İNSÂN (DEHR)-11 için 41 adet meâl bulundu. Diyanet İşleri (eski) (76/İNSÂN (DEHR)-11: Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir.) / Diyanet Vakfi (76/İNSÂN (DEHR)-11: İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.)
76/İNSÂN (DEHR)-11
فَوَقَاهُمُ اللَّهُ شَرَّ ذَلِكَ الْيَوْمِ وَلَقَّاهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا ﴿١١﴾
Fe vekâhumullâhu şerra zâlikel yevmi ve lakkâhum nadraten ve surûrâ(surûran).
| 1. | fe | : artık, oysa |
| 2. | vakâ-hum allâhu | : Allah onları korudu |
| 3. | şerra | : şer, kötülük |
| 4. | zâlike | : işte böyle |
| 5. | el yevmi | : gün |
| 6. | ve lakkâ-hum | : ve onları kavuşturdu |
| 7. | nadraten | : pırıl pırıl |
| 8. | ve surûran | : ve sürur, sevinç |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Oysa Allah, onları işte böyle bir günün şerrinden korudu. Ve onları, pırıl pırıl bir yüze ve surura (sevince) kavuşturdu.
2 - Diyanet İşleri: Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.
3 - Abdul Metin Saruhan: İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger. (Yüzlerine) Parlaklık (gönüllerine) sevinç verir.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Derken Allah da korumuştur onları, bugünün şerrinden ve yüzlerine bir parlaklık, gönüllerine bir sevinçtir, vermiştir.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve bu yüzden Allah onları o günün dehşetinden koruyacak, aydınlık ve sevinç verecektir.
6 - Adem Uğur: İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.
7 - Ahmed Hulusi: Bundan dolayı Allâh, işte o sürecin şerrinden onları korudu ve onlara bir parlaklık ve sürur verdi.
8 - Ahmet Tekin: Allah da, onları, o günün, Kıyametin şerrinden, dehşetinden korur. Yüzlerine aydınlık, güzellik, gönüllerine sevinç verir.
9 - Ahmet Varol: Allah da onları bu günün kötülüğünden korumuş ve kendilerine bir yüz parlaklığı ve sevinç vermiştir.
10 - Ali Bulaç: Artık Allah, onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç vermiştir.
11 - Ali Fikri Yavuz: Allah da onları, o günün azabından korur ve kendilerine güzel bir yüz ve sevinç verir.
12 - Ali Ünal: Allah da onları o günün felâketinden korur ve yüzleri mutluluktan parıl parıl, kendileri sevince garkolmuş halde kabul buyurur.
13 - Bayraktar Bayraklı: Bundan dolayı Allah, onları o günün kötülüklerinden koruyacaktır ve onları güler yüze ve mutluluğa kavuşturacaktır.
14 - Bekir Sadak: Allah da onlari bu yuzden o gunun fenaligindan korur; onlarin yuzune parlaklik ve nese verir.
15 - Celal Yıldırım: Allah da onları o günün şerrinden korudu ve yüzlerini ışılar hale getirip sevince erdirdi.
16 - Cemal Külünkoğlu: Allah da o günün şerrinden onları korur ve (yüzlerini) bir aydınlığa ve sevince kavuşturur.
17 - Diyanet İşleri (eski): Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir.
18 - Diyanet Vakfi: İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.
19 - Edip Yüksel: Nitekim, ALLAH onları o günün kötülüğünden korur ve onlara neşe ve sevinç verir.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Allah da onları o günün şerrinden korur ve kendilerini bir parlaklıkla bir sürûre indirir
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Allah da onları o günün şerrinden korur ve kendilerini bir parlaklık ve bir sevince erdirir.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Allah da onları o günün fenalığından korur, yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.
23 - Gültekin Onan: Artık Tanrı, onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç vermiştir.
24 - Harun Yıldırım: Bundan dolayı Allah da bu günün şerrinden onları korur ve onlara bir mutluluk, bir sevinç verir.
25 - Hasan Basri Çantay: İşte bundan dolayı Allah bu günün şerrinden onları korumuş, (yüzlerine) bir güzellik, (yüreklerine) bir sevine vermiş,
26 - Hayrat Neşriyat: Allah da onları o günün şerrinden korudu ve onlara (yüzlerinde) bir güzellik (ve parlaklık), hem (gönüllerinde) bir sevinç verdi!
27 - İbni Kesir: Allah da onları, o günün şerrinden korumuştur. Ve onlara bir güzellik, bir sevinç vermiştir.
28 - İlyas Yorulmaz: Sonra Allah bu günün şerrinden onları koruyacak ve onlara aydınlık ve sevinç veren bir karşılıkla karşılayacak.
29 - Kadri Çelik: Artık Allah da onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara bir güzellik ve bir sevinç vermiştir.
30 - Muhammed Esed: Ve bu yüzden Allah onları o Gün'ün dehşetinden koruyacak, aydınlık ve sevinç verecektir,
31 - Mustafa İslamoğlu: Bu yüzden Allah onları bu günün dehşetinden koruyacak ve onların (yüzlerine) nur, (yüreklerine) sürur koyacak;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (11-12) Artık Allah, onları o günün şerrinden korumuştur. Ve onlara bir güzellik ve bir sevinç vermiştir. Ve onları sabrettikleri için cennetle ve ipekli libasla mükâfaatlandırdı.
33 - Ömer Öngüt: Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur, onların yüzüne parlaklık ve sevinç verir.
34 - Şaban Piriş: Allah da onları o günün şerrinden korumuş ve onlara bir parıltı ve sevinç bahşetmiştir.
35 - Sadık Türkmen: Işte bu yüzden Allah, onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.
36 - Seyyid Kutub: Allah da onları o günün kötülüğünden korur, yüzlerine parlaklık ve gönüllerine sevinç sunar.
37 - Suat Yıldırım: Allah da onları o günün felaketinden korur, onların yüzlerine nûr, gönüllerine sürûr verir.
38 - Süleyman Ateş: Allâh da onları, o günün şerrinden korumuş, onlar(ın yüzlerin)e parlaklık ve (gönüllerine) sevinç vermiştir.
39 - Tefhim-ul Kuran: Artık Allah da, onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç vermiştir.
40 - Ümit Şimşek: Allah onları o günün kötülüğünden korumuş; yüzlerine aydınlık, gönüllerine sevinç vermiştir.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Allah da onları o gününün şerrinden korumuş ve kendilerini bir parlaklığa, bir sevince ulaştırmıştır.
İNSÂN (DEHR) Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31