KAMER-20, KAMER Suresi 20. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

KAMER-20, KAMER Suresi 20. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

KAMER-20 için 41 adet meâl bulundu. Hayrat Neşriyat (54/KAMER-20: İnsanları çekip alıyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler!) / İbni Kesir (54/KAMER-20: İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp yere seriyordu.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
KAMER-20, KAMER Suresi 20. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
KAMER-20 için 41 adet meâl bulundu. Hayrat Neşriyat (54/KAMER-20: İnsanları çekip alıyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler!) / İbni Kesir (54/KAMER-20: İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp yere seriyordu.)
تَنزِعُ النَّاسَ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ مُّنقَعِرٍ ﴿٢٠﴾

Tenziun nâse ke ennehum a’câzu nahlin munkair(munkairin).

1.tenziu: çekip alır, söküp atar, havaya fırlatıp atar
2.en nâse: insanlar
3.keenne-hum: sanki onlar ... gibi
4.a'câzu: artıklar, arta kalanlar, geriye kalanlar, kütükler
5.nahlin: hurma ağaçları
6.munkairin: kökünden sökülmüş olan


1 - İmam İskender Ali Mihr: (Öyle bir rüzgâr ki) insanları, sanki kökünden koparılmış hurma kütükleri gibi (havaya fırlatıp) atar.
2 - Diyanet İşleri: İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
3 - Abdul Metin Saruhan: O rüzgar, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Onları kökünden koparmadaydı, sanki köklerinden kopup baş aşağı devrilen hurma kütükleriydi onlar.
5 - Abdullah Parlıyan: O rüzgar, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
6 - Adem Uğur: O rüzgâr, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
7 - Ahmed Hulusi: İnsanları, sanki sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp atıyordu.
8 - Ahmet Tekin: İnsanların kafalarını koparan bir rüzgar estirdik. İnsanlar sanki kökünden sökülmüş hurma gövdeleri gibi yere serilmişti.
9 - Ahmet Varol: İnsanları söküp savuruyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi (görünüyorlardı).
10 - Ali Bulaç: İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.
11 - Ali Fikri Yavuz: Öyle ki, insanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi söküb atıyordu.
12 - Ali Ünal: Öyle ki, insanları kökünden sökülmüş, içi boş hurma kütükleri gibi fırlatıp atıyordu.
13 - Bayraktar Bayraklı: O rüzgâr, insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
14 - Bekir Sadak: (19-20) Nitekim uzerlerine, insanlari, sokulmus hurma kutugu gibi kopararak yere seren, dondurucu bir ruzgari ugursuzlugu devam eden bir gunde gonderdik.
15 - Celal Yıldırım: (20-21) İnsanları bulundukları yerden söküp atıyordu da her biri sanki kökünden devrilen birer hurma kütüğüne benziyordu. Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (bir görün) ?.
16 - Cemal Külünkoğlu: (Öyle bir kasırga ki) insanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
17 - Diyanet İşleri (eski): (19-20) Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
18 - Diyanet Vakfi: O rüzgâr, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
19 - Edip Yüksel: İnsanları, sanki köklerinden koparılmış hurma kötükleriymiş gibi yıkıyordu.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: İnsanları kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yolar
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): İnsanları, kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yoluyordu.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): (O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
23 - Gültekin Onan: İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.
24 - Harun Yıldırım: İnsanları koparıp atıyordu. Sanki onlar kökünden kopmuş hurma kütükleri idiler.
25 - Hasan Basri Çantay: (Öyle bir fırtına ki) insanları, sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imiş gibi, ta temelinden kopar (ıb helake uğrat) ıyordu.
26 - Hayrat Neşriyat: İnsanları çekip alıyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler!
27 - İbni Kesir: İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp yere seriyordu.
28 - İlyas Yorulmaz: O rüzgâr insanları, kökünden sökülüp atılan hurma ağaçları gibi, savurup atıyordu.
29 - Kadri Çelik: Sanki kökünden sökülüp atılmış hurma kütükleriymiş gibi insanları söküp atıyordu.
30 - Muhammed Esed: (bu kasırga,) insanları köklerinden koparılmış hurma kütükleri gibi savurup attı.
31 - Mustafa İslamoğlu: insanları öyle savuruyordu ki, sanki onlar kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi (yere serildiler).
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (19-20) Şüphe yok ki, Biz onların üzerine uğursuz, devamlı bir günde bir soğuk rüzgar gönderdik. İnsanları koparıyordu. Onlar, sanki dibinden kopmuş hurma kütükleri imişler.
33 - Ömer Öngüt: O rüzgâr insanları, sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp yere seriyordu.
34 - Şaban Piriş: Sanki kökünden sökülmüş hurma ağacının kökleri gibi insanları yerlerinden koparıp atıyordu.
35 - Sadık Türkmen: Insanları, dibinden sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp atıyordu!
36 - Seyyid Kutub: Bu kasırga insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi havaya kaldırıp savuruyordu.
37 - Suat Yıldırım: Öyle ki insanları, kökü sökülmüş, içi boş hurma kütükleri gibi fırlatıp atıyordu.
38 - Süleyman Ateş: İnsanları sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp deviriyordu.
39 - Tefhim-ul Kuran: İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.
40 - Ümit Şimşek: Bir fırtına ki, insanları kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi yerlerinden koparıp atıyordu.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: İnsanları, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

 

quran-menu
KAMER Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala