İNSÂN (DEHR)-13 için 41 adet meâl bulundu. Edip Yüksel (76/İNSÂN (DEHR)-13: Orada koltuklara yaslanırlar; orada ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.) / Elmalılı Hamdi Yazır (76/İNSÂN (DEHR)-13: Orada erîkeler üzerine dayanmışlardır ne Güneş görürler onlarda ne de zemherîr)
76/İNSÂN (DEHR)-13
مُتَّكِئِينَ فِيهَا عَلَى الْأَرَائِكِ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا ﴿١٣﴾
Muttekiîne fîhâ alâl erâiki, lâ yeravne fîhâ şemsen ve lâ zemherîrâ(zemherîran).
| 1. | muttekiîne | : yaslanmış olanlar |
| 2. | fî-hâ | : orada |
| 3. | alâ | : üzerinde |
| 4. | el erâiki | : tahtlar |
| 5. | lâ yeravne | : görmezler |
| 6. | fî-hâ | : orada |
| 7. | şemsen | : güneş |
| 8. | ve lâ | : ve değil, yoktur, olmaz |
| 9. | zemherîran | : şiddetli dondurucu soğuk |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Orada tahtlar üzerinde yaslanırlar. Orada güneş (şiddetli sıcak) ve şiddetli dondurucu soğuk görmezler.
2 - Diyanet İşleri: Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.
3 - Abdul Metin Saruhan: Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar. Ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Yaslanırlar orada tahtlara, orada ne güneş görürler, ne zemheri.
5 - Abdullah Parlıyan: Orada sedirlere yaslanıp uzanacaklar ve ne yakıcı bir güneş ve ne de şiddetli bir soğuk görecekler.
6 - Adem Uğur: Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.
7 - Ahmed Hulusi: Onda koltuklar üzerine yaslanırlar. . . Orada ne güneş (sıcağı) görürler ve ne de zemherir (dondurucu soğuğu). (Bedensel duyular yoktur o yaşam boyutunda anlamına. A. H. )
8 - Ahmet Tekin: Cennet’te işlemeli, süslü, tahtlara yaslanırlar. Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de, şiddetli soğuk hissederler.
9 - Ahmet Varol: Orada koltuklara dayanırlar. Ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.
10 - Ali Bulaç: Orada tahtlar üzerinde yaslanıp dayanmışlardır. Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.
11 - Ali Fikri Yavuz: Orada koltuklar üzerine dayanmış bir haldedirler. Orada ne bir güneş (rahatsızlığı) görürler, ne de soğuk...
12 - Ali Ünal: O cennette koltuklar üzerine kurulurlar. Artık orada ne yakıcı bir güneş sıcağı görürler, ne de kavurucu kış soğuğu.
13 - Bayraktar Bayraklı: Orada koltuklara yaslanacaklar ve ne sıcak ne de soğuk göreceklerdir.
14 - Bekir Sadak: N/A
15 - Celal Yıldırım: Orada tahtlara ve kanepelere yaslanırlar, orada ne güneş, ne de dondurucu bir soğuk görürler.
16 - Cemal Külünkoğlu: Orada sedirlere uzanırlar ve ne (yakıcı bir) güneş, ne de şiddetli bir soğuk görürler.
17 - Diyanet İşleri (eski): Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler.
18 - Diyanet Vakfi: Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.
19 - Edip Yüksel: Orada koltuklara yaslanırlar; orada ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Orada erîkeler üzerine dayanmışlardır ne Güneş görürler onlarda ne de zemherîr
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Orada koltuklar üzerine yaslanmışlardır. Orada ne güneş görürler, ne de şiddetli soğuk;
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Orada donatılmış koltuklar üzerine dayanmışlardır: Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk.
23 - Gültekin Onan: Orada tahtlar üzerinde yaslanıp dayanmışlardır. Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.
24 - Harun Yıldırım: Orada tahtlara yaslanırlar. Orada güneş de görmeyeceklerdir, soğuk da.
25 - Hasan Basri Çantay: (Oraya girin) hepiniz, içinde tahtlar üzerine yaslama (bahtiyarlar) olarak, orada ne bir güneş, ne de bir zemheri görmeyerek,
26 - Hayrat Neşriyat: Orada tahtlar üzerinde oturup yaslanan kimseler olarak! Orada ne bir güneş (sıcağı), ne de bir zemherir (soğuğu) görürler!
27 - İbni Kesir: Orada tahtlara yaslanırlar, ne yakıcı sıcak ne de dondurucu soğuk görmezler.
28 - İlyas Yorulmaz: O cennette koltukların üzerine uzanmışlar, orada ne yakıcı bir güneş, nede dondurucu soğuk görürler.
29 - Kadri Çelik: Orada, tahtlar üzerinde yaslanıp dayanmışlardır. Onlar, orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.
30 - Muhammed Esed: Orada sedirlere uzanacaklar ve ne (yakıcı bir) güneş, ne de şiddetli bir soğuk görmeyecekler,
31 - Mustafa İslamoğlu: Orada divanlara sere serpe uzanacaklar; ne sıcağa ne soğuğa maruz kalacaklar;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Orada tahtlar üzerine yaslanırlar, orada ne bir güneş ve ne de bir şiddetli soğuk görürler.
33 - Ömer Öngüt: Orada koltuklara yaslanırlar. Ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.
34 - Şaban Piriş: Orada tahtlarına kurulmuşlar, ne yakıcı güneş, ne de dondurucu soğuk görürler.
35 - Sadık Türkmen: Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.
36 - Seyyid Kutub: Koltuklara kurulurlar. Orada ne yakıcı güneş, ne de dondurucu soğuk görürler.
37 - Suat Yıldırım: Koltuklarında diledikleri gibi dinlenir, orada ne güneş sıcağı görürler, ne de dondurucu soğuklara uğrarlar.
38 - Süleyman Ateş: Orada divanlar üzerinde yastıklara dayanırlar. Orada ne (yakıcı) güneş görürler, ne de dondurucu soğuk.
39 - Tefhim-ul Kuran: Orada, tahtlar üzerinde yaslanıp dayanmışlardır. Onlar, orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.
40 - Ümit Şimşek: Orada koltuklara kurulmuşlardır; ne güneş sıcağı görürler orada, ne zemherir soğuğu.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Koltuklar üzerine yaslanarak otururlar orada. Ne bir güneş görürler orada ne de kavurucu bir soğuk...
İNSÂN (DEHR) Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31