KAMER-3 için 41 adet meâl bulundu. Adem Uğur (54/KAMER-3: Yalanladılar ve kendi heveslerine uydular. Halbuki her işin ulaşacağı yeri vardır.) / Ahmed Hulusi (54/KAMER-3: Yalanladılar ve hevâlarına (nefslerine hoş gelen şeylere, sonu boş arzularına) tâbi oldular! (Oysa) her hükmün gereği açığa çıkacaktır!)
54/KAMER-3
وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُوا أَهْوَاءهُمْ وَكُلُّ أَمْرٍ مُّسْتَقِرٌّ ﴿٣﴾
Ve kezzebû vettebeû ehvâehum ve kullu emrin mustekırrun.
| 1. | ve kezzebû | : ve yalanladılar |
| 2. | ve ittebeû | : ve tâbî oldular |
| 3. | ehvâe-hum | : kendi nefslerine (hevalarına) |
| 4. | ve kullu emrin | : ve bütün işler |
| 5. | mustekırrun | : kararlaştırılmış, belirlenmiş |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve yalanladılar ve de kendi hevalarına tâbî oldular. Ve bütün işler kararlaştırılmıştır.
2 - Diyanet İşleri: Peygamberi yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Hâlbuki her iş, (Allah nasıl takdir ettiyse öylece) gerçekleşecek (değişmeyecek)tir.
3 - Abdul Metin Saruhan: Yalanladılar ve kendi heveslerine uydular. Halbuki her işin ulaşacağı yeri vardır.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve yalanlarlar ve dileklerine uyarlar ve her iş, kararlaştırılmıştır.
5 - Abdullah Parlıyan: Onlar hakkı yalanladılar, kendi arzu ve heveslerine uydular. Halbuki bütün işler bir hedefe ulaşmaktadır, yani Allah'ın kararına kimse engel olamaz.
6 - Adem Uğur: Yalanladılar ve kendi heveslerine uydular. Halbuki her işin ulaşacağı yeri vardır.
7 - Ahmed Hulusi: Yalanladılar ve hevâlarına (nefslerine hoş gelen şeylere, sonu boş arzularına) tâbi oldular! (Oysa) her hükmün gereği açığa çıkacaktır!
8 - Ahmet Tekin: Ortaya konulan ilâhî plan mutlaka gerçekleşip hedefine vardığı halde, onlar peygamberleri yalanladılar, şahsî arzu ve ihtiraslarına uydular.
9 - Ahmet Varol: Yalanladı ve kendi arzularına uydular. Oysa her iş yerini bulacaktır.
10 - Ali Bulaç: Yalanladılar ve kendi heva (istek ve tutku)larına uydular; oysa her iş 'sonunda kendi amacına varıp karar kılacaktır.'
11 - Ali Fikri Yavuz: (Kıyameti ve mucizeyi) inkâr ettiler; hevalarına uydular. Halbuki (Allah’ın vaad ettiği) her iş için bir hakikat var.
12 - Ali Ünal: Onlar, (Rasûlü de, gösterdiği mucizeleri de) yalanlamakta ve heva–heveslerine uymaktadırlar. Ama (bilmeliler ki,) her mesele için belli bir zaman, kararlaştırılmış bir son vardır (ve onlar, elbette gerçeği görecek ve bileceklerdir).
13 - Bayraktar Bayraklı: Onlar yalanladılar ve kendi arzularına uydular. Oysa her işin varacağı bir yeri vardır.
14 - Bekir Sadak: Yalanlarlar da kendi heveslerine uyarlar. Ama her isin karar kilacagi bir sonucu vardir.
15 - Celal Yıldırım: (Hakk'ı) yalanladılar da kendi heveslerine uydular. Oysa her işin kararlaştırılmış bir vakti vardır.
16 - Cemal Külünkoğlu: (Müşrikler, Peygamberi) yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Hâlbuki her iş, (Allah'ın takdirine göre) gerçekleşecektir.
17 - Diyanet İşleri (eski): Yalanlarlar da kendi heveslerine uyarlar. Ama her işin karar kılacağı bir sonucu vardır.
18 - Diyanet Vakfi: Yalanladılar ve kendi heveslerine uydular. Halbuki her işin ulaşacağı yeri vardır.
19 - Edip Yüksel: Yalanladılar; arzularına ve tümüyle statükoya uydular.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Yalan dediler, hevâlarına uydular, halbuki her emir müstekır
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Yalan dediler, arzularına uydular. Halbuki, her iş (Allah takdirinde) yerini almıştır.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.
23 - Gültekin Onan: Yalanladılar ve kendi hevalarına uydular; oysa her buyruk 'sonunda kendi amacına varıp karar kılacaktır'.
24 - Harun Yıldırım: Yalanladılar ve hevalarına uydular. Halbuki her işin kararlaştırılmış bir vadesi vardır.
25 - Hasan Basri Çantay: (Peygamberi) tekzîbetdiler. Hevâ (ve heves) lerine uydular. Halbuki (hayr-u şer) her iş bir gaayeye bağlıdır.
26 - Hayrat Neşriyat: (Peygamberi) yalanladılar ve (nefislerinin) arzularına uydular; hâlbuki (mukadder olan) her iş, yerini bulucudur (vakti geldiğinde olur).
27 - İbni Kesir: Ve yalanlayıp kendi heveslerine uyarlar. Ve her iş kararlaşmıştır.
28 - İlyas Yorulmaz: Böylece onlar yalanladılar ve nefislerinin arzularına uydular. Ancak sonuçta, her iş için karar verecek olan birisi vardır.
29 - Kadri Çelik: Yalanladılar ve kendi hevalarına uydular; hâlbuki her işin ulaşacağı bir yer vardır.
30 - Muhammed Esed: çünkü onlar kendi arzu ve heveslerine uyarak bunu yalanlamaya şartlanmışlardır. Ama her şeyin doğruluğu sonunda ortaya çıkacaktır.
31 - Mustafa İslamoğlu: zaten hep yalanlıyorlar ve önyargılarının peşine düşüyorlar. Sonuçta, her hakikatin ortaya çıkmak (gibi bir huyu) var.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve onlar tekzîp ettiler ve kendi hevâlarına uydular. Halbuki, her iş kararlaşmıştır.
33 - Ömer Öngüt: Yalanladılar ve kendi heveslerine uydular. Halbuki her iş kararlaşmıştır.
34 - Şaban Piriş: Yalanlayıp, heveslerine uydular. Oysa her iş kararlaştırılmıştır.
35 - Sadık Türkmen: Yalanlarlar ve kendi heveslerine uyarlar. Oysa her iş/haber verilen herşey yerini bulacaktır.
36 - Seyyid Kutub: Yalanladılar, keyfi arzularına uydular; ama herşey yerinde duruyor.
37 - Suat Yıldırım: Onlar hakkı yalan saydılar, heva ve heveslerine uydular. Halbuki her iş gibi bu nübüvvetin de kararlaştırılmış bir sonu elbette vardır.
38 - Süleyman Ateş: Yalanladılar, nefislerinin heveslerine uydular. Halbuki her iş, yerini bulacaktır (Allâh'ın kararına kimse engel olamaz).
39 - Tefhim-ul Kuran: Yalanladılar ve kendi heva (istek ve tutku)larına uydular; oysa her iş sonunda kendi amacına varıp karar kılacaktır.
40 - Ümit Şimşek: Onlar kendi heveslerine uyup Peygamberi yalanladılar. Oysa her iş için belirlenmiş bir hedef vardır.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yalanladılar; kendi heves ve kuruntularına uydular. Oysaki her iş ve oluş karara, ölçüye ve düzene bağlanmıştır.
KAMER Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55