KEHF-97 için 41 adet meâl bulundu. Seyyid Kutub (18/KEHF-97: Ye'cuc ile Me'cuc, bu setin ne üzerinden aşabildiler ve ne de bir yerinde delik açabildiler.) / Gültekin Onan (18/KEHF-97: Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.)
KEHF-97, KEHF Suresi 97. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
KEHF-97 için 41 adet meâl bulundu. Seyyid Kutub (18/KEHF-97: Ye'cuc ile Me'cuc, bu setin ne üzerinden aşabildiler ve ne de bir yerinde delik açabildiler.) / Gültekin Onan (18/KEHF-97: Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.)
فَمَا اسْطَاعُوا أَن يَظْهَرُوهُ وَمَا اسْتَطَاعُوا لَهُ نَقْبًا ﴿٩٧﴾
Femâstâû en yazherûhu ve mâstetâû lehu nakbâ(nakben).
| 1. | femâstâû (fe mâ istâû) | : böylece, artık güçleri yetmez |
| 2. | en yazherû-hu | : ona zahir olmaya (üstün gelmeye), onu aşmaya |
| 3. | ve mâstetâû (mâ istetâû) | : ve muktedir olamazlar, güçleri yetmez |
| 4. | lehu | : onu |
| 5. | nakben | : delmek |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Artık ona zahir olmaya (onu aşmaya) güçleri yetmez ve onu delmeye muktedir olamazlar.
2 - Diyanet İşleri: Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
3 - Abdul Metin Saruhan: Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Artık bu seti aşmaya da güçleri yetmez, delmeye de güçleri yetmez.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve böylece set inşa edilmiş oldu. Öyle ki, artık onların düşmanları, ne onu aşabildiler, ne de onda gedik açabildiler.
6 - Adem Uğur: Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.
7 - Ahmed Hulusi: Artık onu, ne aşmaya muktedir olabildiler ve ne de delebildiler!
8 - Ahmet Tekin: Artık Ye’cüc ve Me’cüc bu seti ne aşabildiler, ne de delebildiler.
9 - Ahmet Varol: Böylece onlar (Ye'cuc ve Me'cuc) ne onu aşmaya ne de delmeye güç yetirebildiler.
10 - Ali Bulaç: Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.
11 - Ali Fikri Yavuz: Artık onu (seddi), ne aşabildiler, ne de delebildiler.
12 - Ali Ünal: Artık Ye’cuc ve Me’cuc ne o setti aşabildi, ne de onda bir delik açabildi.
13 - Bayraktar Bayraklı: Ye'cüc ve Me'cüc onu ne aşmaya ne de onda bir delik açmaya güç yetirebildiler.
14 - Bekir Sadak: Artik Yecuc ve Mecuc onu ne asabildiler ve ne de delip gecebildiler.
15 - Celal Yıldırım: Artık o Ye'cûc - Me'cûc ne onu aşabildiler, ne de bir gedik açmaya güç getirebildiler.
16 - Cemal Külünkoğlu: Ve böylece (set inşa edilmiş oldu, öyle ki) artık onların düşmanları (Ye'cüc ve Me'cüc) ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.
17 - Diyanet İşleri (eski): Artık Yecüc ve Mecüc onu ne aşabildiler ve ne de delip geçebildiler.
18 - Diyanet Vakfi: Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.
19 - Edip Yüksel: Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Artık onu ne aşabilirler ne de delebilirler
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Artık ne onu aşabildiler, ne de delebildiler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Artık Ye'cuc ve Me'cuc bu seti ne aşabildiler ne de delebildiler.
23 - Gültekin Onan: Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.
24 - Harun Yıldırım: Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.
25 - Hasan Basri Çantay: Artık onu aşmıya da güc yetiremediler, onu delmiye de muktedir olamadılar.
26 - Hayrat Neşriyat: Artık (Ye’cüc ve Me’cüc) onu ne aşmaya güç yetirebildiler! Ne de onu delmeye tâkatleri yetti!
27 - İbni Kesir: Onlar; artık onu, ne aşabildiler, ne de delip geçebildiler.
28 - İlyas Yorulmaz: “Bundan sonra onlar ne bu settin üzerini aşmaya, nede o set üzerinde bir delik açmaya güçleri yetmez” dedi.
29 - Kadri Çelik: Böylelikle ne onu aşabildiler, ne de onu delmeye güç yetirebildiler.
30 - Muhammed Esed: Ve böylece (set inşa edilmiş oldu, öyle ki) artık onların düşmanları ne onu aşabilirlerdi ne de onda gedik açabilirlerdi.
31 - Mustafa İslamoğlu: Evet, artık onların (düşmanları) ne onu aşabilirlerdi, ne de onda bir delik ve gedik açabilirlerdi.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Artık ne onun üstüne çıkmaya kâdir oldular ve ne de onun için delik açmaya güçleri yetti.
33 - Ömer Öngüt: Artık onu ne aşabildiler, ne de delip geçebildiler.
34 - Şaban Piriş: Artık, seddi aşmaya güçleri yetmedi ve delip geçmediler.
35 - Sadık Türkmen: Böylelikle onu aşmayı başaramadılar, delmeye (de) güç yetiremediler.
36 - Seyyid Kutub: Ye'cuc ile Me'cuc, bu setin ne üzerinden aşabildiler ve ne de bir yerinde delik açabildiler.
37 - Suat Yıldırım: Artık o Ye’cüc ve Me’cüc’ün, ne seddi aşmaya, ne de onda delik açmaya güçleri yetmedi.
38 - Süleyman Ateş: Artık (Ye'cûc Me'cûc) onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.
39 - Tefhim-ul Kuran: Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne de onu delmeye güç yetirebildiler.
40 - Ümit Şimşek: Ondan sonra ne seddi aşabildiler, ne de onda bir delik açabildiler.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Artık onu ne aşabildiler ne delebildiler.
KEHF Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110