KALEM-29 için 41 adet meâl bulundu. Ümit Şimşek (68/KALEM-29: 'Rabbimizi tesbih ederiz,' dediler. 'Doğrusu biz kendimize yazık etmişiz.') / Yaşar Nuri Öztürk (68/KALEM-29: O zaman dediler ki: "Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk.")
KALEM-29 ayeti için tüm Türkçe Kuran Meallerini Kıyasla
KALEM-29 için 41 adet meâl bulundu. Ümit Şimşek (68/KALEM-29: 'Rabbimizi tesbih ederiz,' dediler. 'Doğrusu biz kendimize yazık etmişiz.') / Yaşar Nuri Öztürk (68/KALEM-29: O zaman dediler ki: "Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk.")
قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ ﴿٢٩﴾
Kâlû subhâne rabbinâ innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).
| 1. | kâlû | : dediler |
| 2. | subhâne | : sübhan, yüce, mutlak kaadir, herşeyden münezzeh |
| 3. | rabbi-nâ | : Rabbimiz |
| 4. | in-nâ | : muhakkak ki biz |
| 5. | kun-nâ | : biz ... olduk |
| 6. | zâlimîne | : zalimler, zalim kimseler |
1 - İmam İskender Ali Mihr: “Bizim Rabbimiz Sübhan’dır (yücedir, herşeyden münezzehtir). Muhakkak ki biz, zalim kimseler olduk.” dediler.
2 - Diyanet İşleri: Onlar, “Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz” dediler.
3 - Abdul Metin Saruhan: Rab’bimizi tesbih ederiz; Doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz dediler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Dediler ki: Şanı yücedir Rabbimizin, gerçekten de zâlimlerden olduk biz.
5 - Abdullah Parlıyan: onlar da: “Rabbimizin şanı yücedir, doğrusu biz yaratılış gayemize aykırı hareket ediyormuşuz” dediler.
6 - Adem Uğur: Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler.
7 - Ahmed Hulusi: Dediler ki: "Subhan'dır Rabbimiz! Muhakkak ki biz işin hakkını veremeyenler olduk!"
8 - Ahmet Tekin: 'Rabbimizi tesbih ve tenzih ederiz. Biz gerçekten hakka riayet etmeyen zâlim, müşrik bir milletmişiz.' dediler.
9 - Ahmet Varol: 'Rabbimizi tesbih ederiz! Doğrusu biz zalimlerdenmişiz' dediler.
10 - Ali Bulaç: ki: "Rabbimiz seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz."
11 - Ali Fikri Yavuz: Onlar: “- Seni tenzîh ederiz, Rabbimiz! Doğrusu biz zalimlermişiz.” dediler.
12 - Ali Ünal: “Seni tesbih ederiz Rabbimiz,” dediler, “(Her işte hüküm Sana aittir; Sen, asla haksızlık yapmazsın.) Doğrusu biz, (kendimizi müstağnî görmekle) zulmettik, kendimize de haksızlık ettik.”
13 - Bayraktar Bayraklı: (29-32) Onlar, “Ey Rabbimiz! Seni noksan sıfatlardan uzak tutarız. Gerçekten biz, kendimize yazık ettik” dediler. Birbirlerini suçlamaya başladılar. Sonra şöyle dediler: “Yazıklar olsun bize, biz azgın kimseleriz. Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir. Biz de ümitle O'na yöneleceğiz.”
14 - Bekir Sadak: «ORabbimizi tenzih ederiz; dogrusu biz yazik etmistik» dediler.
15 - Celal Yıldırım: Onlar da: «Rabbimiz! Seni tesbîh ve tenzîh ederiz. Şüphesiz ki, biz zalimlermişiz» dediler.
16 - Cemal Külünkoğlu: (Onlar:) “Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz kendi kendimize zulmetmişiz” dediler.
17 - Diyanet İşleri (eski): 'Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik' dediler.
18 - Diyanet Vakfi: Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler.
19 - Edip Yüksel: Dediler ki, 'Rabbimiz yücedir. Biz zalimler imişiz.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Sübhansın ya rabbena! Dediler: bizler doğrusu zalimlermişiz
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Onlar: «Rabbimiz Seni tenzih ederiz, doğrusu bizler zalimlermişiz!» dediler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): «Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz.» (dediler).
23 - Gültekin Onan: Dediler ki: "Rabbimiz seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz."
24 - Harun Yıldırım: Dediler ki: “Rabbimiz seni tesbih ederiz. Gerçekten bizler zalimlermişiz.”
25 - Hasan Basri Çantay: «Seni (tesbîh ve) tenzîh ederiz ey Rabbimiz. Hakıykaten biz zaalimlermişiz» dediler.
26 - Hayrat Neşriyat: (Onlar:) 'Rabbimizi tenzîh ederiz; doğrusu biz zâlim kimselermişiz!' dediler.
27 - İbni Kesir: Dediler ki: Tesbih ederiz Seni Rabbımız, gerçekten biz, zalimlerden olmuşuz.
28 - İlyas Yorulmaz: Onlar da “Rabbimiz her şeyden yücedir. Biz kendimize zulmedenlerden olduk” dediler.
29 - Kadri Çelik: Dediler ki: “Rabbimiz münezzehtir, gerçekten bizler zalim olanlarmışız.”
30 - Muhammed Esed: Onlar: "Rabbimizin şanı yücedir! Doğrusu biz zulüm işliyorduk!" diye cevap verdiler;
31 - Mustafa İslamoğlu: Onlar "Varlığın kendisi adına hareket ettiği Rabbimizin şanı ne yücedir" dediler; "Meğer biz zalimlerden olup çıkmışız."
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (29-30) Dediler ki: «Ey Rabbimiz! Seni tesbih (tenzih) ederiz, muhakkak ki, biz zalim kimseler olduk.» Artık birbirlerine dönerek birbirlerini levme başladılar.
33 - Ömer Öngüt: "Rabbimizi tesbih ederiz. Doğrusu biz zâlimlermişiz. " dediler.
34 - Şaban Piriş: Hemen akılları başlarına geldi ve: -Rabbimiz'in şanı yücedir. Biz, zalimlerden olduk, dediler.
35 - Sadık Türkmen: Dediler ki: “Rabbimizi yüceltiriz, gerçekten bizler zalimlermişiz.”
36 - Seyyid Kutub: «Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz kendi kendimize zulüm etmişiz» dediler.
37 - Suat Yıldırım: (29-30) Bunun üzerine "Sübhansın ya Rabbenâ, her türlü noksandan uzaksın! Doğrusu biz kendimize zulmetmişiz!" deyip, birbirlerini kınamaya başladılar.
38 - Süleyman Ateş: "Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zulmedenlermişiz!" dediler.
39 - Tefhim-ul Kuran: Dediler ki: «Rabbimiz, seni tesbih eder yüceltiriz; gerçekten bizler zalim olanlarmışız.»
40 - Ümit Şimşek: 'Rabbimizi tesbih ederiz,' dediler. 'Doğrusu biz kendimize yazık etmişiz.'
41 - Yaşar Nuri Öztürk: O zaman dediler ki: "Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk."
KALEM Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52