KAMER-15 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (54/KAMER-15: Andolsun ki, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık. Fakat düşünen mi var ki,) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (54/KAMER-15: Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?)
KAMER Suresi 15. ayet meali, KAMER-15. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
KAMER-15 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (54/KAMER-15: Andolsun ki, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık. Fakat düşünen mi var ki,) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (54/KAMER-15: Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?)
وَلَقَد تَّرَكْنَاهَا آيَةً فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ ﴿١٥﴾
Ve lekad teraknâhâ âyeten fe hel min muddekir(muddekirin).
| 1. | ve lekad | : ve andolsun ki |
| 2. | teraknâ-hâ | : onu bıraktık |
| 3. | âyeten | : âyet, ibret |
| 4. | fe | : böylece, buna rağmen |
| 5. | hel min muddekirin | : tezekkür eden (ibret alan) var mı? |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve andolsun ki Biz, onu (o gemiyi) bir âyet (ibret) olarak bıraktık. Buna rağmen tezekkür eden (ibret alan) var mı?
2 - Diyanet İşleri: Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
3 - Abdul Metin Saruhan: And olsun ki onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve andolsun ki bir delil olarak bıraktık onu, fakat bir ibret alan mı var?
5 - Abdullah Parlıyan: Andolsun o geminin yapılışını veya tufan hadisesini veya geminin kalıntılarını açık bir belge, tarihi bir ibret ve ayet olarak bıraktık. Öyleyse yok mudur ondan ders almak isteyen?
6 - Adem Uğur: Andolsun ki onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
7 - Ahmed Hulusi: Andolsun ki onu (tekneyi insanlar için) bir işaret olarak (geride) bıraktık! Düşünen yok mu?
8 - Ahmet Tekin: Bu gemileri bir ibret, bir kalıntı olarak bıraktık. Düşünen ibret alan var mı hiç?
9 - Ahmet Varol: Andolsun ki, bunu bir ibret olarak bıraktık. Fakat öğüt alan var mı?
10 - Ali Bulaç: Andolsun, Biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
11 - Ali Fikri Yavuz: Celâlim hakkı için, biz bu vak’ayı (veya gemiyi), bir alâmet (ve ibret dersi) olarak bıraktık; fakat düşünen mi var?
12 - Ali Ünal: (Nihayet dağa oturdu ve onu) gerçeğe bir alâmet, bir ibret olsun diye yerinde bırakıp koruduk. Böyle iken, ibret alacak yok mudur?
13 - Bayraktar Bayraklı: Andolsun ki, gemiyi bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
14 - Bekir Sadak: And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak biraktik; ogut alan yok mudur?
15 - Celal Yıldırım: And olsun ki biz, o gemiyi bir âyet (açık belge ve tarihî bir ibret) olarak bıraktık. Acaba öğüt ve ibret alan var mıdır?
16 - Cemal Külünkoğlu: Andolsun, biz o (tufan olayı)nı bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
17 - Diyanet İşleri (eski): And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?
18 - Diyanet Vakfi: Andolsun ki onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
19 - Edip Yüksel: Bunu bir ders olarak bıraktık. Öğüt alan yok mudur?
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Celâlim hakkı için bıraktık ta onu bir âyet olarak, fakat düşünen mi var?
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Andolsun ki, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık. Fakat düşünen mi var ki,
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
23 - Gültekin Onan: Andolsun, biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
24 - Harun Yıldırım: Andolsun ki biz onu bir ayet olarak bıraktık. O halde var mı ibret alıp düşünen?
25 - Hasan Basri Çantay: Andolsun ki biz bunu bir âyet olarak bırakmışızdır. O halde bir düşünüb ibret alan var mı?
26 - Hayrat Neşriyat: Celâlim hakkı için, bunu (bu gemiyi ve tûfan alâmetlerini) bir ibret olarak bıraktık; o hâlde bir ibret alan var mı?
27 - İbni Kesir: Andolsun ki Biz, onu bir ayet olarak bıraktık. Düşünüp ibret alan var mı?
28 - İlyas Yorulmaz: Yalanlayan Nuh toplumunu da, gelecek kuşaklara ibret olarak bıraktık. Düşünen yok mudur?
29 - Kadri Çelik: Şüphesiz biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat hatırlayıp kendine gelen var mı?
30 - Muhammed Esed: Ve böyle (yüzen gemi)leri (insana rahmetimizin) ebedi bir işareti kıldık. Öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen?
31 - Mustafa İslamoğlu: Doğrusu Biz, bu (kıssayı) bir (ibret) belgesi olarak bıraktık: öyleyse yok mudur ders alan?
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (15-16) Ve şanım hakkı için onu (o gemiyi) bir ibret olmak üzere bıraktık fakat hani yâd edip ibret alan? Artık Benim azabım ve korkutmam nasıl imiş?
33 - Ömer Öngüt: Andolsun ki biz onu bir ibret olarak bıraktık. Öğüt alan yok mudur?
34 - Şaban Piriş: Onu bir ayet (işaret) olarak bırakmıştık. İbret alan var mı?
35 - Sadık Türkmen: Ant olsun, onu bir ibret olarak bıraktık. Düşünüp de ibret alan yok mudur?
36 - Seyyid Kutub: Biz onu bir ibret dersi olarak geride bıraktık. İbret alan yok mu?
37 - Suat Yıldırım: Biz bir ibret olsun diye, o gemiyi geriye bıraktık. Haydi, var mı ibret alan?
38 - Süleyman Ateş: Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
39 - Tefhim-ul Kuran: Andolsun, biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
40 - Ümit Şimşek: Biz onu geride bir ibret olarak bıraktık. Fakat hani ibret alacak olan?
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yemin olsun ki, biz onu bir ibret ve işaret olarak arkaya bıraktık. Yok mu araştırıp öğüt alacak?
KAMER Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55