NEBE-30 için 41 adet meâl bulundu. Yaşar Nuri Öztürk (78/NEBE-30: "Hadi, tadıverin! Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız.") / Abdullah Parlıyan (78/NEBE-30: Bunlara: “Artık azabı tadınız. Biz sizin azabınıza ancak azap katarız” denilecek.)
NEBE-30, NEBE Suresi 30. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
NEBE-30 için 41 adet meâl bulundu. Yaşar Nuri Öztürk (78/NEBE-30: "Hadi, tadıverin! Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız.") / Abdullah Parlıyan (78/NEBE-30: Bunlara: “Artık azabı tadınız. Biz sizin azabınıza ancak azap katarız” denilecek.)
فَذُوقُوا فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا ﴿٣٠﴾
Fe zûkû fe len nezîdekum illâ azâbâ(azâben).
| 1. | fe | : o zaman, haydi, artık |
| 2. | zûkû | : tadın |
| 3. | fe | : o zaman, haydi, artık |
| 4. | len nezîde-kum | : size artırmayacağız |
| 5. | illâ | : ...'den başka |
| 6. | azâben | : azap |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Haydi (azabı) tadın! Size artık azaptan başkasını artırmayacağız.
2 - Diyanet İşleri: Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Bundan sonra yalnızca (suçlarınızın karşılığında) azabınızı tattıracağız.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Artık tadın, ancak azâbınızı arttırırız sizin.
5 - Abdullah Parlıyan: Bunlara: “Artık azabı tadınız. Biz sizin azabınıza ancak azap katarız” denilecek.
6 - Adem Uğur: Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
7 - Ahmed Hulusi: O hâlde tadın; size azaptan başka bir şeyi asla artırmayacağız!
8 - Ahmet Tekin: 'Şimdi tadın azâbınızı. Artık size azabı artırmaktan başka bir muamele yapmayacağız.
9 - Ahmet Varol: 'Şimdi tadın. Artık sizin azaptan başka bir şeyinizi artırmayacağız.'
10 - Ali Bulaç: Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;
11 - Ali Fikri Yavuz: (O kâfirlere şöyle denilir): Şimdi tadın, artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.
12 - Ali Ünal: “O bakımdan, tadın şimdi o yaptıklarınızın karşılığını; artık sizin için azabınızı arttırmaktan başka bir şey yapmayacağız.”
13 - Bayraktar Bayraklı: Onlara, “Azabı tadınız. Size azabımızı arttırmaktan başka bir şey yapmayacağız” denir.
14 - Bekir Sadak: soyle deriz: «Artik tadiniz, bundan boyle size azabdan baska bir sey artirmayiz."*
15 - Celal Yıldırım: Artık hep (bu azabı) tadın, size elbette azâbdan başka bir şey artırmıyacağız.
16 - Cemal Külünkoğlu: (O inkârcılara şöyle denilir:) “Şimdi tadın (bakalım azabı), artık size azap artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.”
17 - Diyanet İşleri (eski): Şöyle deriz: 'Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız.'
18 - Diyanet Vakfi: Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
19 - Edip Yüksel: Öyleyse tadın, sizin sadece cezanızı arttıracağız.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Artık tadınız, artık size azâb artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Artık tadın! Artık, azabınızı artırmaktan başka birşey yapacak değiliz!
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): (Onlara): «Şimdi tadın (cezanızı). Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız» (denir).
23 - Gültekin Onan: Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;
24 - Harun Yıldırım: “Şimdi tadın, size işkenceden başka bir şey artırmayacağız.”
25 - Hasan Basri Çantay: (Onlara şöyle denilir:) «İşte tadın (cezanızı)! Artık size azâb (ınız) ı artırmakdan başka bir şey yapmayacağız».
26 - Hayrat Neşriyat: (Onlara o gün şöyle denilir:) 'Şimdi tadın (cezânızı)! Artık size aslâ azabdan başka bir şey artırmayacağız!'
27 - İbni Kesir: Öyleyse tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız.
28 - İlyas Yorulmaz: Yalnızca şiddetini artırdığımız azabı tadın.
29 - Kadri Çelik: Şimdi tadın. Size artık azaptan başkasını artırmayacağız.
30 - Muhammed Esed: (Ve onlara şöyle diyeceğiz:) "O halde, (yaptığınız kötülüklerin meyvelerini) tadın, artık size şiddetli azaptan başka bir şey vermeyeceğiz!"
31 - Mustafa İslamoğlu: Sonunda (onlara diyeceğiz ki): "(Büyüttüğünüz Cehennem ağacının meyvelerini) tadın; artık size tarifsiz bir mahrumiyetten başka bir şey artırmayacağız.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Artık tadınız, imdi size azaptan başkasını artırmayacağız.
33 - Ömer Öngüt: Tadın azabı! Biz sizin azabınıza ancak azap katarız.
34 - Şaban Piriş: -İşte, tadına bakın, size azaptan başka bir şey artırmayacağız.
35 - Sadık Türkmen: Şimdi tadın! Artık size, azaptan başka bir şey artırmayacağız!
36 - Seyyid Kutub: Şimdi tadın, artık size azabtan başka bir şeyi artırmıyacağız.
37 - Suat Yıldırım: Onun için onlara şöyle diyeceğiz: Yaptığınız kötülüklerin meyvelerini tadın! Artık Bizden sizin azabınızı artırmaktan başka bir şey beklemeyin.
38 - Süleyman Ateş: "Şimdi tadın (yaptıklarınızın tadını), artık size azâbdan başka bir şey artırmayacağız!
39 - Tefhim-ul Kuran: Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını artırmayacağız;
40 - Ümit Şimşek: İşte, tadın; size azaptan başka birşey arttırmayız.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "Hadi, tadıverin! Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız."
NEBE Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40