ABESE-4 için 41 adet meâl bulundu. Ahmed Hulusi (80/ABESE-4: Yahut hatırlatılanı düşünecek de böylece o zikra (hatırlatma) kendisine fayda verecek!) / Ahmet Tekin (80/ABESE-4: Yahut öğüt alacak da, o öğüt ona fayda verecek.)
ABESE Suresi 4. ayet meali, ABESE-4. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
ABESE-4 için 41 adet meâl bulundu. Ahmed Hulusi (80/ABESE-4: Yahut hatırlatılanı düşünecek de böylece o zikra (hatırlatma) kendisine fayda verecek!) / Ahmet Tekin (80/ABESE-4: Yahut öğüt alacak da, o öğüt ona fayda verecek.)
أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ الذِّكْرَى ﴿٤﴾
Ev yezzekkeru fe tenfeahuz zikrâ.
| 1. | ev | : veya |
| 2. | yezzekkeru | : tezekkür eder, düşünür, öğüt alır |
| 3. | fe | : böylece |
| 4. | tenfea-hu | : ona fayda verir |
| 5. | ez zikrâ | : zikir, öğüt |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Veya öğüt alır, böylece bu öğüt ona fayda verir.
2 - Diyanet İşleri: Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
3 - Abdul Metin Saruhan: Yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecekti.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Yahut da öğüt alacaktır da ondan faydalanacaktır.
5 - Abdullah Parlıyan: Yahutta kendisine hakikat hatırlatılacak ve bu hatırlatma kendisine fayda verecekti.
6 - Adem Uğur: Yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
7 - Ahmed Hulusi: Yahut hatırlatılanı düşünecek de böylece o zikra (hatırlatma) kendisine fayda verecek!
8 - Ahmet Tekin: Yahut öğüt alacak da, o öğüt ona fayda verecek.
9 - Ahmet Varol: Yahut öğüt alacak ve öğüt ona yarar sağlayacaktır?
10 - Ali Bulaç: Veya öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak.
11 - Ali Fikri Yavuz: Yahud öğüd alacaktı da, o öğüt kendisine fayda verecekti.
12 - Ali Ünal: Veya (Allah’ın Mesajı üzerinde) düşünüp, yapılan tebliğ O’na daha bir fayda verecek?
13 - Bayraktar Bayraklı: (1-10) Kendisine âmâ geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun. [719][720]
14 - Bekir Sadak: Yahut ogut alacakti da bu ogut kendisine fayda verecekti.
15 - Celal Yıldırım: (3-4) Ne bilirsin, belki o temizlenecek veya öğüt alacaktı da o öğüt ona fayda verecekti ?
16 - Cemal Külünkoğlu: (3-4) (Resulüm!) Onun halini sana hangi şey bildirdi? Belki o, (senden öğrenecekleriyle cehalet kirinden) temizlenecekti yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecekti.
17 - Diyanet İşleri (eski): Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.
18 - Diyanet Vakfi: (1-4) (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
19 - Edip Yüksel: Yahut ta öğüt alacak ve ona mesajın yararı dokunacaktı.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Veya öğüt belliyecek de o öğüt kendine fâide verecek
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Veya öğüt alacak da öğüt kendisine fayda verecek.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.
23 - Gültekin Onan: Veya öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak.
24 - Harun Yıldırım: Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt ona fayda verecekti.
25 - Hasan Basri Çantay: Yahud öğüd olacakdı da (senin) bu öğüd (ün) kendisine fâide verecekdi.
26 - Hayrat Neşriyat: (3-4) (Habîbim, yâ Muhammed!) Hâlbuki sana ne bildiriyor ki, belki o (günahlardan)temizlenecekti veya nasîhat alacak da bu nasîhat kendisine fayda verecekti!
27 - İbni Kesir: Yahut öğüt alacaktı da bu, kendisine fayda verecekti.
28 - İlyas Yorulmaz: Verdiğin öğüdü düşünecek ve öğüt ona fayda verecekti.
29 - Kadri Çelik: Ya da hatırlayıp kendine gelecek ve böylece bu hatırlama kendisine yarar sağlayacak?
30 - Muhammed Esed: yahut (hakikat) hatırlatılacak ve bu hatırlatma kendisine fayda verecekti.
31 - Mustafa İslamoğlu: veya alacağı öğütün kendisine yarar sağlayacağını?
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Yahut öğüt dinleyecek de kendisine o öğüt fâide verecektir.
33 - Ömer Öngüt: Yahut öğüt alacaktı da, bu öğüt kendisine fayda verecekti.
34 - Şaban Piriş: Veya öğüt alacak da öğüt ona fayda verecektir.
35 - Sadık Türkmen: Ya da öğüt dinleyecek, bu da ona fayda verecek!..
36 - Seyyid Kutub: Yahut öğüt alacak da bu öğüt, kendisine fayda verecek.
37 - Suat Yıldırım: (3-4) Ne bilirsin, belki de alacağı öğütle arınacaktı. Yahut nasihati dinleyip ondan yararlanacaktı?
38 - Süleyman Ateş: Yahut öğüt dinleyecek de öğüt, kendisine yarayacak.
39 - Tefhim-ul Kuran: Ya da öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak.
40 - Ümit Şimşek: Yahut öğüt alacak, öğütten faydalanacaktı.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Belki de düşünüp taşınacak da öğüt kendisine yarayacak.
ABESE Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42