TÂHÂ-20, TÂHÂ Suresi 20. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

TÂHÂ-20, TÂHÂ Suresi 20. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

TÂHÂ-20 için 41 adet meâl bulundu. Hayrat Neşriyat (20/TÂHÂ-20: Bunun üzerine (Mûsâ) onu (yere) bıraktı; bir de ne görsün, o bir yılan (olmuş), hızla hareket ediyor!) / İbni Kesir (20/TÂHÂ-20: O da bıraktı. Bir de ne görsün; o, hemen koşan bir yılan oluvermiş.)
www.kuranmeallerinikiyasla.com, Kur'an hakikatlerini Kur'an'ın ruhuna uygun olarak size ulaştıran ve bu konudaki bütün yanlışlıkları düzelten tek sitedir.
Sureler
Ayetler
onceki
sonraki
TÂHÂ-20, TÂHÂ Suresi 20. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
TÂHÂ-20 için 41 adet meâl bulundu. Hayrat Neşriyat (20/TÂHÂ-20: Bunun üzerine (Mûsâ) onu (yere) bıraktı; bir de ne görsün, o bir yılan (olmuş), hızla hareket ediyor!) / İbni Kesir (20/TÂHÂ-20: O da bıraktı. Bir de ne görsün; o, hemen koşan bir yılan oluvermiş.)
فَأَلْقَاهَا فَإِذَا هِيَ حَيَّةٌ تَسْعَى ﴿٢٠﴾

Fe elkâhâ fe izâ hiye hayyetun tes’â.

1.fe: böylece
2.elkâ-hâ: onu attı
3.fe: o zaman
4.izâ hiye: o olmuştu
5.hayyetun: bir yılan
6.tes'â: koşan, hızla hareket eden


1 - İmam İskender Ali Mihr: Böylece onu attı. O zaman o, hızla hareket eden (koşan) bir yılan olmuştu.
2 - Diyanet İşleri: Mûsâ da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!
3 - Abdul Metin Saruhan: Onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılan değil mi!
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Bıraktı onu, bir de baktı ki bir yılan olmuş, koşup durmada.
5 - Abdullah Parlıyan: Bunun üzerine, Musa onu attı. Bir de ne görsün, hızla hareket eden bir yılan.
6 - Adem Uğur: Onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılan değil mi!
7 - Ahmed Hulusi: (Musa da) onu attı. . . Bir de ne görsün, o kayan bir yılan!
8 - Ahmet Tekin: Mûsâ asâsını hemen yere attı. Bir de ne görsün. Bir yılan olmuş, koşuyor.
9 - Ahmet Varol: Böylece onu attı. Birden o, hızla koşan bir yılan oluverdi.
10 - Ali Bulaç: Böylece, onu attı; (bir de ne görsün) o hemen hızla koşan (kocaman) bir yılan (oluvermiş).
11 - Ali Fikri Yavuz: Mûsa da onu bıraktı, bir de ne görsün! O bir yılan olmuş koşuyor.
12 - Ali Ünal: Musa da bıraktı. Bir de ne görsün: asâ, hızla kıvrılıp sürünen bir yılan oluvermiş!
13 - Bayraktar Bayraklı: Mûsâ onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılana dönüştü.
14 - Bekir Sadak: Birakinca, degnek hemen, kosan bir yilan oluverdi.
15 - Celal Yıldırım: Musâ da hemen onu yere bırakıverdi, derken bir de ne görsün, sürünüp yol alan bir yılan o..
16 - Cemal Külünkoğlu: (19-20) Allah, “Onu yere at ey Musa!” dedi. Musa da onu attı. O bir anda koşan bir yılan oluverdi.
17 - Diyanet İşleri (eski): Bırakınca, değnek hemen, koşan bir yılan oluverdi.
18 - Diyanet Vakfi: Onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılan değil mi!
19 - Edip Yüksel: Onu atınca, hareketli bir yılana dönüşüverdi.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Bıraktı ne baksın o bir yılan olmuş koşuyor
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Bıraktı onu, bir de ne görsün o, bir yılan olmuş koşuyor!
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Musa da onu bıraktı, bir de ne görsün! o bir yılan olmuş koşuyor.
23 - Gültekin Onan: Böylece, onu attı; (bir de ne görsün) o hemen hızla koşan (kocaman) bir yılan (oluvermiş).
24 - Harun Yıldırım: Onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılan değil mi!
25 - Hasan Basri Çantay: O da bunu bırakdı. Bir de ne görsün: Koşub duran bir yılan (olmuş) dur o!
26 - Hayrat Neşriyat: Bunun üzerine (Mûsâ) onu (yere) bıraktı; bir de ne görsün, o bir yılan (olmuş), hızla hareket ediyor!
27 - İbni Kesir: O da bıraktı. Bir de ne görsün; o, hemen koşan bir yılan oluvermiş.
28 - İlyas Yorulmaz: Değneği yere attığında, birden bire o değnek hareket eden bir yılan oldu.
29 - Kadri Çelik: Böylece, o da onu attı; (bir de ne görsün) o hemen hızla koşan (kocaman) bir yılan (oluvermiş).
30 - Muhammed Esed: Bunun üzerine, (Musa), onu yere attı; bir de ne görsün! hızla akan bir yılan oluvermişti o!
31 - Mustafa İslamoğlu: Bunun üzerine (Musa) onu yere bıraktı. Bir de ne görsün: o değnek bir yılan türü... hızla akıyor...
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Hemen bırakıverdi, o derhal koşar bir yılan kesildi.
33 - Ömer Öngüt: Onu hemen yere attı. Bir de baktı ki, hızla sürünen bir yılan oluvermiş!
34 - Şaban Piriş: Musa da onu attı. O bir anda koşan bir yılan oluvermişti.
35 - Sadık Türkmen: Onu yere attı, bir de ne görsün, koşan bir yılan oluverdi!
36 - Seyyid Kutub: Musa değneği yere atıverdi. Birde ne görsün! Ansızın sürünen bir yılan oluvermiş!
37 - Suat Yıldırım: Hemen bıraktı. Bir de ne görsün: Hızla kıvrılıp sürünen, kocaman bir yılan oldu!
38 - Süleyman Ateş: (Mûsâ) attı, bir de ne görsün o, koşan kocaman bir yılan!
39 - Tefhim-ul Kuran: Böylece, o da onu attı; (bir de ne görsün) o hemen hızla koşan (kocaman) bir yılan (oluvermiş).
40 - Ümit Şimşek: Musa onu attı; o da yılan oldu, yürüdü.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: O da onu attı. Bir de ne görsün, bir yılan olmuş o, koşuyor...

 

quran-menu
TÂHÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,2 ,3 ,4 ,5 ,6 ,7 ,8 ,9 ,10 ,11 ,12 ,13 ,14 ,15 ,16 ,17 ,18 ,19 ,20 ,21 ,22 ,23 ,24 ,25 ,26 ,27 ,28 ,29 ,30 ,31 ,32 ,33 ,34 ,35 ,36 ,37 ,38 ,39 ,40 ,41 ,42 ,43 ,44 ,45 ,46 ,47 ,48 ,49 ,50 ,51 ,52 ,53 ,54 ,55 ,56 ,57 ,58 ,59 ,60 ,61 ,62 ,63 ,64 ,65 ,66 ,67 ,68 ,69 ,70 ,71 ,72 ,73 ,74 ,75 ,76 ,77 ,78 ,79 ,80 ,81 ,82 ,83 ,84 ,85 ,86 ,87 ,88 ,89 ,90 ,91 ,92 ,93 ,94 ,95 ,96 ,97 ,98 ,99 ,100 ,101 ,102 ,103 ,104 ,105 ,106 ,107 ,108 ,109 ,110 ,111 ,112 ,113 ,114 ,115 ,116 ,117 ,118 ,119 ,120 ,121 ,122 ,123 ,124 ,125 ,126 ,127 ,128 ,129 ,130 ,131 ,132 ,133 ,134 ,135
quran-menu
Kur'an indeksine göre sırala - Ada Göre Sırala - Nuzul (iniş) sırasına göre sırala