MURSELÂT Suresi 31. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 77/MURSELÂT-31

MURSELÂT Suresi 31. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 77/MURSELÂT-31

MURSELÂT-31 için 41 adet meâl bulundu. Abdullah Parlıyan (77/MURSELÂT-31: Hiçbir serinliği olmayan ve ateşin alevinden de korumayan gölgeye.”) / Bayraktar Bayraklı (77/MURSELÂT-31: (29-33) Yalan sayageldiğiniz şeye doğru gidiniz! Üç boyutlu azaba, ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidiniz. O saray gibi kocaman bir kıvılcım saçar. Her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
MURSELÂT Suresi 31. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 77/MURSELÂT-31
MURSELÂT-31 için 41 adet meâl bulundu. Abdullah Parlıyan (77/MURSELÂT-31: Hiçbir serinliği olmayan ve ateşin alevinden de korumayan gölgeye.”) / Bayraktar Bayraklı (77/MURSELÂT-31: (29-33) Yalan sayageldiğiniz şeye doğru gidiniz! Üç boyutlu azaba, ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidiniz. O saray gibi kocaman bir kıvılcım saçar. Her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir.)
لَا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِي مِنَ اللَّهَبِ ﴿٣١﴾

Lâ zalîlin ve lâ yugnî minel leheb(lehebi).

1.lâ zalîlin: gölgeli yapmaz, gölgelendirmez
2.ve lâ yugnî: ve fayda vermez, faydası olmaz
3.min el lehebi: yakıcı alevden, yakıcı aleve


1 - İmam İskender Ali Mihr: Gölgelendirmez ve yakıcı aleve bir faydası olmaz.
2 - Diyanet İşleri: (30-31) “Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur.”
3 - Abdul Metin Saruhan: Ne gölgelendiricidir ne de alevden koruyabilir.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ne gölgelendirir sizi o, ne alevden korur.
5 - Abdullah Parlıyan: Hiçbir serinliği olmayan ve ateşin alevinden de korumayan gölgeye.”
6 - Adem Uğur: Ki ne gölgelendiren ne de alevden koruyandır.
7 - Ahmed Hulusi: Ne (ateşten) gölgelendirir ve ne de (renk renk) alevden kurtarır!
8 - Ahmet Tekin: Dumanlar ne gölge sağlar, ne alevi engeller.
9 - Ahmet Varol: O ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
10 - Ali Bulaç: Ne gölge altında barındırır, ne (yakıcı) alevden korur.
11 - Ali Fikri Yavuz: Ne gölgelendirir, ne alevden korur, (sırf size bir azab...)
12 - Ali Ünal: Ama o, ne serinlik veren bir gölgedir, ne de alevlerden koruyan bir gölge.
13 - Bayraktar Bayraklı: (29-33) Yalan sayageldiğiniz şeye doğru gidiniz! Üç boyutlu azaba, ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidiniz. O saray gibi kocaman bir kıvılcım saçar. Her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir.
14 - Bekir Sadak: (30-31) «olge yapmayan ve atesten de korumayan cehennem dumaninin uc kollu golgesine gidin.»
15 - Celal Yıldırım: O, ne gölgelendiricidlr, ne de yükselen alevden korur..
16 - Cemal Külünkoğlu: (30-31) “Haydi gidin, üç kola ayrılmış (dumandan) bir gölgeye (ki o) ne gölgelendirir ne de ateşten korur.
17 - Diyanet İşleri (eski): (30-31) 'gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin.'
18 - Diyanet Vakfi: (30-31) Üç kola ayrılmış, (ama) ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidin.
19 - Edip Yüksel: O ne gölgelendirir ne de alevden korur.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Ne gölgelendirir ne alevden korur
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): O, ne gölgelendirir, ne alevden korur.
23 - Gültekin Onan: Ne gölge altında barındırır, ne (yakıcı) alevden korur.
24 - Harun Yıldırım: Ne gölgelendirir, ne alevden korur.
25 - Hasan Basri Çantay: (Ki o), gölgelendirici değildir. (Onları) alevden de korumaz.
26 - Hayrat Neşriyat: (O,) ne gölgelendiricidir ne de alevden korur.
27 - İbni Kesir: Gölge yapmaz ve alevden korumaz.
28 - İlyas Yorulmaz: Gölgesi kesinlikle olmayan ve o parlak ateşten korumaya faydası olmayan gölgelere.
29 - Kadri Çelik: Ne gölgelendirir, ne alevden korur.
30 - Muhammed Esed: hiçbir (serinliği) olmayan ve ateşten korumayan (gölgeye),
31 - Mustafa İslamoğlu: Serinletmeyen ve ateşin alevinden korumayan (acayip bir gölgeye);
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (30-31) Üç kola ayrılmış olan bir gölgeye gidiniz. Ne gölgelendiricidir ve ne de alevden koruyabilir.
33 - Ömer Öngüt: O, ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
34 - Şaban Piriş: Gölgelendirmez, alevden de korumaz.
35 - Sadık Türkmen: Ne gölgelendirir, Ne de alevden korur.
36 - Seyyid Kutub: Serinlik sağlamayan ve alevden korumayan gölgeye!
37 - Suat Yıldırım: Gidin ama, o, ateşten sizi korumaz, gölgelik olmaz.
38 - Süleyman Ateş: Ki ne gölgelendirir, ne de alevden korur.
39 - Tefhim-ul Kuran: Ne gölge altında bulundurur, ne de (yakıcı) alevden korur.
40 - Ümit Şimşek: Bir gölge ki ne serinlik verir, ne alevden korur.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Ne gölgelendirir ne alevden korur.

 

quran-menu
MURSELÂT Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala