KAMER-22 için 41 adet meâl bulundu. Muhammed Esed (54/KAMER-22: Bu nedenle Biz bu Kuran'ı akılda kolay tutulur kıldık. Öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen?) / Ömer Nasuhi Bilmen (54/KAMER-22: (21-22) O halde nâsıl olmuş oldu azabım ve tehditlerim? Ve kasem olsun ki, Biz Kur'an'ı düşünülmek için kolaylaştırdık, fakat düşünen var mı?)
KAMER Suresi 22. ayet meali, KAMER-22. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
KAMER-22 için 41 adet meâl bulundu. Muhammed Esed (54/KAMER-22: Bu nedenle Biz bu Kuran'ı akılda kolay tutulur kıldık. Öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen?) / Ömer Nasuhi Bilmen (54/KAMER-22: (21-22) O halde nâsıl olmuş oldu azabım ve tehditlerim? Ve kasem olsun ki, Biz Kur'an'ı düşünülmek için kolaylaştırdık, fakat düşünen var mı?)
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْآنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ ﴿٢٢﴾
Ve lekad yessernâl kur’âne liz zikri fe hel min muddekir(muddekirin).
| 1. | ve lekad | : ve andolsun ki |
| 2. | yessernâ | : biz kolaylaştırdık |
| 3. | el kur'âne | : Kur'ân |
| 4. | li ez zikri | : zikir için |
| 5. | fe | : fakat, buna rağmen |
| 6. | hel min muddekirin | : tezekkür eden (ibret alan) var mı? |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve andolsun ki Biz, Kur’ân’ı zikir için kolaylaştırdık. Buna rağmen tezekkür eden (ibret alan) var mı?
2 - Diyanet İşleri: Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
3 - Abdul Metin Saruhan: And olsun biz Kur’an’ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve andolsun ki öğüt ve ibret için Kur'ân'ı kolaylaştırdık, fakat bir ibret alan mı var?
5 - Abdullah Parlıyan: Bu nedenle biz Kur'ân'ı okumak, öğrenmek, ezberlemek, yaşamak ve öğüt almak için kolaylaştırdık, fakat öğüt alıp düşünen var mıdır?
6 - Adem Uğur: Andolsun biz Kur'an'ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?
7 - Ahmed Hulusi: Andolsun ki Kurân'ı kolaylaştırdık hakikatin hatırlanması ve tefekkürü için! Düşünen yok mu?
8 - Ahmet Tekin: Andolsun biz Kur’ân’ı okunarak ibadet edilsin, öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Düşünen, öğüt alan, okuyarak ibadet eden var mı hiç?
9 - Ahmet Varol: Andolsun ki, Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alan var mı?
10 - Ali Bulaç: Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
11 - Ali Fikri Yavuz: And olsun ki, biz Kur’an’ı düşünüb öğüd almak için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?
12 - Ali Ünal: Gerçek şu ki, Kur’ân’ı (insanın dilinde indirmekle) Allah’ı anma, onu indirmekteki gayesini anlama ve ondan gereken dersi alma adına kolaylaştırdık. Yok mudur düşünüp ders alacak?
13 - Bayraktar Bayraklı: Andolsun ki Kur'ân'ı, düşünenler için kolaylaştırdık. Düşünen var mı?
14 - Bekir Sadak: And olsun ki, Kuran'i ogut olsun diye kolaylastirdik; ogut alan yok mudur? *
15 - Celal Yıldırım: And olsun ki biz, Kur'ân'ı öğüt ve ibret almak için kolaylaştırdık. Öğüt ve ibret alan var mıdır?
16 - Cemal Külünkoğlu: Andolsun ki biz, Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
17 - Diyanet İşleri (eski): And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
18 - Diyanet Vakfi: Andolsun biz Kur'an'ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?
19 - Edip Yüksel: Kuran'ı mesaj için kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Andolsun ki, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık, fakat düşünen mi var?
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
23 - Gültekin Onan: Andolsun biz Kuran'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
24 - Harun Yıldırım: Andolsun biz Kur’an’ı zikir için kolaylaştırdık. O halde var mı ibret alıp düşünen?
25 - Hasan Basri Çantay: Andolsun ki biz Kur'ânı düşünmek için kolaylaşdırmışızdır. O halde var mı bir düşünen?
26 - Hayrat Neşriyat: Şânım hakkı için, (biz) Kur’ân’ı nasîhat alınsın diye kolaylaştırdık; fakat bir nasîhat alan var mı?
27 - İbni Kesir: Andolsun ki; Biz, Kur'an'ı, düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt alan var mı?
28 - İlyas Yorulmaz: Biz Kur'an'ı öğüt alınması için kolaylaştırdık. Yok mu düşünen?
29 - Kadri Çelik: Şüphesiz biz Kur'an'ı hatırlatma olsun diye kolaylaştırdık. Fakat hatırlayıp kendine gelen var mı?
30 - Muhammed Esed: Bu nedenle Biz bu Kuran'ı akılda kolay tutulur kıldık. Öyleyse, yok mudur ondan ders almak isteyen?
31 - Mustafa İslamoğlu: Ve doğrusu Biz bu Kur'an'ı ders alınsın diye kolaylaştırdık: öyleyse yok mudur ders alan?
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (21-22) O halde nâsıl olmuş oldu azabım ve tehditlerim? Ve kasem olsun ki, Biz Kur'an'ı düşünülmek için kolaylaştırdık, fakat düşünen var mı?
33 - Ömer Öngüt: Andolsun ki biz Kur'an'ı anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
34 - Şaban Piriş: Andolsun ki Kur’an’ı öğüt olması için kolaylaştırdık. Öğüt alan var mı?
35 - Sadık Türkmen: Ant olsun, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt/ibret alan yok mudur?
36 - Seyyid Kutub: Biz Kur'an'dan öğüt alınabilsin diye onu kolay anlaşılır kıldık. Yok mu öğüt alan?
37 - Suat Yıldırım: Yemin olsun! Biz ders alınsın diye Kur’ân’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık. Haydi var mı düşünen ve ibret alan?
38 - Süleyman Ateş: Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
39 - Tefhim-ul Kuran: Andolsun biz Kur'an'ı zikr (ile öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
40 - Ümit Şimşek: And olsun, Biz Kur'ân'ı zikir için kolaylaştırdık. Fakat hani ibret alacak olan?
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?
KAMER Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55