KAMER-46 için 41 adet meâl bulundu. Ahmet Varol (54/KAMER-46: Daha doğrusu, asıl onlara vaadedilen (azab)ın geleceği vakit kıyamet saatidir. Kıyamet saati ise daha korkulu bir felakettir ve daha acıdır.) / Ali Bulaç (54/KAMER-46: Daha doğrusu onlara va'dedilen (asıl azab) (kıyamet) saatidir. O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.)
KAMER Suresi 46. ayet meali, KAMER-46. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
KAMER-46 için 41 adet meâl bulundu. Ahmet Varol (54/KAMER-46: Daha doğrusu, asıl onlara vaadedilen (azab)ın geleceği vakit kıyamet saatidir. Kıyamet saati ise daha korkulu bir felakettir ve daha acıdır.) / Ali Bulaç (54/KAMER-46: Daha doğrusu onlara va'dedilen (asıl azab) (kıyamet) saatidir. O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.)
بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ أَدْهَى وَأَمَرُّ ﴿٤٦﴾
Belis sâatu mev’ıduhum ves sâ’atu edhâ ve emerr(emerru).
| 1. | bel | : hayır |
| 2. | es sâatu | : o saat |
| 3. | mev'ıdu-hum | : onlara vaadedilen |
| 4. | ve es sâatu | : ve o saat |
| 5. | edhâ | : daha korkunç |
| 6. | ve emerru | : ve daha dehşetlidir |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Hayır, onlara vaadedilen (azap), o saattir (kıyâmet vaktidir). Ve o saat, daha korkunç ve daha dehşetlidir.
2 - Diyanet İşleri: Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha acıdır.
3 - Abdul Metin Saruhan: Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Onlara vaadedilen azâbın mukadder zamânı kıyâmettir ve kıyâmetin azâbı, daha da zararlıdır ve daha da acı.
5 - Abdullah Parlıyan: Daha doğrusu onlara vaat edilen asıl azap, kıyamet saatidir. Kıyamet gününün azabı ise, daha korkunç ve daha acı olacaktır.
6 - Adem Uğur: Bilakis kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır.
7 - Ahmed Hulusi: Hayır, onların azapla buluşma zamanı O Saat'tir (ölüm)! O saat, (savaş yenilgisinden) daha şiddetli ve daha acıdır.
8 - Ahmet Tekin: Asıl Kıyamet onların tehdit edildiği cezalandırma ânıdır. O vakit, daha feci ve daha acıdır.
9 - Ahmet Varol: Daha doğrusu, asıl onlara vaadedilen (azab)ın geleceği vakit kıyamet saatidir. Kıyamet saati ise daha korkulu bir felakettir ve daha acıdır.
10 - Ali Bulaç: Daha doğrusu onlara va'dedilen (asıl azab) (kıyamet) saatidir. O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.
11 - Ali Fikri Yavuz: Daha doğrusu onların asıl azab vakti, kıyamettedir. O vaktin azabı daha müdhiş, daha acıdır.
12 - Ali Ünal: Onları asıl bekleyen ise, Kıyamet’tir; Kıyamet’in dehşeti çok daha müthiş, çok daha acıdır.
13 - Bayraktar Bayraklı: Doğrusu kıyamet saati onların azap vaktidir. O saat daha dehşetli ve daha acıdır.
14 - Bekir Sadak: Kiyamet onlarin azap ile vadedildikleri gundur. O ne korkunc, ne aci bir gundur!
15 - Celal Yıldırım: Hayır, onlara va'dolunan gün Kıyâmet'tir. Kıyamet gününün (azabı) daha korkunç ve daha acıdır.
16 - Cemal Külünkoğlu: Daha doğrusu, onlara vadedilen (asıl) azap vakti o, kıyamet saatidir. Kıyamet saatinin dehşeti ise tarif edilemeyecek kadar müthiş ve acı olacaktır!
17 - Diyanet İşleri (eski): Kıyamet onların azap ile vadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür!
18 - Diyanet Vakfi: Bilakis kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır.
19 - Edip Yüksel: Saat onları beklemektedir, daha korkunç ve acıdır.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Daha doğrusu onların asıl mev'ıdi saattir ve o saat daha acı ve daha belâ ve beterdir.
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Daha doğrusu onların asıl buluşma zamanları kıyamettir. Kıyamet ise daha acı ve daha bela ve beterdir.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır.
23 - Gültekin Onan: Daha doğrusu onlara vaadedilen (asıl azab) (kıyamet) saatidir. O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.
24 - Harun Yıldırım: Asıl onlara vadedilen saattir. O saat daha büyük bir bela ve daha acıdır.
25 - Hasan Basri Çantay: Daha doğrusu onlara va'd olunan asıl (azabın) vakti, o sâatdir. O saat (in azâbı) daha belâlı, daha acıdır.
26 - Hayrat Neşriyat: Hayır! Onlara va'd olunan (asıl azab vakti) kıyâmettir; çünki kıyâmet, daha dehşetli ve daha acıdır!
27 - İbni Kesir: Daha doğrusu onlara vaadolunan asıl saattir. O saat ne belalı, ne acıdır.
28 - İlyas Yorulmaz: Hayır, kıyamet saati onlara vaat edilmiş ve O kıyamet saati onlar için daha belalı olarak başlarına kesinlikle gelecektir.
29 - Kadri Çelik: Daha doğrusu onlara vaat edilen (asıl azap) kıyamettir. O kıyamet, daha korkunç bir bela ve daha acıdır.
30 - Muhammed Esed: Evet! Son Saat, onların kaderleriyle gerçekten buluşacakları andır; ve o Son Saat en korkunç ve en acı (an) olacaktır;
31 - Mustafa İslamoğlu: Ne var ki onların asıl randevuları Son Saat'tir; işte o Son Saat en dehşetli, en acı olanıdır.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (46-47) Hayır. Onların asıl mev'idleri Kıyamettir. O Kıyamet ise daha dehşetlidir ve daha acıdır. Şüphe yok ki günahkârlar, bir sapıklık ve çılgın ateşler içindedirler.
33 - Ömer Öngüt: Kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir. O saat cidden çok feci ve çok acıdır.
34 - Şaban Piriş: Onlara asıl vaat edilen kıyamettir. Kıyamet daha korkunç ve daha acıdır.
35 - Sadık Türkmen: Onlara söz verilen asıl saat ise; pek belâlı ve pek acıklı saattir.
36 - Seyyid Kutub: Asıl azaba kıyamet günü çarpılacaklardır. Kıyamet günü onlar için daha feci ve daha acıdır.
37 - Suat Yıldırım: Daha doğrusu, onların asıl buluşma zamanları, kıyamet saatidir. Kıyamet saatinin dehşeti ise tarif edilemeyecek kadar müthiş ve acıdır!
38 - Süleyman Ateş: Hayır, buluşma zamanları o (uyarıldıkları) sâ'attir. O sâ'at cidden çok feci ve acıdır;
39 - Tefhim-ul Kuran: Daha doğrusu onlara va'dedilen (asıl azab) kıyamet saatidir. O, kıyamet saati, 'kurtuluşu olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.
40 - Ümit Şimşek: Onlara vaad olunan asıl ceza kıyamet günüdür. Kıyamet günü ise daha büyük bir belâdır ve daha da acıdır.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Hayır, buluşma zamanları kıyamet saatidir. Ne korkunç, ne acıdır o saat!
KAMER Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55