ân’ı tebliğ vazîfene) karşı onlardan bir ücret istemiyorsun. O (Kur’ân), (bütün) âlemlere ancak bir nasîhattir.
27 - İbni Kesir: Halbuki sen, buna karşı onlardan hiç bir ücret de istemiyorsun. O, alemler içn bir öğütten başka bir şey değildir.
28 - İlyas Yorulmaz: Sen yaptığın bu uyarılar karşılığında onlardan bir ücret istemiyorsun. O (senin tebliğ ettiğin vahy) ancak âlemler için bir öğüttür.
29 - Kadri Çelik: Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an), âlemler için sadece bir hatırlatmadır.
30 - Muhammed Esed: Oysa sen onlardan herhangi bir karşılık da beklemiyorsun; bu, (Allah'ın) bütün insanlığa bir hatırlatmasıdır sadece.
31 - Mustafa İslamoğlu: Oysa ki sen onlardan (davetine) bir karşılık da beklemiyorsun; elbet bu (vahiy) tüm insanlığı muhatap alan bir uyarıdır.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Halbuki sen bunun üzerine onlardan bir ücret istemiyorsun. Bu ise âlemler için bir mev'izeden başka değildir.
33 - Ömer Öngüt: Resulüm! Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
34 - Şaban Piriş: Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, âlemler için sadece bir öğüttür.
35 - Sadık Türkmen: Oysa sen, buna karşılık, onlardan bir ücret istemiyorsun ki! O, sadece alemler için bir öğüttür.
36 - Seyyid Kutub: Oysa sen bu çabana karşılık onlardan herhangi bir ücret istemiyorsun. Kur'an, tüm insanlara seslenen bir hatırlatmadır sadece.
37 - Suat Yıldırım: Halbuki sen bu tebliğ karşılığında onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun. Kur’ân, sadece bütün insanlar için bir derstir, evrensel bir mesajdır.
38 - Süleyman Ateş: Sen bu(okudukları)na karşılık onlardan bir ücret istemiyorsun. O, sadece bütün âlemler için bir öğüttür.
39 - Tefhim-ul Kuran: Oysaki sen buna karşı onlardan bir ücret te istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir 'öğüt ve hatırlatmadır'.
40 - Ümit Şimşek: Oysa tebliğin için sen onlardan bir ücret istemiyorsun. Bu Kur'ân ise bütün milletlere ve bütün çağlara bir öğüttür.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Sen, bu tebliğin için onlardan bir ücret istemiyorsun. O, bütün âlemler için bir hatırlatmadan başka şey değildir.
YÛSUF Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111