MUTAFFİFÎN-15 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (83/MUTAFFİFÎN-15: Hayır, hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrum kalacaklardır.) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (83/MUTAFFİFÎN-15: Hayır hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar.)
MUTAFFİFÎN-15 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
MUTAFFİFÎN-15 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (83/MUTAFFİFÎN-15: Hayır, hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrum kalacaklardır.) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (83/MUTAFFİFÎN-15: Hayır hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar.)
كَلَّا إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ ﴿١٥﴾
Kellâ innehum an rabbihim yevme izin le mahcûbûn(mahcûbûne).
| 1. | kellâ | : hayır |
| 2. | inne-hum | : muhakkak ki onlar |
| 3. | an rabbi-him | : Rab'lerinden |
| 4. | yevme izin | : izin günü |
| 5. | le | : mutlaka, elbette |
| 6. | mahcûbûne | : hicaplanmış, perdelenmiş olanlardır |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Hayır, muhakkak ki onlar izin günü Rab’lerinden elbette perdelenmiş olanlardır (Rab’lerini göremezler).
2 - Diyanet İşleri: Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
3 - Abdul Metin Saruhan: Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rab’lerinden (O’nu görmekten) mahrum kalmışlardır.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: İş öyle değil, hayır, şüphe yok ki onlar, o gün elbette Rablerinin lütfünden, bir perdeyle, bir engelle uzak kalırlar.
5 - Abdullah Parlıyan: Elbette onlar o gün Rablerinin rahmetinden yoksun bırakılacaklardır veya onlar o gün Rablerini göremeyeceklerdir.
6 - Adem Uğur: Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmışlardır.
7 - Ahmed Hulusi: Hayır! Muhakkak ki onlar, o gün, elbette Rablerinden perdelidirler!
8 - Ahmet Tekin: Başlarına gelecekleri düşünsünler. Onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar.
9 - Ahmet Varol: Hayır. Onlar o gün Rabblerinden perdelenmişlerdir. [2]
10 - Ali Bulaç: Hayır; gerçekten onlar, Rablerinden perdelenerek yoksun tutulmuşlardır.
11 - Ali Fikri Yavuz: Hayır, (Onlar iman etmezler). Muhakkak ki onlar, o kıyamet günü Rablerinin rahmetinden menedilmişlerdir.
12 - Ali Ünal: Hayır, asla! O gün onlar, Rabbilerinın yakınlığından ve O’nun rahmetinden mahrum kalacaklardır.
13 - Bayraktar Bayraklı: Hayır! Doğrusu, o gün Rablerinden perdelenmiş olacaklardır.
14 - Bekir Sadak: Hayir; dogrusu onlar o gun, Rablerinden yoksun kalacaklardir.
15 - Celal Yıldırım: Hayır, (iş bu kadar do değil), onlar o gün elbette Rablarından (O'nu görmekten, rahmetine, yüce nimetlerine ermekten) perde arkasında (mahrum ve mahcûb) kalacaklardır.
16 - Cemal Külünkoğlu: Muhakkak ki onlar, o kıyamet günü Rablerinin rahmetinden menedilecekler.
17 - Diyanet İşleri (eski): Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.
18 - Diyanet Vakfi: Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmışlardır.
19 - Edip Yüksel: Doğrusu, o gün onlar Rab'lerinden perdelenir.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Hayır hayır! Muhakkakki onlar o gün rablarından hicabda kalacaklar
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Hayır, hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrum kalacaklardır.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Hayır hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar.
23 - Gültekin Onan: Hayır; gerçekten onlar, rablerinden perdelenerek yoksun tutulmuşlardır.
24 - Harun Yıldırım: Hayır, hayır; gerçekten onlar o gün Rablerinden elbette perdelenmiş olacaklardır.
25 - Hasan Basri Çantay: Hayır (inanmazlar) Şübhesiz ki onlar o gün Rableri (ni görmek) den kat'iyyen mahrumdurlar.
26 - Hayrat Neşriyat: Hayır! Şübhesiz onlar, o gün Rablerinden gerçekten perdelenmiş olan kimselerdir(O’nu göremezler)!
27 - İbni Kesir: Hayır doğrusu onlar, o gün Rabblarından kesinlikle mahrumdurlar.
28 - İlyas Yorulmaz: Onlar hesap günü Rablerine karşıda kesinlikle mahcup duruma düşecekler.
29 - Kadri Çelik: Hayır! Gerçekten onlar, rablerinden perdelenerek yoksun tutulmuşlardır.
30 - Muhammed Esed: Elbette onlar, o Gün Rablerin(in rahmetin)den yoksun bırakılacaklar:
31 - Mustafa İslamoğlu: Bundan daha beteri de var: Elbet onlar o gün Rablerinden mahrum kalacaklar;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Hayır. Şüphe yok ki, onlar, o gün Rabblerinden elbette hicapta kalmış kimselerdir.
33 - Ömer Öngüt: Hayır! Muhakkak ki onlar o gün Rablerini görmekten mahrum kalacaklardır.
34 - Şaban Piriş: -Hayır! Gerçek şu ki, onlar o gün Rab’lerinden mahrum olanlardır.
35 - Sadık Türkmen: Hayır, hayır! Şüphesiz onlar o gün Rablerinin rahmetinden yoksundurlar!
36 - Seyyid Kutub: Hayır, şüphesiz onlar o gün, Rabblerinden mahrum kalacaklardır.
37 - Suat Yıldırım: Hayır! Hayır! Bu, cezasız kalmayacak. Onlar, o gün Rab’lerini görmekten mahrum kalacaklardır.
38 - Süleyman Ateş: Hayır, doğrusu onlar, o gün Rablerinden perdelenmişlerdir.
39 - Tefhim-ul Kuran: Hayır; gerçekten onlar, Rablerinden perdelenerek yoksun tutulmuşlardır.
40 - Ümit Şimşek: Heyhat! Onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Hayır! Onlar o gün Rablerine karşı tam bir şekilde perdelenmişlerdir.
MUTAFFİFÎN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36