MUTAFFİFÎN Suresi 32. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 83/MUTAFFİFÎN-32

MUTAFFİFÎN Suresi 32. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 83/MUTAFFİFÎN-32

MUTAFFİFÎN-32 için 41 adet meâl bulundu. Bayraktar Bayraklı (83/MUTAFFİFÎN-32: Müminleri gördüklerinde, “Şüphesiz bunlar sapıtmışlardır” derlerdi.) / Cemal Külünkoğlu (83/MUTAFFİFÎN-32: İnananları gördükleri vakit: “İşte bunlar sapıklardır” diyorlardı.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
MUTAFFİFÎN Suresi 32. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 83/MUTAFFİFÎN-32
MUTAFFİFÎN-32 için 41 adet meâl bulundu. Bayraktar Bayraklı (83/MUTAFFİFÎN-32: Müminleri gördüklerinde, “Şüphesiz bunlar sapıtmışlardır” derlerdi.) / Cemal Külünkoğlu (83/MUTAFFİFÎN-32: İnananları gördükleri vakit: “İşte bunlar sapıklardır” diyorlardı.)
وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوا إِنَّ هَؤُلَاء لَضَالُّونَ ﴿٣٢﴾

Ve izâ raevhum kâlû inne hâulâi le dâllûn(dâllûne).

1.ve izâ: ve ... olduğu zaman
2.raev-hum: onları gördüler
3.kâlû: dediler
4.inne: muhakkak ki
5.hâulâi: onlar
6.le: mutlaka, elbette, gerçekten
7.dâllûne: dalâlette olanlar


1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve onları gördükleri zaman: “Muhakkak ki onlar gerçekten dalâlette olanlardır.” dediler.
2 - Diyanet İşleri: Mü’minleri gördükleri vakit, “Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir” diyorlardı.
3 - Abdul Metin Saruhan: Mü’minleri gördüklerinde şüphesiz bunlar sapıtmış derlerdi.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve onları görünce de şüphe yok ki derler bunlar, elbette sapıklar.
5 - Abdullah Parlıyan: ve ne zaman inananları görseler onlara: “Yazık, bu insanlar doğru yoldan sapmış” derler.
6 - Adem Uğur: Müminleri gördüklerinde: "Şüphesiz bunlar sapıtmış" derlerdi.
7 - Ahmed Hulusi: Onları (iman edenleri) gördüklerinde: "Muhakkak ki bunlar, elbette sapkınlardır" derlerdi.
8 - Ahmet Tekin: Mü’minleri gördükleri zaman:
'İşte bunlar yanılgı içindeler.' diyorlardı.
9 - Ahmet Varol: Onları gördüklerinde: 'Bunlar hiç şüphesiz sapıklardır' derlerdi.
10 - Ali Bulaç: Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın sapıklardır" derlerdi.
11 - Ali Fikri Yavuz: Müminleri gördükleri vakit: “- İşte bunlar sapıklardır.” diyorlardı.
12 - Ali Ünal: Onları gördükleri zaman, “Şunlar, gerçekten sapıtmış tipler!” diyorlardı.
13 - Bayraktar Bayraklı: Müminleri gördüklerinde, “Şüphesiz bunlar sapıtmışlardır” derlerdi.
14 - Bekir Sadak: Inananlari gordukleri zaman: «Dogrusu bunlar sapik olanlardir» derlerdi.
15 - Celal Yıldırım: Ve imân edenleri gördükleri vakit, «bunlar hiç şüphesiz sapıtmışlardır» derlerdi.
16 - Cemal Külünkoğlu: İnananları gördükleri vakit: “İşte bunlar sapıklardır” diyorlardı.
17 - Diyanet İşleri (eski): İnananları gördükleri zaman: 'Doğrusu bunlar sapık olanlardır' derlerdi.
18 - Diyanet Vakfi: Müminleri gördüklerinde: «Şüphesiz bunlar sapıtmış» derlerdi.
19 - Edip Yüksel: Onları gördüklerinde, 'Bunlar sapıklardır!' derlerdi.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ve onları gördükleri vakıt ha, işte bunlar sapıklar diyorlardı
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): İnananları gördüklerinde: «İşte bunlar sapıklar!» diyorlardı.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Müminleri gördükleri vakit; «işte bunlar sapıklar» diyorlardı.
23 - Gültekin Onan: Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın sapıklardır" derlerdi.
24 - Harun Yıldırım: Onları gördüklerinde derlerdi ki: “Şüphe yok ki bunlar, sapmışlar.”
25 - Hasan Basri Çantay: Onları gördükleri zaman «Bunlar muhakkak sapıklardır» terlerdi.
26 - Hayrat Neşriyat: Ve onları gördüklerinde: 'Şübhesiz bunlar gerçekten sapıtmış kimseler!' derlerdi.
27 - İbni Kesir: Onları gördükleri vakit; muhakkak bunlar sapıklardır, derlerdi.
28 - İlyas Yorulmaz: İnananları gördüklerinde “İşte sapıklar bunlardır” derlerdi.
29 - Kadri Çelik: Onları gördükleri zaman ise, “Bunlar kuşkusuz sapıklardır” derlerdi.
30 - Muhammed Esed: ve ne zaman (inananları) görseler, onlara: "Yazık, bu (insa)nlar doğru yoldan sapmış!" derler.
31 - Mustafa İslamoğlu: ve iman edenleri her gördüklerinde "Bunlar iyiden sapıtmış" derlerdi.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve onları gördükleri vakit derlerdi ki: «İşte bunlar sapıklardır.»
33 - Ömer Öngüt: İnananları gördüklerinde: "Bunlar sapık insanlar!" derlerdi.
34 - Şaban Piriş: Onları gördükleri zaman: -İşte bunlar, doğru yoldan sapmış derlerdi.
35 - Sadık Türkmen: Onları gördüklerinde: “Kuşkusuz, işte bunlar sapmış olanlardır” derlerdi.
36 - Seyyid Kutub: İnananları gördüklerinde «Bunlar sapıklardır» derlerdi.
37 - Suat Yıldırım: Onları gördükleri zaman: "Şunlar kaçık insanlar, anormal tipler!" derlerdi.
38 - Süleyman Ateş: İnananları gördüklerinde: "Şunlar sapık insanlar" derlerdi.
39 - Tefhim-ul Kuran: Onları gördükleri zaman ise: «Bunlar kuşkusuz şaşkın sapıklardır» derlerdi.
40 - Ümit Şimşek: Onları gördüklerinde ise 'İşte bunlar sapıklar' derlerdi.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: İnananları gördüklerinde: "Şunlar var ya! Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.

 

quran-menu
MUTAFFİFÎN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala