KALEM-23 için 41 adet meâl bulundu. Ömer Nasuhi Bilmen (68/KALEM-23: (22-23) «Eğer kesip devşirecek iseniz (bostanınıza) sabahleyin erken varınız.» Artık aralarında gizlice söyleşerek gidiverdiler.) / Ömer Öngüt (68/KALEM-23: Derken fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular:)
68/KALEM-23
فَانطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَ ﴿٢٣﴾
Fentalekû ve hum yetehâfetûn(yetehâfetûne).
| 1. | fe | : bundan sonra |
| 2. | intalekû | : ayrıldılar |
| 3. | ve | : ve |
| 4. | hum | : onlar |
| 5. | yetehâfetûne | : gizli gizli, gizlice konuşuyorlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Bundan sonra aralarında gizlice konuşarak (evden) ayrıldılar.
2 - Diyanet İşleri: (23-24) Bunun üzerine, “Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.
3 - Abdul Metin Saruhan: Artık aralarında gizlice söyleşerek gidiverdiler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Derken yola düştüler ve birbirlerine de gizlice diyorlardı ki.
5 - Abdullah Parlıyan: Derken yola düştüler, birbirlerine gizlice diyorlardı ki:
6 - Adem Uğur: Derken yürüyorlardı; fısıldaşıyorlardı.
7 - Ahmed Hulusi: Aralarında fısıldanarak yola koyulup gittiler.
8 - Ahmet Tekin: Aralarında fısıldaşarak fırladılar.
9 - Ahmet Varol: Derken aralarında fısıldaşarak yola çıktılar.
10 - Ali Bulaç: Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp gittiler:
11 - Ali Fikri Yavuz: Hemen fırladılar; aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:
12 - Ali Ünal: Hemen yola koyuldular, bir yandan da aralarında fısıldaşıyorlardı:
13 - Bayraktar Bayraklı: (23-24) Yola çıktılar, birbirlerine gizlice şöyle diyorlardı: “Bugün tarlada, yanınıza hiçbir yoksulun girmesine müsaade etmeyiniz!”
14 - Bekir Sadak: (23-24) «ugun orada, hicbir duskun kimse yanimiza sokulmasin» diye gizli gizli konusarak yuruyorlardi.
15 - Celal Yıldırım: (23-24) Derken hemen yola koyuldular ve şöyle fısıldaştılar: «Sakın bugün ürünlerimizin orada aramıza bir yoksul sokulmasın.»
16 - Cemal Külünkoğlu: (23-24) Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp gittiler: “Bugün sakın oraya hiçbir yoksul girip de karşınıza çıkmasın!”
17 - Diyanet İşleri (eski): (23-24) 'Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın' diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
18 - Diyanet Vakfi: (23-24) Derken: Aman, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın! diye fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular.
19 - Edip Yüksel: Derken yola çıktılar, aralarında konuşuyorlardı.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Hemen fırladılar, şöyle mızırdaşıyorlardı:
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Hemen fırladılar, şöyle mızırdaşıyorlardı (fısıldaşıyorlardı):
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.
23 - Gültekin Onan: Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp gittiler:
24 - Harun Yıldırım: Derken, fısıldaşarak gittiler.
25 - Hasan Basri Çantay: Derken onlar aralarında fısıldaşarak gitdiler:
26 - Hayrat Neşriyat: (23-24) 'Sakın, bugün orada bir fakir yanınıza sokulmasın!' diye kendi aralarında gizli gizli konuşarak hemen gittiler.
27 - İbni Kesir: Ve gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
28 - İlyas Yorulmaz: Sessizlik içinde tarlalarına gittiler.
29 - Kadri Çelik: Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp gittiler.
30 - Muhammed Esed: Derken yola koyuldular, giderken fısıldaşıyorlardı:
31 - Mustafa İslamoğlu: Derken yola koyuldular... Aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (22-23) «Eğer kesip devşirecek iseniz (bostanınıza) sabahleyin erken varınız.» Artık aralarında gizlice söyleşerek gidiverdiler.
33 - Ömer Öngüt: Derken fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular:
34 - Şaban Piriş: (22-23) -Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın! diye gizlice konuşarak yola düştüler.
35 - Sadık Türkmen: Derken, aralarında şöyle fısıldaşarak çıkıp gittiler:
36 - Seyyid Kutub: Derken yürüdüler ve şöyle fısıldaşıyorlardı:
37 - Suat Yıldırım: (23-24) Hemen yola koyuldular. Bir taraftan da aralarında şöyle fiskos ediyorlardı: "Sakın, bugün yanımıza fakir fukara gelmesin, onların bahçeye girmelerine hiç imkân vermeyin!"
38 - Süleyman Ateş: Derken yürüdüler; fısıldaşıyorlardı:
39 - Tefhim-ul Kuran: Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp gittiler:
40 - Ümit Şimşek: Giderken fısıldaşıyorlardı:
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Yola koyuldular. Aralarında fısıldaşıyorlardı:
KALEM Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52