KALEM-22 için 41 adet meâl bulundu. Muhammed Esed (68/KALEM-22: "Meyve toplamak istiyorsanız erkenden tarlanıza gidin!") / Ömer Nasuhi Bilmen (68/KALEM-22: (22-23) «Eğer kesip devşirecek iseniz (bostanınıza) sabahleyin erken varınız.» Artık aralarında gizlice söyleşerek gidiverdiler.)
KALEM-22 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
KALEM-22 için 41 adet meâl bulundu. Muhammed Esed (68/KALEM-22: "Meyve toplamak istiyorsanız erkenden tarlanıza gidin!") / Ömer Nasuhi Bilmen (68/KALEM-22: (22-23) «Eğer kesip devşirecek iseniz (bostanınıza) sabahleyin erken varınız.» Artık aralarında gizlice söyleşerek gidiverdiler.)
أَنِ اغْدُوا عَلَى حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَارِمِينَ ﴿٢٢﴾
Enıg’dû alâ harsikum in kuntum sârımîn(sârımîne).
| 1. | en ıg’dû | : erkenden gitmek, sabah erken gitmek |
| 2. | alâ | : üzerine, ...'e |
| 3. | harsi-kum | : tarlanız |
| 4. | in | : eğer |
| 5. | kuntum | : siz ... iseniz |
| 6. | sârımîne | : devşiriciler, devşirecek olanlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Eğer devşirecekseniz, tarlanıza sabah erken gidin!
2 - Diyanet İşleri: (21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, “Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin” diye seslendiler.
3 - Abdul Metin Saruhan: Eğer kesip devşirecekseniz bostanınıza sabahleyin erken varınız.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Mahsûlünüzü kesip devşirecekseniz erkence koşun, gidin.
5 - Abdullah Parlıyan: Mahsüllerinizi toplayacaksanız erkence koşup gidin.
6 - Adem Uğur: Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsülünüzün başına gidin! diye.
7 - Ahmed Hulusi: "Eğer kesip devşirecekseniz, ekininize erken gidin!" (diye).
8 - Ahmet Tekin: 'Kesecekseniz, toplayacaksanız eğer, tarlanıza, mahsulünüzün başına erken gidin.' dediler.
9 - Ahmet Varol: 'Eğer devşirecekseniz erkenden ürününüze gidin' diye.
10 - Ali Bulaç: "Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp çıkın."
11 - Ali Fikri Yavuz: “Haydin devşirecekseniz, ürününüzü toplamaya erken çıkın!”
12 - Ali Ünal: “Haydin,” dediler, “madem hasat edeceksiniz, derhal ekininizin başına!”
13 - Bayraktar Bayraklı: (21-22) Sabahleyin birbirlerine şöyle seslendiler: “Eğer ürünlerinizi devşirecekseniz erkenden bostanlarınıza gidiniz!”
14 - Bekir Sadak: (21-22) Sabah erken: «Urunlerinizi devsirecekseniz erken cikin» diye birbirlerine seslendiler.
15 - Celal Yıldırım: Devşirecekseniz, haydi durmayın erkenden ürünlerinizin başına gidiniz !
16 - Cemal Külünkoğlu: (21-22) Sabah vakti birbirlerine: “Haydi! Devşirecekseniz, ürününüzü toplamaya erken çıkın!” diye sesleniyorlardı.
17 - Diyanet İşleri (eski): (21-22) Sabah erken: 'Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın' diye birbirlerine seslendiler.
18 - Diyanet Vakfi: (21-22) (Beri tarafta ise) onlar, sabah olurken: Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsülünüzün başına gidin! diye birbirlerine seslendiler.
19 - Edip Yüksel: 'Devşirecekseniz, haydi ekinlerinize erken varın.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Haydin kesecekseniz harsinize irkence koşun dediler.
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Haydi, kesecekseniz harsinize (ekininize) erkence koşun! dediler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin» diye.
23 - Gültekin Onan: "Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp çıkın."
24 - Harun Yıldırım: “Eğer devşirecekseniz tarlanıza erken gidin.”
25 - Hasan Basri Çantay: «Devşirecekseniz erkence mahsulünüzü (devşirmiye) çıkın» diye.
26 - Hayrat Neşriyat: (21-22) Nihâyet sabaha ulaşan kimseler iken: 'Eğer (bahçenizi) devşirecek olanlarsanız, erkenden mahsûlünüzün başına gidin!' diye birbirlerine seslendiler.
27 - İbni Kesir: Mahsullerinizi devşirecekseniz erkence çıkın, diye.
28 - İlyas Yorulmaz: Eğer ürünlerinizi toplayacaksanız erkence tarlalarınıza gidin.
29 - Kadri Çelik: “Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkın çıkın.”
30 - Muhammed Esed: "Meyve toplamak istiyorsanız erkenden tarlanıza gidin!"
31 - Mustafa İslamoğlu: "Hasat yapmak istiyorsanız, erkenden arazinize gidin!"
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (22-23) «Eğer kesip devşirecek iseniz (bostanınıza) sabahleyin erken varınız.» Artık aralarında gizlice söyleşerek gidiverdiler.
33 - Ömer Öngüt: "Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsulünüzün başına gidin!"
34 - Şaban Piriş: (22-23) -Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın! diye gizlice konuşarak yola düştüler.
35 - Sadık Türkmen: “haydi, eğer mahsulünüzü toplayacaksanız erkenden gidin”.
36 - Seyyid Kutub: Haydi ürünleri toplayacaksanız erkenden ekininize gidin diye.
37 - Suat Yıldırım: (21-22) Onlar ise olup bitenden habersiz, neşeli neşeli birbirlerine seslendiler: "Haydi, mâdem devşireceksiniz, çabuk ekininizin başına!"
38 - Süleyman Ateş: "Haydi devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.
39 - Tefhim-ul Kuran: «Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkın, çıkın.»
40 - Ümit Şimşek: 'Devşirecekseniz, erkenden ürününüzün başına geçin.'
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "Hadi, eğer biçecekseniz ekininize erken gidin."
KALEM Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52