KEHF-85 için 41 adet meâl bulundu. Ahmet Tekin (18/KEHF-85: O da, bu sayede doğru sebep ve vesilelere, meşrû araçlara başvurarak bir hedefe yöneldi.) / Ahmet Varol (18/KEHF-85: O da bir yol tuttu.)
KEHF Suresi 85. ayet meali, KEHF-85. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
KEHF-85 için 41 adet meâl bulundu. Ahmet Tekin (18/KEHF-85: O da, bu sayede doğru sebep ve vesilelere, meşrû araçlara başvurarak bir hedefe yöneldi.) / Ahmet Varol (18/KEHF-85: O da bir yol tuttu.)
فَأَتْبَعَ سَبَبًا ﴿٨٥﴾
Fe etbea sebebâ(sebeben).
| 1. | fe etbea | : böylece tâbî oldu |
| 2. | sebeben | : sebep, vesile |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Böylece bir sebebe tâbî oldu (yola koyuldu).
2 - Diyanet İşleri: O da (Batı’ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.
3 - Abdul Metin Saruhan: O da bir yol tutup gitti.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: O, batıya doğru bir yol tutmuştu.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve bu sayede, O da yaptığı her işte, doğru ve meşru araçlara başvurdu.
6 - Adem Uğur: O da bir yol tutup gitti.
7 - Ahmed Hulusi: O da bir yolu kullandı.
8 - Ahmet Tekin: O da, bu sayede doğru sebep ve vesilelere, meşrû araçlara başvurarak bir hedefe yöneldi.
9 - Ahmet Varol: O da bir yol tuttu.
10 - Ali Bulaç: O da, bir yol tuttu.
11 - Ali Fikri Yavuz: O da (batıya ulaşmak için) bir yol tuttu.
12 - Ali Ünal: Gün geldi, gerekli imkânla donanmış olarak batı yönünde sefere çıktı.
13 - Bayraktar Bayraklı: O da bir yol tutup gitti.
14 - Bekir Sadak: O da bir yol tuttu.
15 - Celal Yıldırım: O da bir sebebi (seçip ona göre) bir yol izledi.
16 - Cemal Külünkoğlu: (84-85) Doğrusu biz, onu yeryüzünde büyük bir kudret sahibi kıldık ve ona her şeyin yolunu öğrettik. O da (Batı'ya gitmek için) bir yol tuttu.
17 - Diyanet İşleri (eski): O da bir yol tuttu.
18 - Diyanet Vakfi: O da bir yol tutup gitti.
19 - Edip Yüksel: Nitekim, o bir yol izledi
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Derken bir sebebi ta'kıb etti
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Derken o bir sebebi izledi.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Derken o da bu yollardan birini tutup gitti.
23 - Gültekin Onan: O da, bir yol tuttu.
24 - Harun Yıldırım: O da bir yol tutup gitti.
25 - Hasan Basri Çantay: Oda (batıya doğru) bir yol tutdu.
26 - Hayrat Neşriyat: Böylece (o da) bir sebeb (batıya doğru, bir yol) ta'kib etti.
27 - İbni Kesir: O da bir yol tuttu.
28 - İlyas Yorulmaz: O da bu öğrendiklerini uyguladı.
29 - Kadri Çelik: O da bir yol tutmuş oldu.
30 - Muhammed Esed: Ve bu sayede o da (yaptığı her işde) doğru ve meşru araçlara başvurdu.
31 - Mustafa İslamoğlu: o da kendisini (amacına) ulaştıracak bir araca başvurdu.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Artık o, bir yol takibe başladı.
33 - Ömer Öngüt: O da bir yol tutup gitti.
34 - Şaban Piriş: O da bir yol tuttu.
35 - Sadık Türkmen: Derken, o da bir sebebi izledi gitti.
36 - Seyyid Kutub: O da bir sebebe sarılarak yola koyuldu.
37 - Suat Yıldırım: (84-85) Biz ona dünyada geniş imkânlar verdik ve onun ihtiyaç duyduğu her konuda sebep ve vasıtalar ihsan ettik. O da batıya doğru bir yol tuttu.
38 - Süleyman Ateş: O da (kendisini batı ülkelerine ulaştıracak) bir yol tuttu.
39 - Tefhim-ul Kuran: O da, bir yol tutmuş oldu.
40 - Ümit Şimşek: O da bir sebebi izledi.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: O da bir sebebi izledi.
KEHF Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110