KALEM-25, KALEM Suresi 25. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

KALEM-25, KALEM Suresi 25. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

KALEM-25 için 41 adet meâl bulundu. Şaban Piriş (68/KALEM-25: Varlıklı oldukları halde (muhtaçları) engellemek için erken yola çıktılar.) / Suat Yıldırım (68/KALEM-25: Yoksulları engelleme azmi içinde ilerlediler.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki

68/KALEM-25

وَغَدَوْا عَلَى حَرْدٍ قَادِرِينَ ﴿٢٥﴾

Ve gadev alâ hardin kâdirîn(kâdirîne).

1.ve: ve
2.gadev: sabah erkenden gittiler
3.alâ: üzerine, ...'e
4.hardin: men etmek, mahrum etmek kasti
5.kâdirîne: kaadir olanlar, gücü yetenler


1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve (yoksulları) men etmeye güçleri yetecek (diye) sabah erkenden gittiler.
2 - Diyanet İşleri: (Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği hâlde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.
3 - Abdul Metin Saruhan: Ve yoksulları mene kadir oldukları halde erkenden gidiverdiler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve kendilerini, yoksulları men etmeye güçleri yeter sanarak erkenden gittiler.
5 - Abdullah Parlıyan: Ve kendilerini yoksullara birşey vermemeye güçleri yeter zannederek erkenden bahçelerine gittiler.
6 - Adem Uğur: (Evet yoksullara yardıma) güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve azmi ile erkenden yola düştüler.
7 - Ahmed Hulusi: Yoksulları engellemeye güçleri yeterek gittiler.
8 - Ahmet Tekin: Yoksullara yardıma güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve kararı ile erkenden yola düştüler.
9 - Ahmet Varol: (Yoksulları) engellemeye güç yetirecekleri zannıyla erkenden gittiler.
10 - Ali Bulaç: (Yoksulları) Engellemeye güçleri yetebilirmiş gibi erkenden gittiler.
11 - Ali Fikri Yavuz: Hem zanlarınca, miskinleri mahrum etmeğe güçleri yeterek erkenden gittiler...
12 - Ali Ünal: (Yanlarına herhangi bir fakirin girmesine izin vermeme) kararlılığı içinde ve hasattan emin olarak yollarına devam ettiler.
13 - Bayraktar Bayraklı: (25-28) Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, “Biz yanlış yere geldik” dediler. Kimileri de, “Hayır, biz mahvolmuşuz” dediler. İçlerinden en feraset sahibi, “Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?” dedi!”
14 - Bekir Sadak: Yoksullara yardim etmeye gucleri yeterken boyle konusarak erkenden gittiler.
15 - Celal Yıldırım: (Yoksulu) engellemeye güçleri yeter halde sabah erkenden gittiler.
16 - Cemal Külünkoğlu: (25-26) (Yoksulları) engellemeğe güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler. Fakat bahçeyi o halde görünce: “Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız (yanlış geldik)!” dediler.
17 - Diyanet İşleri (eski): Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.
18 - Diyanet Vakfi: (Evet, yoksullara yardıma) güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve azmi ile erkenden yola düştüler.
19 - Edip Yüksel: Sonuçtan emin bir halde erken vardılar.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Sırf bir men'a güçleri yeterek erkenden gittiler.
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Sadece engelleme gücüne sahip (bir tavırla) erkenden gittiler.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): (Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.
23 - Gültekin Onan: (Yoksulları) Engellemeye güçleri yetebilirmiş gibi erkenden gittiler.
24 - Harun Yıldırım: Güçleri yetebilirmiş gibi erkenden çıktılar.
25 - Hasan Basri Çantay: (Fakirleri) men'e (sanki) gücleri yetecek adamlar tavriyle erkenden gitdiler.
26 - Hayrat Neşriyat: Hâlbuki (fakirlere yardıma) güçleri yeten kişiler oldukları hâlde, (onları yardımdan)mahrûm etmek üzere erkenden gittiler.
27 - İbni Kesir: Güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler.
28 - İlyas Yorulmaz: Sabah erkence kararlarına uygun planlar yapmış olarak çıktılar.
29 - Kadri Çelik: (Azabı değil, sadece yoksulları) Engellemeye güç yetirenler olarak erkenden gittiler.
30 - Muhammed Esed: ve amaçlarına ulaşmaya kararlı bir şekilde erkenden kalkıp gittiler.
31 - Mustafa İslamoğlu: Sabah erkenden, güçleri her şeye yetermiş havasıyla yola koyuldular.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (24-25) «Sakın bugün aranızda bir yoksul o bostana girivermesin,» diyorlardı. Ve yoksulları men'e kâdir oldukları halde erkenden gidiverdiler.
33 - Ömer Öngüt: (Yoksullara yardım etmeye) güçleri yettiği halde, böyle konuşarak erkenden gittiler.
34 - Şaban Piriş: Varlıklı oldukları halde (muhtaçları) engellemek için erken yola çıktılar.
35 - Sadık Türkmen: Mahsulü toplayacaklarına emin olarak, erkenden gittiler.
36 - Seyyid Kutub: Ürünleri toplayacaklarından emin olarak erkenden gittiler.
37 - Suat Yıldırım: Yoksulları engelleme azmi içinde ilerlediler.
38 - Süleyman Ateş: Devşirebileceklerini umarak erkenden gittiler.
39 - Tefhim-ul Kuran: (Yoksulları) Engellemeğe güçleri yetebilirmiş gibi erkenden gittiler.
40 - Ümit Şimşek: Erkenden vardılar, yoksula engel olmak ellerindeymiş gibi.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Sadece engellemeye, şiddete güçleri yeten kişiler olarak erkenden vardılar.

 

quran-menu
KALEM Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala