İNSÂN (DEHR)-6 için 41 adet meâl bulundu. Ahmet Varol (76/İNSÂN (DEHR)-6: Bir kaynaktır ki, Allah'ın kulları ondan içer; onu (istedikleri yere) fışkırtarak akıtırlar.) / Ali Bulaç (76/İNSÂN (DEHR)-6: Allah'ın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar.)
76/İNSÂN (DEHR)-6
عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجِيرًا ﴿٦﴾
Aynen yeşrabu bihâ ibâdullâhi yufeccirûnehâ tefcîrâ(tefcîran).
| 1. | aynen | : pınar |
| 2. | yeşrabu | : içer |
| 3. | bi-hâ | : onu |
| 4. | ibâdu allâhi | : Allah'ın kulları |
| 5. | yufeccirûne-hâ | : onu akıtırlar |
| 6. | tefcîran | : fışkırarak, fışkıra fışkıra, gürül gürül |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Allah’ın kulları, içtikleri o pınarı, fışkıra fışkıra (gürül gürül) akıtırlar.
2 - Diyanet İşleri: Bir pınar ki Allah’ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.
3 - Abdul Metin Saruhan: (Bu) Allah’ın has kulları için içtikçe akıtılan bir pınardır.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Allah'ın has kullarının içtiği bu şarap, bir kaynaktan çıkar ki onlar, diledikleri gibi, diledikleri yerlerde, onu akıtıp fışkırtırlar.
5 - Abdullah Parlıyan: Allah'ın has kullarının içtikleri bu has meşrubat öyle bir kaynaktan çıkar ki, o kullar onu istedikleri zaman ve zeminde emirleri altında bulundurup içebilirler.
6 - Adem Uğur: (Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
7 - Ahmed Hulusi: (O kâfur), Allâh kullarının (kendi özlerinden) fışkırtıp akıtarak içtiği tükenmez bir kaynaktır.
8 - Ahmet Tekin: Allah’ın has kullarının içtiği, faydalandığı kaynaktan içerler, kaynakları istedikleri yerde çıkarıp diledikleriyle karıştırırlar.
9 - Ahmet Varol: Bir kaynaktır ki, Allah'ın kulları ondan içer; onu (istedikleri yere) fışkırtarak akıtırlar.
10 - Ali Bulaç: Allah'ın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar.
11 - Ali Fikri Yavuz: (O şarabın katığı olan Kâfur) bir kaynaktır ki, ondan Allah’ın kulları içerler. İstedikleri yere onu kolayca akıtırlar.
12 - Ali Ünal: Bir kaynaktan ki, ondan Allah’ın has kulları içer ve onu istedikleri yöne gürül gürül akıtırlar.
13 - Bayraktar Bayraklı: Bu, Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
14 - Bekir Sadak: Bu ancak Allah 'in kullarinin tasira tasira icebilecegi bir pinardir.
15 - Celal Yıldırım: Bir pınardan ki Allah'ın kulları ondan içer de fışkırttıkça fışkırtırlar.
16 - Cemal Külünkoğlu: (O kâfur öyle) bir pınardır ki Allah'ın iyi kulları ondan içerler ve istedikleri yere onu akıtırlar.
17 - Diyanet İşleri (eski): Bu ancak Allah'ın kullarının taşıra taşıra içebileceği bir pınardır.
18 - Diyanet Vakfi: (Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
19 - Edip Yüksel: ALLAH'ın kullarının taşıra taşıra içtikleri bir kaynak...
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Bir çeşme, ondan Allahın kulları içer, güzel, yollar açarak akıtırlar onu akıtırlar
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Allah'ın kullarının içtiği bir çeşme ki güzel yollar açarak onu akıtırlar da akıtırlar.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Bir kaynak ki ondan Allah'ın kulları içerler, güzel yollar açarak akıtırlar onu.
23 - Gültekin Onan: Tanrı'nın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp (yüfecciruneha) akıtırlar (tefciyra).
24 - Harun Yıldırım: Allah’ın kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
25 - Hasan Basri Çantay: (O kâfuur) bir pınardır ki onu (ancak) Allahın (velî) kulları içerler. Onu (nereye isterlerse kolayca) akıtırlar, fışkırtırlar.
26 - Hayrat Neşriyat: (Bu kâfûr) bir pınardır ki, Allah’ın (makbûl) kulları ondan içer, onu (istedikleri yerde kolayca) akıttıkça akıtırlar.
27 - İbni Kesir: Bu; yalnız Allah'ın kullarının, taşıra taşıra içebileceği bir pınardır.
28 - İlyas Yorulmaz: Allah'ın kulları öyle bir kaynaktan içerler ki, kesinlikle bitip tükenmeyen, aktıkça akan bir kaynak.
29 - Kadri Çelik: Allah'ın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynaktan, onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar.
30 - Muhammed Esed: bir (kutlu) kaynak ki Allah'ın kulları ondan içerler, suyu bol bol akan (o kaynaktan).
31 - Mustafa İslamoğlu: (bunların doldurulduğu) öyle bir göze var ki, Allah'ın has kulları gürül gürül çıkartacakları bu kaynaktan içecekler.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Bir çeşmedir ki ondan Allah'ın muttakî kulları içer, onu akıtmakla akıtıverirler.
33 - Ömer Öngüt: Bu öyle bir pınardır ki, ondan Allah'ın kulları içer, (istedikleri yere) onu kolayca akıtırlar.
34 - Şaban Piriş: Allah’ın kullarının taşıra taşıra içeceği bir pınardır.
35 - Sadık Türkmen: (bu,) Allah’ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.
36 - Seyyid Kutub: Bu Allah'ın iyi kullarının istedikleri yere akmasını sağlayarak içebilecekleri bir pınardır.
37 - Suat Yıldırım: Bu, Allah’ın has kullarının içip, istedikleri yere akıttıkları bir kaynaktır.
38 - Süleyman Ateş: Bir kaynak ki Allâh'ın kulları ondan içerler, (istedikleri yere de) fışkırtarak akıtırlar.
39 - Tefhim-ul Kuran: Allah'ın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar.
40 - Ümit Şimşek: O bir pınardır ki, Allah'ın kulları ondan içer ve onu diledikleri tarafa akıtırlar.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Bir kaynak ki, Allah'ın kulları ondan içerler ve onu fışkırtarak akıtırlar.
İNSÂN (DEHR) Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31