KAMER-38, KAMER Suresi 38. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

KAMER-38, KAMER Suresi 38. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

KAMER-38 için 41 adet meâl bulundu. Sadık Türkmen (54/KAMER-38: Ant olsun, onları önü alınmaz bir azap bir sabah vakti yakalayıverdi.) / Diyanet İşleri (54/KAMER-38: Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
KAMER-38, KAMER Suresi 38. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
KAMER-38 için 41 adet meâl bulundu. Sadık Türkmen (54/KAMER-38: Ant olsun, onları önü alınmaz bir azap bir sabah vakti yakalayıverdi.) / Diyanet İşleri (54/KAMER-38: Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.)
وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ ﴿٣٨﴾

Ve lekad sabbehahum bukraten azâbun mustekırr(mustekırrun).

1.ve lekad: ve andolsun ki
2.sabbeha-hum: onlara bir sabah vakti ... oldu
3.bukraten: erkenden
4.azâbun: bir azap
5.mustekırrun: istikrarlı, devamlı


1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve andolsun ki, onları sabahleyin daimî bir azap yakaladı.
2 - Diyanet İşleri: Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.
3 - Abdul Metin Saruhan: Bir sabah kendilerine, yakalarını birdaha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve andolsun ki bir sabah çağı üstlerine bir azap çöküvermişti onların.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve andolsun ki, bir sabah vakti onların üzerlerine bir azap çöküvermişti.
6 - Adem Uğur: Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
7 - Ahmed Hulusi: Andolsun ki yerini bulmuş azap onlara sabahleyin bastırdı.
8 - Ahmet Tekin: Bir sabah erkenden, kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
9 - Ahmet Varol: Andolsun ki, bir sabah erkenden kalıcı bir azap [1] üzerlerine çöküverdi.
10 - Ali Bulaç: Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi.
11 - Ali Fikri Yavuz: Celâlim hakkı için, bir sabah vakti, devamlı bir azab onları bastırıverdi. (Bu azab, cehenneme atılışlarına dek devam edecektir).
12 - Ali Ünal: Önüne geçilemez kalıcı bir azap kendilerini sabahleyin bastırıverdi.
13 - Bayraktar Bayraklı: Andolsun ki, bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
14 - Bekir Sadak: And olsun ki, sabah erken, onu alinmaz bir azap baslarina geldi.
15 - Celal Yıldırım: (38-39) And olsun ki, bir sabah devam eden bir azâb onlara geliverdi. «Tadın azabımı ve uyarılarımı!» (dedik),
16 - Cemal Külünkoğlu: Andolsun ki, sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı.
17 - Diyanet İşleri (eski): And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.
18 - Diyanet Vakfi: Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
19 - Edip Yüksel: Ertesi gün, yaman bir azap sabahlarını kutladı.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ve Celâlim hakkı için bastırıverdi kendilerini bir sabah bir azâbı müstekır
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Andolsun ki, kendilerini kararlı bir azap bir sabah bastırıverdi.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.
23 - Gültekin Onan: Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi.
24 - Harun Yıldırım: Andolsun yerini bulmuş ve geri çevrilemez bir azab, sabahleyin erkenden onları bastırdı.
25 - Hasan Basri Çantay: Andolsun ki onlara bir sabah, (yakalarını) asla bırakmayacak olan bir azâb baskın yapdı.
26 - Hayrat Neşriyat: And olsun ki devamlı bir azab, onları bir sabah erkenden yakalayıverdi.
27 - İbni Kesir: Andolsun ki; bir sabah erken, önü alınmaz bir azab geldi başlarına.
28 - İlyas Yorulmaz: Kararlı bir şekilde verilmiş azap, onları sabah yakaladı.
29 - Kadri Çelik: Şüphesiz onları bir sabah vakti erkenden, önü alınmaz bir azap yakalayıp bastırıverdi.
30 - Muhammed Esed: Nitekim sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı:
31 - Mustafa İslamoğlu: Mamafih, sabahleyin erkenden kalıcı izler bırakan bir azap onları kuşattı:
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (37-38) Andolsun ki, o misafirlerinden dolayı O'ndan mutalebede bulunmuşlardı. Artık Biz de onların gözlerini silip kör ettik, «Haydin azabımı ve tehditlerimi tadın!» (deyiverdik). Andolsun ki, onları sabahleyin erkenden bir daimi azab yakaladı.
33 - Ömer Öngüt: Bir sabah erken kendilerine, önü alınmaz bir azap gelip çattı.
34 - Şaban Piriş: Andolsun ki bir sabah erkenden, bir azap çöküverdi.
35 - Sadık Türkmen: Ant olsun, onları önü alınmaz bir azap bir sabah vakti yakalayıverdi.
36 - Seyyid Kutub: Sabah erkenden sürekli bir azaba yakalandılar.
37 - Suat Yıldırım: Bir sabah kendilerini, yakalarını hiç bırakmayacak bir azap bastırıverdi.
38 - Süleyman Ateş: Sabah erken, onları kararlı bir azâb yakaladı.
39 - Tefhim-ul Kuran: Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi.
40 - Ümit Şimşek: Bir sabah vakti, yakalarını bir daha bırakmayacak bir azap onları yakalayıverdi.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.

 

quran-menu
KAMER Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala