TÂHÂ-78 için 41 adet meâl bulundu. Sadık Türkmen (20/TÂHÂ-78: Firavun ordularıyla onların peşine takıldı. Derken denizden onları örten şey örtüverdi.) / Diyanet İşleri (20/TÂHÂ-78: Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de, deniz onları görülmedik bir şekilde kuşatıp yuttu.)
20/TÂHÂ-78
فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِهِ فَغَشِيَهُم مِّنَ الْيَمِّ مَا غَشِيَهُمْ ﴿٧٨﴾
Fe etbeahum fir’avnu bi cunûdihî fe gaşiyehum minel yemmi mâ gaşiyehum.
| 1. | fe | : öyleyse, böylece |
| 2. | etbea-hum | : onlara tâbî oldu, onları takip etti |
| 3. | fir'avnu | : firavun |
| 4. | bi cunûdi-hi | : ordusuyla |
| 5. | fe | : böylece, bunun üzerine |
| 6. | gaşiye-hum | : onları örterek kapladı |
| 7. | min el yemmi | : denizden, deniz |
| 8. | mâ gaşiye-hum | : onları (nasıl) kapladı, öyle bir kapanışla kapandı ki |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Böylece firavun ordusuyla onları takip etti. Bunun üzerine deniz, onların üzerine öyle bir kapanışla kapandı ki, onları (tamamen) örterek kapladı (onları suda boğdu).
2 - Diyanet İşleri: Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de, deniz onları görülmedik bir şekilde kuşatıp yuttu.
3 - Abdul Metin Saruhan: Bunun üzerine o, askerleri ile birlikte onların peşine düştü. Deniz onları gömüp boğuverdi.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Derken Firavun, askeriyle artlarına düştü, deniz de onları tamâmıyla kuşatıp kapladı, boğulup gittiler.
5 - Abdullah Parlıyan: Musa, İsrailoğullarıyla beraber yola koyulunca, Firavun, ordularıyla onların peşine düştü, deniz de onları, tamamıyla kuşatıp kapladı, boğulup gittiler.
6 - Adem Uğur: Bunun üzerine o, askerleri ile birlikte onların peşine düştü. Deniz onları gömüp boğuverdi.
7 - Ahmed Hulusi: Firavun, ordusu ile onları izledi de kendilerini deniz kaplayıp içine aldı, boğdu.
8 - Ahmet Tekin: Firavun askerî erkânı ve ordularıyla hemen onları takip etti. Deniz o günahkâr orduları ve başındaki ilâhî kuralları tanımayan diktatörleri boğup, yutuverdi.
9 - Ahmet Varol: Firavun askerleriyle onların peşlerine düştü. Nihayet denizde onları kaplayan kaplayıverdi.
10 - Ali Bulaç: Firavun ise, ordularıyla peşlerine düştü; sulardan onları kaplayıveren kaplayıverdi.
11 - Ali Fikri Yavuz: Hemen Firavun ordularıyla onları takip etti, kendilerini (Firavun’la İsrail oğullarını) denizden sarıveren (dehşetli ve korkunç boğulma) sarıverdi.
12 - Ali Ünal: Ordusuyla onları takip eden Firavun, peşlerinden suda açılan yola girdi; ama deniz üzerlerine kapanıp, onları öyle bir yutuverdi ki!
13 - Bayraktar Bayraklı: Firavun, onların arkasına ordusuyla düşüp denize dalınca, deniz onları çepeçevre kuşatıp boğuverdi.
14 - Bekir Sadak: Firavun, ordusuyla onlari takip etti, deniz de onlari icine aliverdi, hem de ne alis!
15 - Celal Yıldırım: Derken Fir'avn askerleriyle birlikte onları tâkib etti. Deniz de onları nasıl kaplayıp içine aldıysa öylece kaplayıp aldı.
16 - Cemal Külünkoğlu: Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de, deniz onları görülmedik bir şekilde kucaklayıp yuttu.
17 - Diyanet İşleri (eski): Firavun, ordusuyla onları takip etti, deniz de onları içine alıverdi, hem de ne alış!
18 - Diyanet Vakfi: Bunun üzerine Firavun, askerleri ile birlikte onların peşine düştü. Deniz onları gömüp boğuverdi.
19 - Edip Yüksel: Firavun, ordusuyla birlikte ardlarına düştü. Ne var ki, deniz üstlerine kapanıp onları içine aldı.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Derken Firavn ordulariyle onları ta'kıb etti, kendilerini de deryadan saran sarıverdi
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Derken Firavun ordularıyla onları takip etti; denizden kendilerini saran sarıverdi.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Firavun ordularıyla hemen onları takip etti, denizden kendilerini sarıveren (korkunç boğulma) sarıverdi
23 - Gültekin Onan: Firavun ise, ordularıyla peşlerine düştü; sulardan onları kaplayıveren kaplayıverdi.
24 - Harun Yıldırım: Bunun üzerine o, askerleri ile birlikte onların peşine düştü. Deniz onları gömüp boğuverdi.
25 - Hasan Basri Çantay: Derken (Fir'avn), ordulariyle birlikde arkalarına düşdü, deniz de kendilerini nasıl kapladıysa öylece kaplayıverdi.
26 - Hayrat Neşriyat: Derken Fir'avun ordusuyla onların peşine düştü (ve onlar da açılan yoldan denize girdiler). Bunun üzerine denizden onları kaplayan şey, kaplayıverdi (de hepsi boğulup helâk oldular).
27 - İbni Kesir: Firavun da ordusuyla onu takip etti. Deniz de onları nasıl kapladıysa öylece kaplayıverdi.
28 - İlyas Yorulmaz: Firavun ordusu ile birlikte onları takip etti. Sonra denizden onları sarıp yok edecek bir şey (dalgalar) onları sarıp kuşattı.
29 - Kadri Çelik: Firavun ise, ordularıyla peşlerine düştü; artık kendilerini denizden saran (dev dalgalar) sarıverdi.
30 - Muhammed Esed: (Musa İsrailoğulları'yla beraber yola koyulunca) Firavun, ordularıyla onların peşine düştü, ama sonunda onları içine alıp boğması mukadder olan deniz onları yutuverdi.
31 - Mustafa İslamoğlu: Derken Firavun da askerleriyle birlikte onların peşine düştü; ama birden onları boğacak olan su (görevini yapıp) onları içine alıverdi;
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Derken Fir'avun ordusuyla onların arkasına düştü. Artık kendilerini (Fir'avun ile ordusunu) denizden saran sarıverdi.
33 - Ömer Öngüt: Firavun, ordusuyla onları takip etti. Deniz de onları içine alıverdi, hem de ne alış!
34 - Şaban Piriş: Firavun askerleriyle onları takip etti. Denizden onları kaplayacak olan su kaplayıverdi.
35 - Sadık Türkmen: Firavun ordularıyla onların peşine takıldı. Derken denizden onları örten şey örtüverdi.
36 - Seyyid Kutub: Firavun, ordusu ile peşlerine düştü, fakat denizin suları onları korkunç bir saldırı ile kuşatıverdi!
37 - Suat Yıldırım: Firavun da askerleriyle onun peşine düştü. Deniz onları öyle bir sardı ki birden yutuverdi.
38 - Süleyman Ateş: Fir'avn, askerleriyle onların ardına düştü, denizden onları örten örttü (deniz onları örtüp boğdu).
39 - Tefhim-ul Kuran: Firavun ise, ordularıyla peşlerine düştü; sulardan onları kaplayıveren kaplayıverdi.
40 - Ümit Şimşek: Firavun, askerleriyle onların peşine düştü; sonra da deryadan onları kaplayacak olan şey kaplayıverdi.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Derken, Firavun, ordusuyla birlikte onların arkasına düştü. Ama denizden onları sarıp kuşatan, sarıp kuşattı.
TÂHÂ Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59 ,
60 ,
61 ,
62 ,
63 ,
64 ,
65 ,
66 ,
67 ,
68 ,
69 ,
70 ,
71 ,
72 ,
73 ,
74 ,
75 ,
76 ,
77 ,
78 ,
79 ,
80 ,
81 ,
82 ,
83 ,
84 ,
85 ,
86 ,
87 ,
88 ,
89 ,
90 ,
91 ,
92 ,
93 ,
94 ,
95 ,
96 ,
97 ,
98 ,
99 ,
100 ,
101 ,
102 ,
103 ,
104 ,
105 ,
106 ,
107 ,
108 ,
109 ,
110 ,
111 ,
112 ,
113 ,
114 ,
115 ,
116 ,
117 ,
118 ,
119 ,
120 ,
121 ,
122 ,
123 ,
124 ,
125 ,
126 ,
127 ,
128 ,
129 ,
130 ,
131 ,
132 ,
133 ,
134 ,
135