A'RÂF Suresi 91. ayet meali, A'RÂF-91. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla

A'RÂF Suresi 91. ayet meali, A'RÂF-91. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla

A'RÂF-91 için 41 adet meâl bulundu. Diyanet İşleri (eski) (7/A'RÂF-91: Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.) / Diyanet Vakfi (7/A'RÂF-91: Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
A'RÂF Suresi 91. ayet meali, A'RÂF-91. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
A'RÂF-91 için 41 adet meâl bulundu. Diyanet İşleri (eski) (7/A'RÂF-91: Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.) / Diyanet Vakfi (7/A'RÂF-91: Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.)
فَأَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُواْ فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ ﴿٩١﴾

Fe ehazethumur recfetu fe asbehû fî dârihim câsimîn(câsimîne).

1.fe ehazet-hum: bunun üzerine, böylece onları aldı (helâk etti), yakaladı
2.er recfetu: şiddetli bir sarsıntı
3.fe asbehû: bunun üzerine, böylece oldular
4.fî dâri-him: kendi yurtlarında
5.câsimîne: diz üstü çöküp kalan kimseler


1 - İmam İskender Ali Mihr: Böylece şiddetli bir sarsıntı onları yakaladı. Bunun üzerine kendi yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
2 - Diyanet İşleri: Derken, onları o korkunç sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
3 - Abdul Metin Saruhan: Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Derken, şiddetli bir depremle azâba uğradılar, yurtlarında diz çökmüş bir halde yüzükoyun kapanarak helâk olup gittiler.
5 - Abdullah Parlıyan: Derken bir sarsıntı onların işini bitirdi de, cansız olarak yurtlarında diz üstü yıkılıp kaldılar.
6 - Adem Uğur: Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.
7 - Ahmed Hulusi: Onları o şiddetli sarsıntı yakaladı. . . Yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
8 - Ahmet Tekin: Derken, şiddetli bir gürleme halinde âni bir sarsıntı onların işini bitirdi. Sabahleyin yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.
9 - Ahmet Varol: Bunun üzerine onları kuvvetli bir sarsıntı aldı ve yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
10 - Ali Bulaç: Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da, kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.
11 - Ali Fikri Yavuz: Nihayet onları, o korkunç zelzele (sarsıntı) yakalayıverdi. Böylece evlerinde çöküp helâk oldular.
12 - Ali Ünal: Nihayet o korkunç sarsıntı onları kıskıvrak yakaladı da, (hiçbir kurtulma zaman ve imkânı bulamadan) oldukları yerde yüzüstü kapaklanıp gittiler.
13 - Bayraktar Bayraklı: Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi; yurtlarında diz üstü çöktüler.
14 - Bekir Sadak: Bu yuzden onlari bir sarsinti tuttu ve olduklari yerde diz ustu cokuverdiler.
15 - Celal Yıldırım: (91-92) Bunun üzerine onları müthiş sarsıntı yakalayıverdi ve (böylece) kendi yurtlarında oldukları yerde dizüstü çöküp kaldılar; Şuâyb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç şenşatır yaşamamış gibi oldular. Şuâyb'ı yalanlayanlar ziyana uğrayanların tâ kendileri oldular.
16 - Cemal Külünkoğlu: Derken, onları müthiş bir deprem yakalayıverdi ve yurtlarında/evlerinde cansız olarak dizüstü donakaldılar.
17 - Diyanet İşleri (eski): Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
18 - Diyanet Vakfi: Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.
19 - Edip Yüksel: Bunun üzerine onları bir sarsıntı yakaladı da evlerinde diz üstü çöküverdiler.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Derken onları o recfe tutuverdi, derhal vatanlarında çöke kaldılar
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Derken onları o dehşetli sarsıntı yakalayıverdi ve hemen yurtlarında çökekaldılar.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Derken o (müthiş) sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
23 - Gültekin Onan: Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.
24 - Harun Yıldırım: Nihayet onları şiddetli bir sarsıntı yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
25 - Hasan Basri Çantay: Bunun üzerine onları o müdhiş zelzele yakalayıverdi de yurdlarında diz üstü çöken (helake uğrayan) kimseler oldular.
26 - Hayrat Neşriyat: Bunun üzerine onları o sarsıntı yakaladı da yurtlarında dizüstü çöküp kalan kimseler oldular.
27 - İbni Kesir: Bunun üzerine onları sarsıntı yakalayıverdi. Ve yurtlarında dizüstü çökenler oldular.
28 - İlyas Yorulmaz: Sonra onları bir sarsıntı yakaladı ve yurtlarında dizlerinin üstüne çöküp kaldılar.
29 - Kadri Çelik: Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu da böylece evlerinde diz üstü çöküverenler oldular.
30 - Muhammed Esed: Derken, bir deprem onların işini bitirdi: kendi evlerinde cansız olarak yere serilip kaldılar.
31 - Mustafa İslamoğlu: Derken şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve kendi yurtlarında cansız donakaldılar.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Derken onları şiddetli bir zelzele yakaladı da yurtlarında diz üstü çöken kimseler oldular.
33 - Ömer Öngüt: Derken kendilerini müthiş bir sarsıntı yakalayıverdi, yurtlarında dizüstü çökekaldılar.
34 - Şaban Piriş: (91-92.) Onları dehşetli bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde çöküp kaldılar. Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orda hiç yaşamamış gibi oldular. Şuayb’ı yalanlayanların asıl kendileri mahvoldu.
35 - Sadık Türkmen: Hemen onları titreme yakaladı. Evlerinde diz üstü çökekaldılar.
36 - Seyyid Kutub: Bu arada ani bir yersarsıntısına tutuldular da oldukları yerde yığılıp kalıverdiler.
37 - Suat Yıldırım: Derken şiddetli bir deprem onları kıskıvrak yakaladı ve derhal oldukları yerde çökekaldılar.
38 - Süleyman Ateş: Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
39 - Tefhim-ul Kuran: Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da, kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.
40 - Ümit Şimşek: Sonra onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Bunun üzerine o korkunç titreşim/o büyük zelzele onları yakalayıverdi de öz yurtlarında yere çökmüş hale geldiler.

 

quran-menu
A'RÂF Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112 ,113 ,114 ,115 ,116 ,117 ,118 ,119 ,120 ,121 ,122 ,123 ,124 ,125 ,126 ,127 ,128 ,129 ,130 ,131 ,132 ,133 ,134 ,135 ,136 ,137 ,138 ,139 ,140 ,141 ,142 ,143 ,144 ,145 ,146 ,147 ,148 ,149 ,150 ,151 ,152 ,153 ,154 ,155 ,156 ,157 ,158 ,159 ,160 ,161 ,162 ,163 ,164 ,165 ,166 ,167 ,168 ,169 ,170 ,171 ,172 ,173 ,174 ,175 ,176 ,177 ,178 ,179 ,180 ,181 ,182 ,183 ,184 ,185 ,186 ,187 ,188 ,189 ,190 ,191 ,192 ,193 ,194 ,195 ,196 ,197 ,198 ,199 ,200 ,201 ,202 ,203 ,204 ,205 ,206
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala