NAHL Suresi 21. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 16/NAHL-21

NAHL Suresi 21. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 16/NAHL-21

NAHL-21 için 41 adet meâl bulundu. İbni Kesir (16/NAHL-21: Onlar; diri değil, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerini de fark edemezler.) / Muhammed Esed (16/NAHL-21: hayatı hiç tatmamış ölülerdir onlar; ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
NAHL Suresi 21. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 16/NAHL-21
NAHL-21 için 41 adet meâl bulundu. İbni Kesir (16/NAHL-21: Onlar; diri değil, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerini de fark edemezler.) / Muhammed Esed (16/NAHL-21: hayatı hiç tatmamış ölülerdir onlar; ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.)
أَمْواتٌ غَيْرُ أَحْيَاء وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ ﴿٢١﴾

Emvâtun gayru ahyâin, ve mâ yeş’urûne eyyâne yub’asûn(yub’asûne).

1.emvâtun: cansızdır, ölüdürler
2.gayru: başka, hariç, değil
3.ahyâin: diri, canlı
4.ve mâ yeş'urûne: ve şuurunda, bilincinde değillerdir
5.eyyâne: ne zaman
6.yub'asûne: beas olunacaklar, diriltilecekler


1 - İmam İskender Ali Mihr: Onlar ölüdürler, diri değildirler. Ve ne zaman beas olunacaklarının (diriltileceklerinin) bilincinde değillerdir.
2 - Diyanet İşleri: Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.
3 - Abdul Metin Saruhan: Onlar diriler değil, ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ölülerdir onlar, diriler değil, ne vakit diriltilecekler, ondan da haberleri yok.
5 - Abdullah Parlıyan: Ölülerdir onlar, diriler değil. Ne vakit diriltilecekler, ondan da haberleri yok.
6 - Adem Uğur: Onlar diriler değil, ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
7 - Ahmed Hulusi: Hayy (hakikat ilmi) olmayan (yaşayan) ölülerdir. . . Ne zaman bâ's olunacaklarının da (yeni bir yapıyla yaratılacaklarının) şuurunda değildirler.
8 - Ahmet Tekin: Hep cansızdırlar. Diri değildirler. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
9 - Ahmet Varol: Onlar ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman diriltileceklerinin de farkında olamazlar.
10 - Ali Bulaç: Ölüdürler, diri değildirler; ne zaman dirileceklerinin şuuruna varamazlar.
11 - Ali Fikri Yavuz: O putlar hep ölüdürler, diri değildirler ve insanların öldükten sonra ne zaman dirileceklerini de bilmezler.
12 - Ali Ünal: Ölüdür onlar, diri değillerdir (ve dolayısıyla kendilerine hayat verecek birine muhtaçtırlar). Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
13 - Bayraktar Bayraklı: Onlar diri değil, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değillerdir.
14 - Bekir Sadak: Onlar cansiz, oludurler. Ne zaman dirileceklerini de bilemezler. *
15 - Celal Yıldırım: Onlar (o putperestler) ölülerdir; diri değildirler. Ne zaman diriltilip kaldırılacakları bilincinde de değillerdir.
16 - Cemal Külünkoğlu: (O müşriklerin taptıkları) diri olmayan cansız varlıklardır. (Kendilerine tapanların) ne zaman yeniden diriltileceklerini de bilmezler.
17 - Diyanet İşleri (eski): Onlar cansız, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerini de bilemezler.
18 - Diyanet Vakfi: Onlar diriler değil, ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
19 - Edip Yüksel: Ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Hep ölüdürler, bizzat hayy değildirler ne zaman ba'solunacaklarına da şuurları yoktur
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Hep ölüdürler, diri değil. Ne zaman diriltileceklerinin de bilincinde değildirler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): O putlar, hep ölüdürler, diri değildirler ve insanların öldükten sonra ne zaman dirileceklerini de bilmezler.
23 - Gültekin Onan: Ölüdürler, diri değildirler; ne zaman dirileceklerinin şuuruna varamazlar.
24 - Harun Yıldırım: Onlar diriler değil, ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
25 - Hasan Basri Çantay: (Onlar) diriler değil, ölülerdir. Ne zaman dirileceklerine şuurları da yokdur.
26 - Hayrat Neşriyat: (Onlar) ölüdürler, diri değildirler! (Kendilerinin ve kendilerine tapanların) ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
27 - İbni Kesir: Onlar; diri değil, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerini de fark edemezler.
28 - İlyas Yorulmaz: (Dua ettiğiniz) Ölüler yaşayanlar değiller ki, ne zaman diriltileceklerini nereden bilsinler?
29 - Kadri Çelik: Ölüdürler, diri değildirler; (kendilerine tapanların) ne zaman diriltileceklerinin de bilincinde değildirler.
30 - Muhammed Esed: hayatı hiç tatmamış ölülerdir onlar; ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
31 - Mustafa İslamoğlu: Onlar ölüdürler, diri değildirler; ne zaman diriltileceklerini dahi bilemezler.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (Onlar) Ölülerdir, diriler değildirler ve ne zaman (nâsın) diriltileceklerini de anlayamazlar.
33 - Ömer Öngüt: Onlar diri değildirler, ölüdürler. Ne zaman diriltileceklerini de bilemezler.
34 - Şaban Piriş: Onlar, ölüdür, diri değil. Ne zaman diriltileceklerinin de bilincinde değillerdir.
35 - Sadık Türkmen: Onlar ölüdürler, diri değildirler. Ve ne zaman dirileceklerini de bilemezler!
36 - Seyyid Kutub: Onlar cansızdırlar, canları yoktur. Kendilerine tapanların ne zaman yeniden diriltileceklerini bilmezler.
37 - Suat Yıldırım: (20-21) O müşriklerin Allah’tan başka ibadet edip yalvardıkları sahte tanrılar ise, hiçbir şey yaratamazlar. Zaten kendileri yaratılmaktadırlar. Hep ölüdürler, diri değildirler. Kendilerine tapanların bile ne zaman diriltileceklerini bilemezler.
38 - Süleyman Ateş: Onlar ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler.
39 - Tefhim-ul Kuran: Ölüdürler, diri değildirler; ne zaman dirileceklerinin şuuruna da varamazlar.
40 - Ümit Şimşek: Onlar diri de değil, ölüdürler. Kendilerine tapanların ne zaman diriltileceklerinden ise haberleri bile yoktur.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Hayat bulmaz ölülerdir onlar. Ne zaman dirilteceklerini bile bilmezler.

 

quran-menu
NAHL Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112 ,113 ,114 ,115 ,116 ,117 ,118 ,119 ,120 ,121 ,122 ,123 ,124 ,125 ,126 ,127 ,128
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala