FURKÂN-46 için 41 adet meâl bulundu. Ahmet Varol (25/FURKÂN-46: Sonra onu azar azar kendimize çektik.) / Ali Bulaç (25/FURKÂN-46: Sonra da onu tutup kendimize ağır ağır çekmişizdir.)
FURKÂN-46, FURKÂN Suresi 46. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
FURKÂN-46 için 41 adet meâl bulundu. Ahmet Varol (25/FURKÂN-46: Sonra onu azar azar kendimize çektik.) / Ali Bulaç (25/FURKÂN-46: Sonra da onu tutup kendimize ağır ağır çekmişizdir.)
ثُمَّ قَبَضْنَاهُ إِلَيْنَا قَبْضًا يَسِيرًا ﴿٤٦﴾
Summe kabadnâhu ileynâ kabdan yesîrâ(yesîren).
| 1. | summe | : sonra |
| 2. | kabadnâ-hu | : onu çektik |
| 3. | ileynâ | : bize, kendimize |
| 4. | kabdan | : çekerek, kısaltarak |
| 5. | yesîren | : kolayca, azar azar, yavaş yavaş |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Sonra da onu yavaş yavaş kısaltarak, Bize (Kendimize) çektik.
2 - Diyanet İşleri: Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik.
3 - Abdul Metin Saruhan: Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş kendimize çektik (kısalttık).
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Sonra da onu yavaş yavaş, gizlice kendimize çekip aldık.
5 - Abdullah Parlıyan: Sonra da o gölgeyi, yavaş yavaş kendimize çekip kısaltıp uzatmaktayız.
6 - Adem Uğur: Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş kendimize çektik (kısalttık).
7 - Ahmed Hulusi: Sonra onu (o uzatılmış gölge benliği) kolay bir kabzediş (el koyuş) ile kendimize kabzettik (Hakikat farkındalığıyla "yok"luğunu hissettirdik).
8 - Ahmet Tekin: Dahası, güneşin doğuşuyla, güneşin batışıyla, gölgeyi kolay, süratli ve farkına vardırmadan kanunlarımıza uygun yönlere nasıl çektiğimizi görmüyor musun?
9 - Ahmet Varol: Sonra onu azar azar kendimize çektik.
10 - Ali Bulaç: Sonra da onu tutup kendimize ağır ağır çekmişizdir.
11 - Ali Fikri Yavuz: Sonra (gölge yer yüzüne yayılıp da güneş doğmaya başlayınca) biz, bu gölgeyi azar azar bize doğru (dilediğimiz yere) alırız.
12 - Ali Ünal: Sonra, onu yavaş yavaş dürer, Kendimize doğru çekeriz.
13 - Bayraktar Bayraklı: Sonra onu yavaş yavaş kendimize çekmekteyiz.
14 - Bekir Sadak: (45-46) Rabbinin golgeyi nasil uzattigini gormez misin? Isteseydi onu durdururdu. Sonra Biz gunesi, ona delil kilip yavas yavas Kendimize cekmisizdir.
15 - Celal Yıldırım: Sonra da onu tutup kendimize doğru azar azar çekip (kısaltmaktayız).
16 - Cemal Külünkoğlu: (45-46) Görmez misin, Rabbin gölgeyi (akşama doğru) nasıl uzatıyor. Eğer dileseydi, onu olduğu gibi bırakırdı (dünyayı durdururdu). Sonra biz, güneşi de, o gölge üzerine bir delil yaptık. Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş (dünyanın dönmesiyle) kendimize çektik (kısalttık).
17 - Diyanet İşleri (eski): (45-46) Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu durdururdu. Sonra Biz güneşi, ona delil kılıp yavaş yavaş kendimize çekmişizdir.
18 - Diyanet Vakfi: Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş kendimize çektik (kısalttık).
19 - Edip Yüksel: Sonra onu yavaş yavaş çekip alırız.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Sonra nasıl tutıp onu azar azar kendimize almaktayız?
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Sonra da tutup onu azar azar nasıl kendimize almaktayız.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Sonra da onu yavaş yavaş kendimize (başka yöne) çekmekteyiz.
23 - Gültekin Onan: Sonra da onu tutup kendimize ağır ağır çekmişizdir.
24 - Harun Yıldırım: Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş kendimize çektik (kısalttık).
25 - Hasan Basri Çantay: Sonra onu (uzanan o gölgeyi nasıl) azar azar alıb kendimize çekdik.
26 - Hayrat Neşriyat: Sonra (güneşin yükselmesiyle) onu yavaş yavaş tutarak kendimize çektik (ortadan kaldırdık).
27 - İbni Kesir: Sonra onu yavaş yavaş kendimize çekmişizdir.
28 - İlyas Yorulmaz: Sonra o güneşi kontrolümüz altına almak bizim için çok kolaydır.
29 - Kadri Çelik: Sonra da onu tutup kendimize ağır ağır çekmişizdir.
30 - Muhammed Esed: ve sonra da onu yavaş yavaş Kendimize çekmekteyiz.
31 - Mustafa İslamoğlu: ardından da onu kendi katımız(dan konulmuş bir yasaya bağlı olarak) usul usul çekip almaktayız.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Sonra onu (o gölgeyi) azar azar kendimize (dilediğimiz cihete) çekip almışızdır.
33 - Ömer Öngüt: Sonra o uzayan gölgeyi azar azar alıp kendimize çektik.
34 - Şaban Piriş: Sonra, onu kendimize doğru yavaş yavaş çektik.
35 - Sadık Türkmen: Sonra da, kolay bir yakalayışla onu kendimize doğru çekmişizdir.
36 - Seyyid Kutub: Sonra onu yavaş yavaş kısaltarak kendimize çektik.
37 - Suat Yıldırım: (45-46) Bakmaz mısın Rabbin gölgeyi nasıl uzatıyor? Dileseydi onu hareketsiz kılardı. Sonra nasıl Güneş’i ona delil kılıyoruz? Sonra da nasıl tutup onu azar azar Kendimize doğru dilediğimiz yere alıyoruz.
38 - Süleyman Ateş: Sonra (güneş yükseldikçe) gölgeyi yavaş yavaş çekip aldık.
39 - Tefhim-ul Kuran: Sonra da onu tutup kendimize ağır ağır çekmişizdir.
40 - Ümit Şimşek: Sonra da onu yavaş yavaş kendimize çekeriz.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Sonra nasıl tutup onu ağır ağır kendimize çekmişiz!
FURKÂN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77