TÂHÂ-105 için 41 adet meâl bulundu. Şaban Piriş (20/TÂHÂ-105: Sana dağlardan soruyorlar de ki: -Rabbim onları un ufak edecektir.) / Suat Yıldırım (20/TÂHÂ-105: (105-106) Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: "Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak.")
TÂHÂ-105, TÂHÂ Suresi 105. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
TÂHÂ-105 için 41 adet meâl bulundu. Şaban Piriş (20/TÂHÂ-105: Sana dağlardan soruyorlar de ki: -Rabbim onları un ufak edecektir.) / Suat Yıldırım (20/TÂHÂ-105: (105-106) Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: "Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak.")
وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنسِفُهَا رَبِّي نَسْفًا ﴿١٠٥﴾
Ve yes’elûneke anil cibâli fe kul yensifuhâ rabbî nesfâ(nesfen).
| 1. | ve yes'elûne-ke | : ve sana soruyorlar |
| 2. | an el cibâli | : dağlar hakkında, dağ(lar)dan |
| 3. | fe kul | : o zaman, de |
| 4. | yensifu-hâ | : onu savurup atacak |
| 5. | rabbî | : Rabbim |
| 6. | nesfen | : savurarak |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve sana dağ(lar)dan soruyorlar. O zaman onlara de ki: “Rabbim onları savurup atacak.”
2 - Diyanet İşleri: (Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) hâlini soruyorlar. De ki: “Rabbim onları toz edip savuracak.”
3 - Abdul Metin Saruhan: (Rasul’üm) Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki; Rab’bim onları ufalayıp savuracak.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: O gün dağlar ne olur diye soruyorlar sana; de ki: Rabbim onları un ufak eder, kuma döndürür de savurur.
5 - Abdullah Parlıyan: O kıyamet günü, dağların ne olacağını soruyorlar sana. O zaman onlara de ki: “Rabbim onları parça parça edip savuracak.
6 - Adem Uğur: (Resûlüm!) Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.
7 - Ahmed Hulusi: Sana dağlardan sorarlar. . . De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak. "
8 - Ahmet Tekin: Sana dağlarla ilgili sualler soruyorlar.
'Rabbim onları temelinden sökerek ufalayıp toz duman halinde savuracak' de.
9 - Ahmet Varol: Sana dağlardan soruyorlar. De ki: 'Rabbim onları ufalayıp savuracak,
10 - Ali Bulaç: Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: "Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak"
11 - Ali Fikri Yavuz: (Ey Rasûlüm), sana dağların kıyâmetteki halini sorarlar(sa), de ki: “- Rabbim onları ufalayıp savuracak.
12 - Ali Ünal: (Rasûlüm,) sana Kıyamet Günü dağların ne olacağını sorarlar. Onlara de ki: “Rabbim onları ufalayıp savuracak.
13 - Bayraktar Bayraklı: Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: “Rabbim onları ufalayıp savuracak.”
14 - Bekir Sadak: (105-10) 8 Sana daglari sorarlar; de ki: «Rabbim onlari ufalayap savuracak, yerlerini duz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne cukur, ne tumsek goreceksin. O gun, hicbir tarafa sapmadan bir davetciye uyarlar. Sesler Rahman'in heybetinden kisilmistir; ancak bir fisilti isitirsin.»
15 - Celal Yıldırım: (105-106-107) (Kıyametin meydana geldiği vakit) dağların (nasıl olacağını) sana soruyorlar. De ki: Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak; yerlerini dümdüz pürüzsüz boş olarak bırakacak; artık onda ne bir eğrilik, ne de bir tümseklik göreceksin.
16 - Cemal Külünkoğlu: (105-107) (Ey Muhammed!) Sana dağların durumunu soruyorlar. De ki: “Rabbim onları (kıyamet günü) toz edip savuracak. Yerlerini dümdüz ve çırılçıplak bir alana dönüştürecek. Orada ne bir iniş, ne de bir yokuş görebileceksin.
17 - Diyanet İşleri (eski): (105-108) Sana dağları sorarlar; de ki: 'Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin.'
18 - Diyanet Vakfi: (Resûlüm!) Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.
19 - Edip Yüksel: Senden dağları sorarlar. De ki, 'Rabbim onları ufalayıp savuracak.'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Bir de sana dağlardan soruyorlar, binaenaleyh de ki: rabbım onları un ufra edip savuracak da
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Bir de sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: «Rabbim, onları un ufak edip savuracak!
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): (Ey Muhammed!) Sana dağlar(ın kıyametteki durumunu) sorarlar, de ki: «Rabbim onları ufalayıp savuracak.»
23 - Gültekin Onan: Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: "Benim rabbim, onları darmadağın edip savuracak"
24 - Harun Yıldırım: Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.
25 - Hasan Basri Çantay: Sana dağları (n kıyamet günündeki haalini) sorarlar. De ki: «Rabbim onları ufalayıb savuracak».
26 - Hayrat Neşriyat: (Ey Resûlüm!) Sana (kıyâmet gününde) dağlar(ın nasıl olacağın)dan soruyorlar; de ki: 'Rabbim (o gün) onları ufalayıp savuracak!'
27 - İbni Kesir: Ve sana dağlardan sorarlar. De ki: Rabbım, onları ufalayıp savuracak.
28 - İlyas Yorulmaz: Sana dağlar hakkında soruyorlar. Onlara deki “Rabbim onları kıyamet günü yerle bir edecek. ”
29 - Kadri Çelik: Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: “Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak.”
30 - Muhammed Esed: Ve sana (Kıyamet Günü'nde) dağları(n ne olacağını) soracaklar. O zaman (onlara) de ki: "Rabbim onları toza toprağa çevirip savuracak,
31 - Mustafa İslamoğlu: Sana, (o gün) dağların ne olacağı hakkında sorarlar. Bu takdirde onlara şöyle de: "Rabbim onları un ufak edip tümünü savuracak;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve sana dağlardan sorarlar. Binaenaleyh de ki: «Onları Rabbim darmadağın edip savuracaktır.»
33 - Ömer Öngüt: Resulüm! Sana dağlardan (kıyamet günü ne olacağından) sorarlar. De ki: “Rabbim onları kül gibi ufalayıp savuracak!”
34 - Şaban Piriş: Sana dağlardan soruyorlar de ki: -Rabbim onları un ufak edecektir.
35 - Sadık Türkmen: Ve sana dağlardan soruyorlar, de ki: “Rabbim onları kül gibi savuracak.
36 - Seyyid Kutub: Ey Muhammed, sana dağlara ilişkin soru sorarlar. De ki; Rabb'im onları ufalayıp havada savurur.
37 - Suat Yıldırım: (105-106) Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: "Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak."
38 - Süleyman Ateş: Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak!
39 - Tefhim-ul Kuran: Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: «Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak.»
40 - Ümit Şimşek: Sana dağları soruyorlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları un ufak edecektir."
TÂHÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135