NAHL-122 için 41 adet meâl bulundu. Abdulbaki Gölpınarlı (16/NAHL-122: Ve dünyâda ona iyilik vermiştik, âhirette de gerçekten, sâlih kişilerdendir.) / Adem Uğur (16/NAHL-122: Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de sâlihlerdendir.)
16/NAHL-122
وَآتَيْنَاهُ فِي الْدُّنْيَا حَسَنَةً وَإِنَّهُ فِي الآخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِحِينَ ﴿١٢٢﴾
Ve âteynâhu fîd dunyâ haseneten, ve innehu fîl âhırati le mines sâlihîn(sâlihîne).
| 1. | ve âteynâ-hu | : ve biz ona verdik |
| 2. | fî ed dunyâ | : dünyada |
| 3. | haseneten | : haseneler, güzellikler, iyilikler, (pozitif) dereceler |
| 4. | ve inne-hu | : ve muhakkak ki o |
| 5. | fî el âhırati | : ahirette |
| 6. | le | : elbette, mutlaka |
| 7. | min | : ...'den |
| 8. | es sâlihîne | : salihler |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve ona dünyada (hakettiği) haseneler (pozitif dereceler) verdik. Muhakkak ki o, ahirette elbette salihlerdendi.
2 - Diyanet İşleri: Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
3 - Abdul Metin Saruhan: Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o ahirette de salihlerdendir.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve dünyâda ona iyilik vermiştik, âhirette de gerçekten, sâlih kişilerdendir.
5 - Abdullah Parlıyan: Dünyada da ona iyilik vermiştik; ahirette de o, iyilerle beraberdir.
6 - Adem Uğur: Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de sâlihlerdendir.
7 - Ahmed Hulusi: Biz Ona dünyada güzellikler verdik. . . O, sonsuz gelecek yaşamda da sâlihlerdendir.
8 - Ahmet Tekin: Biz ona dünyada devlet nimeti, iyilik ve güzellik verdik. O âhirette, ebedî yurtta da kesinlikle dindar, ahlaklı, hayır-hasenat sahibi müslümanlardan, sâlihlerdendir.
9 - Ahmet Varol: Ona dünyada güzellik verdik. Şüphesiz o ahirette de salihlerdendir.
10 - Ali Bulaç: Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik; şüphesiz o, ahirette de salih olanlardandır.
11 - Ali Fikri Yavuz: Biz, dünyada ona güzel bir anılış verdik (her din sahibi onu sever ve iyilikle anar). Muhakkak ki, o ahirette sâlihlerdendir (Allah’ın öz kullarındandır).
12 - Ali Ünal: Biz, O’na dünyada iyilik (iyi hal, iyi ve güzel geçim, iyi ve temiz bir yaşayış) verdik. Elbette o, Âhiret’te de salihlerden olacaktır.
13 - Bayraktar Bayraklı: Ona dünyada güzellik verdik. Elbette o, âhirette de iyilerdendir.
14 - Bekir Sadak: simdi sana, «Dogruya yonelen, puta tapanlardan olmayan Ibrahim'in dinine uy» diye vahyettik.
15 - Celal Yıldırım: Ona hem Dünya'da iyilik-güzellik verdik; hem de Âhiret'te O sâlihlerdendir.
16 - Cemal Külünkoğlu: Biz ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de kendini dürüst ve erdemli kimselerin arasında bulacaktır.
17 - Diyanet İşleri (eski): Dünyada ona güzellik verdik, ahirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.
18 - Diyanet Vakfi: Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de sâlihlerdendir.
19 - Edip Yüksel: Ve ona bu dünyada mutluluk verdik, ahirette ise erdemlilerle birlikte olacaktır.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ve biz ona hem Dünyada bir hasene verdik, hem de şüphesiz ki o Âhırette elbette salihînden
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Ve Biz ona dünyada bir iyilik verdik. Şüphesiz ki o, ahirette de mutlaka iyiler arasında olacaktır.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Ve biz ona (İbrahim'e) iyilik verdik. Şüphesiz ki o, ahirette de salihlerdendir.
23 - Gültekin Onan: Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik; şüphesiz o, ahirette de salih olanlardandır.
24 - Harun Yıldırım: Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik. Şüphesiz o, ahirette de elbette salihlerdendir.
25 - Hasan Basri Çantay: Biz ona dünyâda bir güzellik (iyi bir hal ve mevki) vermişdik. Şübhesiz ki o, âhıretde de mutlakaa saalihlerdendir.
26 - Hayrat Neşriyat: Ona dünyada da iyilik verdik. Şübhesiz ki o, âhirette de elbette sâlih kimselerdendir.
27 - İbni Kesir: Dünyada ona iyilik verdik. Doğrusu o, ahirette de iyilerdendir.
28 - İlyas Yorulmaz: Ona dünyada güzellikler verdik ve ahirette de o salihlerden oldu.
29 - Kadri Çelik: Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
30 - Muhammed Esed: Biz de bunun için o'na bu dünyada iyilik bahşettik; şüphesiz ahirette de o kendini dürüst ve erdemli kimselerin arasında bulacaktır.
31 - Mustafa İslamoğlu: Biz de bu dünyada ona iyi bir (makam) bahşettik; şu kesin ki o, ahirette de dürüst ve erdemliler arasında yer alacaktır.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve Biz O'na dünyada bir güzellik verdik ve şüphe yok ki, o ahirette elbette sâlihlerdendir.
33 - Ömer Öngüt: Dünyada ona iyilik verdik, doğrusu o ahirette de sâlihlerdendir.
34 - Şaban Piriş: Dünyada ona iyilik vermiştik. Ahirette de o salihlerdendir.
35 - Sadık Türkmen: Ona dünyada bir iyilik verdik, elbette o, ahirette de iyilerdendir.
36 - Seyyid Kutub: Biz ona dünyada iyilik verdik, ahirette ise O, kesinlikle iyi kullar arasındadır.
37 - Suat Yıldırım: Biz ona dünyada iyilik verdik. Elbette o, âhirette de salihlerden olacaktır.
38 - Süleyman Ateş: Ona dünyâda iyilik vermiştik. O, âhirette de iyilerdendir.
39 - Tefhim-ul Kuran: Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik; şüphesiz o, ahirette de salih olanlardandır.
40 - Ümit Şimşek: Ona dünyada da bir güzellik verdik. Âhirette ise, o, hiç kuşkusuz, iyi ve hayırlı kullardandır.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Dünyada ona güzellik verdik, âhirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.
NAHL Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128