TÂHÂ-79 için 41 adet meâl bulundu. İlyas Yorulmaz (20/TÂHÂ-79: Firavun kendi toplumunu saptırmış ve onların doğru yolu seçmelerine engel olmuştu.) / (İmam İskender Ali Mihr) Ve firavun, kavmini dalâlette bıraktı ve (kavmini) hidayetten men etti.
TÂHÂ-79, TÂHÂ Suresi 79. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
TÂHÂ-79 için 41 adet meâl bulundu. İlyas Yorulmaz (20/TÂHÂ-79: Firavun kendi toplumunu saptırmış ve onların doğru yolu seçmelerine engel olmuştu.) / (İmam İskender Ali Mihr) Ve firavun, kavmini dalâlette bıraktı ve (kavmini) hidayetten men etti.
وَأَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُ وَمَا هَدَى ﴿٧٩﴾
Ve edalle fir’avnu kavmehu ve mâ hedâ.
| 1. | ve edalle | : ve dalâlette bıraktı |
| 2. | fir'avnu | : firavun |
| 3. | kavme-hu | : kendi kavmini |
| 4. | ve mâ hedâ | : ve hidayete mani oldu, hidayetten men etti |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Ve firavun, kavmini dalâlette bıraktı ve (kavmini) hidayetten men etti.
2 - Diyanet İşleri: Firavun, halkını saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.
3 - Abdul Metin Saruhan: Firavun, kavmini saptırdı, doğru yola sevketmedi.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Ve saptırdı kavmini Firavun ve doğru yola sevketmedi onları.
5 - Abdullah Parlıyan: Çünkü Firavun, halkını saptırmış ve onlara doğru yolu göstermemişti.
6 - Adem Uğur: Firavun, kavmini saptırdı, doğru yola sevketmedi.
7 - Ahmed Hulusi: Firavun, halkını saptırdı, doğru yola kılavuzlamadı.
8 - Ahmet Tekin: Firavun kavmini, başlarına buyruk hale getirerek, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağladı. Allah’ın peygamberi vasıtasıyla öğrettiği doğru, hak yolu da göstermedi, öğretmedi.
9 - Ahmet Varol: Firavun kavmini saptırdı ve onları doğru yola yöneltmedi.
10 - Ali Bulaç: Firavun, kendi kavmini şaşırtıp saptırdı ve onları doğruya yöneltmedi.
11 - Ali Fikri Yavuz: Böylece Firavun, kavmini sapıklığa sürükledi, hidayete götürmedi.
12 - Ali Ünal: Firavun, halkını saptırmış, yanlış yola sürüklemişti; o, onları asla doğruya yöneltmedi.
13 - Bayraktar Bayraklı: Firavun, toplumunu saptırdı ve onlara doğru yolu göstermedi.
14 - Bekir Sadak: Firavun, milletini saptirdi, onlara dogru yolu gostermedi.
15 - Celal Yıldırım: Fir'avn, kavmini (doğru yoldan) saptırdı ve onlara (bir türlü) doğru yolu göstermedi.
16 - Cemal Külünkoğlu: Firavun, halkını saptırdı, onların doğru yolu bulmasına engel oldu.
17 - Diyanet İşleri (eski): Firavun, milletini saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.
18 - Diyanet Vakfi: Firavun, kavmini saptırdı, doğru yola sevketmedi.
19 - Edip Yüksel: Firavun, halkını saptırdı, doğru yola iletmedi.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Velhasıl Firavn kavmini dalâlete sürükledi, hidayete götürmedi
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Velhasıl Firavun kavmini sapıklığa sürükledi, doğru yola götürmedi.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Böylece Firavun kavmini yanlış yola sürükledi ve doğru yola götürmedi.
23 - Gültekin Onan: Firavun kendi kavmini şaşırtıp saptırdı ve onları doğruya yöneltmedi.
24 - Harun Yıldırım: Firavun, kavmini saptırdı, doğru yola sevketmedi.
25 - Hasan Basri Çantay: Fir'avn, kavmini sapdırdı (ğı gibi onları) doğru yola (da) iletemedi,
26 - Hayrat Neşriyat: İşte Fir'avun, kavmini dalâlete düşürdü ve hak yola sevk etmedi.
27 - İbni Kesir: Firavun kavmini saptırdı ve onlara doğru yolu göstermedi.
28 - İlyas Yorulmaz: Firavun kendi toplumunu saptırmış ve onların doğru yolu seçmelerine engel olmuştu.
29 - Kadri Çelik: Firavun, kendi kavmini şaşırtıp saptırdı ve onları doğruya yöneltmedi.
30 - Muhammed Esed: Çünkü Firavun halkını saptırmış ve (onlara) doğru yolu göstermemişti.
31 - Mustafa İslamoğlu: bir kez Firavun halkını yoldan çıkarmıştı; bir daha da yolu bulamadılar.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Ve Fir'avun, kavmini sapıklığa düşürdü ve onları doğru bir yola götüremedi.
33 - Ömer Öngüt: Firavun kavmini saptırdı ve onlara doğru yolu gösteremedi.
34 - Şaban Piriş: Firavun, kavmini saptırmış doğru yolu göstermemişti.
35 - Sadık Türkmen: Firavun kavmini saptırdı ve onları doğru yola götürmedi.
36 - Seyyid Kutub: Firavun, soydaşlarını sapıklığa sürükledi, onları doğru yola iletemedi.
37 - Suat Yıldırım: Böylece Firavun halkını kurtuluşa değil, yanlış yola, çıkmaza götürdü.
38 - Süleyman Ateş: Fir'avn toplumunu saptırdı, doğru yola iletmedi.
39 - Tefhim-ul Kuran: Firavun, kendi kavmini şaşırtıp saptırdı ve onları doğruya yöneltmedi.
40 - Ümit Şimşek: Firavun kavmini doğru yola çıkarmamış, saptırmıştı.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Firavun kendi toplumunu saptırmıştı; kılavuzluk edemedi.
TÂHÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135