İNSÂN (DEHR)-8 için 41 adet meâl bulundu. Ali Fikri Yavuz (76/İNSÂN (DEHR)-8: Yoksula, yetime, esire seve seve yemek yedirirler.) / Bekir Sadak (76/İNSÂN (DEHR)-8: Onlar icleri cektigi halde, yiyecegi yoksulla, oksuze ve esire yedirirler.)
76/İNSÂN (DEHR)-8
وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلَى حُبِّهِ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا ﴿٨﴾
Ve yut’imûnet taâme alâ hubbihî miskînen ve yetîmen ve esîrâ(esîran).
| 1. | ve yut'ımûne | : ve yedirirler |
| 2. | et taâme | : taam, yemek |
| 3. | alâ hubbi-hî | : ona sevgisi olan, sevdiği |
| 4. | miskînen | : fakir ve yoksullar |
| 5. | ve yetîmen | : ve yetimler |
| 6. | ve esîran | : ve esir olanlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve sevdiği taamı (yemeği), miskinlere (fakir ve yoksullara), yetimlere ve esir olanlara yedirirler.
2 - Diyanet İşleri: Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
3 - Abdul Metin Saruhan: Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve ona ihtiyaçları olduğu halde yemeklerini yoksula ve yetime ve tutsağa verirler, onları doyururlar.
5 - Abdullah Parlıyan: Allah'a olan sevgileri için veya mala olan sevgilerine rağmen yemeklerini yoksula, yetime ve tutsağa verirler, onları doyururlardı.
6 - Adem Uğur: Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
7 - Ahmed Hulusi: O'nun sevgisi ile yoksulu, yetimi ve ellerine mahkûm olanları doyururlar.
8 - Ahmet Tekin: Çevresi, çaresi olmayan yoksula, yetime, dula ve esire, sevdikleri, yemek ihtiyacında oldukları yiyecekleri can ü gönülden isteyerek yedirirler.
9 - Ahmet Varol: Kendilerinin ona sevgi duymalarına rağmen [1] yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
10 - Ali Bulaç: Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler.
11 - Ali Fikri Yavuz: Yoksula, yetime, esire seve seve yemek yedirirler.
12 - Ali Ünal: Kendileri ihtiyaç duydukları ve yemek istedikleri halde yiyeceklerini yoksula, yetime ve esire verirler;
13 - Bayraktar Bayraklı: (7-10) Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız” derler.
14 - Bekir Sadak: Onlar icleri cektigi halde, yiyecegi yoksulla, oksuze ve esire yedirirler.
15 - Celal Yıldırım: (8-9) Allah sevgisi için (veya mala olan sevgilerine rağmen) fakire, yoksula, yetime ve esîre yedirirler. Sizi ancak Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz.
16 - Cemal Külünkoğlu: (8-10) Ve kendileri ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, fakire, yetime ve esire ikram ederler ve (yedirdikleri kimselere şöyle derler:) “Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz. Çünkü biz, yüzleri asık duruma getiren çetin bir günde Rabbimizin azabından korkarız.”
17 - Diyanet İşleri (eski): Onlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler.
18 - Diyanet Vakfi: Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
19 - Edip Yüksel: Yoksula, öksüze ve tutsağa sevdikleri yiyecekleri yedirirler.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Miskîne, yetîme, esire seve seve yemek yedirirler
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Yoksula, yetime, esire seve seve yemek yedirir.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.
23 - Gültekin Onan: Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler.
24 - Harun Yıldırım: İçleri çektiği halde yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler.
25 - Hasan Basri Çantay: (Yemeğe olan) sevgi (lerine ve iştihâlarına) rağmen yoksulu, yetimi, esîri doyururlar (dı).
26 - Hayrat Neşriyat: Ona (o mala) olan arzularına (ve kendi ihtiyaçlarına) rağmen, yoksula, yetime ve esire yemek yedirirler(di).
27 - İbni Kesir: Onlar; yoksula, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.
28 - İlyas Yorulmaz: Sevdikleri yiyeceklerden fakirlere, yetimlere ve esirlere yedirirler.
29 - Kadri Çelik: Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
30 - Muhammed Esed: Ve kendi istekleri ne kadar çok olursa olsun, muhtaçlara, yetimlere ve esirlere yedirirler,
31 - Mustafa İslamoğlu: ve kendi istek ve arzularına rağmen muhtaçlara, yetimlere ve esirlere yedirirler;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve taam yedirirler, onu sevdikleri halde yoksullara ve yetimlere ve esir olanlara.
33 - Ömer Öngüt: Kendi canları çektiği halde; yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.
34 - Şaban Piriş: Sevmelerine rağmen yemeği düşküne, yetime ve esire yedirirler.
35 - Sadık Türkmen: Onlar kendi canları çekmesine rağmen yemeği; yoksula, yetime ve esire yedirirler:
36 - Seyyid Kutub: Onlar içleri çektiği halde yemeklerini yoksullara, yetimlere ve tutsaklara yedirirler.
37 - Suat Yıldırım: Kendileri de ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, sırf Allah’ın rızasına ermek için fakire, yetime ve esire ikram ederler.
38 - Süleyman Ateş: Yoksula, yetime ve esire sevdikleri yemeği yedirirler:
39 - Tefhim-ul Kuran: Kendileri, ona karşı duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler.
40 - Ümit Şimşek: Canlarının çektiği yemeği yoksula, yetime ve esire seve seve yedirirler.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yoksula, yetime ve esire, yemeği severek yedirirler.
İNSÂN (DEHR) Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31