KAMER-40 için 41 adet meâl bulundu. (İmam İskender Ali Mihr) Ve andolsun ki Biz, Kur’ân’ı zikir için kolaylaştırdık. Buna rağmen tezekkür eden (ibret alan) var mı? / Diyanet İşleri (54/KAMER-40: Andolsun, biz Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?)
KAMER Suresi 40. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 54/KAMER-40
KAMER-40 için 41 adet meâl bulundu. (İmam İskender Ali Mihr) Ve andolsun ki Biz, Kur’ân’ı zikir için kolaylaştırdık. Buna rağmen tezekkür eden (ibret alan) var mı? / Diyanet İşleri (54/KAMER-40: Andolsun, biz Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?)
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْآنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ ﴿٤٠﴾
Ve lekad yessernâl kur’âne liz zikri fe hel min muddekir(muddekirin).
| 1. | ve lekad | : ve andolsun ki |
| 2. | ye es sernâ | : biz kolaylaştırdık |
| 3. | el kur'âne | : Kur'ân |
| 4. | li ez zikri | : zikir için |
| 5. | fe | : buna rağmen |
| 6. | hel | : var mı? |
| 7. | min muddekirin | : tezekkür eden, ibret alan |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve andolsun ki Biz, Kur’ân’ı zikir için kolaylaştırdık. Buna rağmen tezekkür eden (ibret alan) var mı?
2 - Diyanet İşleri: Andolsun, biz Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
3 - Abdul Metin Saruhan: And olsun biz Kur’an’ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve andolsun ki öğüt ve ibret için Kur'ân'ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
5 - Abdullah Parlıyan: Bu sebeple biz Kur'ân'ı okumak, öğrenmek, ezberlemek, yaşamak ve öğüt almak için kolaylaştırdık, fakat öğüt alıp düşünen var mıdır?
6 - Adem Uğur: Andolsun biz Kur'an'ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
7 - Ahmed Hulusi: Andolsun ki Kurân'ı kolaylaştırdık, hakikatin hatırlanması ve tefekkürü için! Buna göre bir düşünen yok mu?
8 - Ahmet Tekin: Biz Kur’ân’ı okunarak ibadet edilsin, öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Düşünen, öğüt alan, okuyarak ibadet eden var mı hiç?
9 - Ahmet Varol: Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
10 - Ali Bulaç: Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
11 - Ali Fikri Yavuz: And olsun ki, biz Kur’an’ı düşünüb öğüd almak için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?
12 - Ali Ünal: Gerçek şu ki, Kur’ân’ı (insanın dilinde indirmekle) Allah’ı anma, onu indirmekteki gayesini anlama ve ondan gereken dersi alma adına kolaylaştırdık. Yok mudur düşünüp ders alacak?
13 - Bayraktar Bayraklı: Andolsun ki Kur'ân'ı, düşünenler için kolaylaştırdık. Düşünen var mı?
14 - Bekir Sadak: And olsun ki, Kuran'i ogut olsun diye kolaylastirdik; ogut alan yok mudur? *
15 - Celal Yıldırım: And olsun ki biz, Kur'ân'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Öğüt ve ibret alan var mıdır?
16 - Cemal Külünkoğlu: Andolsun ki biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
17 - Diyanet İşleri (eski): And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
18 - Diyanet Vakfi: Andolsun biz Kur'an'ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
19 - Edip Yüksel: Kuran'ı mesaj için kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Andolsun ki, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık, fakat düşünen mi var?
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
23 - Gültekin Onan: Andolsun biz Kuran'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
24 - Harun Yıldırım: Andolsun biz Kur’an’ı zikir için kolaylaştırdık. O halde var mı ibret alıp düşünen?
25 - Hasan Basri Çantay: Andolsun ki biz Kur'ânı düşünmek için kolaylaşdırmışızdır. O halde var mı düşünen?
26 - Hayrat Neşriyat: Şânım hakkı için, (biz) Kur’ân’ı nasîhat alınsın diye kolaylaştırdık; fakat bir nasîhat alan var mı?
27 - İbni Kesir: Andolsun ki; Biz, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp ibret alan var mı?
28 - İlyas Yorulmaz: Biz Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Yok mu düşünen?
29 - Kadri Çelik: Şüphesiz biz Kur'an'ı hatırlatma olsun diye kolaylaştırdık. Fakat hatırlayıp kendine gelen var mı?
30 - Muhammed Esed: Bu nedenle, Biz bu Kuran'ı akılda kolay tutulur kıldık. Öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen?
31 - Mustafa İslamoğlu: İşte Biz bu Kur'an'ı ders alınsın diye kolaylaştırdır: öyleyse yok mudur ders alan!
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (39-40) «Artık azabımı ve tehditlerimi tadın!» (dedik). Kasem olsun ki, Biz Kur'an'ı düşünülmek için kolaylaştırdık. Fakat düşünen var mı?
33 - Ömer Öngüt: Andolsun ki biz Kur'an'ı anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
34 - Şaban Piriş: Andolsun ki öğüt olması için Kur’an’ı kolaylaştırdık. İbret alan var mı?
35 - Sadık Türkmen: Ant olsun, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt/ibret alan yok mudur?
36 - Seyyid Kutub: Biz Kur'an'dan öğüt alınabilsin diye onu kolay anlaşılır kıldık. Yok mu öğüt alan?
37 - Suat Yıldırım: Yemin olsun: Biz, ders alınsın diye Kur’ân’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık. Haydi, var mı düşünen ve ibret alan?
38 - Süleyman Ateş: Andolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
39 - Tefhim-ul Kuran: Andolsun biz Kur'an'ı zikr (ile öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
40 - Ümit Şimşek: And olsun, Biz Kur'ân'ı zikir için kolaylaştırdık. Fakat hani ibret alacak olan?
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!
KAMER Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55