MURSELÂT Suresi Türkçe Kuran Meallerini Oku, MURSELÂT Suresi Dinle, MURSELÂT Suresi için tüm mütercimlerin Kuran Meallerini Kıyasla, MURSELÂT Suresi Arapça yazılışı aşağıda listelenmiştir. Ayet başlıklarını tıklayarak istediğiniz âyet için Meâlleri Kıyasla bölümüne geçebilirsiniz.
Mekke döneminde inmiştir. 50 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “el-Mürselât” kelimesinden almıştır. Mürselât, gönderilenler demektir.
MURSELÂT Suresi Kuran Meali
عُذْرًا أَوْ نُذْرًا ﴿٦﴾
77/MURSELÂT-6 (Meâlleri Kıyasla): Uzran ev nuzrâ( nuzran).(Bu yeminler), özür olarak (mazeret olmaması) veya nezir olarak (uyarması) içindir.
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْآخِرِينَ ﴿١٧﴾
77/MURSELÂT-17 (Meâlleri Kıyasla): Summe nutbiuhumul âhırîn(âhırîne).Sonra diğerlerini (arkadan gelenleri) de
onlara tâbî kılarız.
فَجَعَلْنَاهُ فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ ﴿٢١﴾
77/MURSELÂT-21 (Meâlleri Kıyasla): Fe cealnâhu fî karârin mekîn(mekînin).Sonra onu sağlam bir yerde kararlı kıldık (yerleştirdik).
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ ﴿٢٣﴾
77/MURSELÂT-23 (Meâlleri Kıyasla): Fe kadernâ fe ni’mel kâdirûn(kâdirûne).İşte Biz, böyle takdir ettik. Bunu takdir edenler ne güzel (kudret sahibi).
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَأَسْقَيْنَاكُم مَّاء فُرَاتًا ﴿٢٧﴾
77/MURSELÂT-27 (Meâlleri Kıyasla): Ve cealnâ fîhâ ravâsiye şâmihâtin ve eskaynâkum mâen furâtâ(furâten).Ve orada yüksek sabit dağlar kıldık. Ve sizi tatlı su ile suladık (içecek su verdik).
انطَلِقُوا إِلَى مَا كُنتُم بِهِ تُكَذِّبُونَ ﴿٢٩﴾
77/MURSELÂT-29 (Meâlleri Kıyasla): İntalikû ilâ mâ kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).O yalanlamış olduğunuz şeye gidin!
لَا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِي مِنَ اللَّهَبِ ﴿٣١﴾
77/MURSELÂT-31 (Meâlleri Kıyasla): Lâ zalîlin ve lâ yugnî minel leheb(lehebi).Gölgelendirmez ve yakıcı aleve bir faydası olmaz.
إِنَّهَا تَرْمِي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِ ﴿٣٢﴾
77/MURSELÂT-32 (Meâlleri Kıyasla): İnnehâ termî bi şerarin kel kasr(kasri).Muhakkak ki o, saray gibi (büyük) kıvılcımlar atar.
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ ﴿٣٦﴾
77/MURSELÂT-36 (Meâlleri Kıyasla): Ve lâ yu’zenu lehum fe ya’tezirûn(ya’tezirûne).Ve onlara izin verilmez ki, özür beyan etsinler.
هَذَا يَوْمُ الْفَصْلِ جَمَعْنَاكُمْ وَالْأَوَّلِينَ ﴿٣٨﴾
77/MURSELÂT-38 (Meâlleri Kıyasla): Hâzâ yevmul fasli, cema’nâkum vel evvelîn(evvelîne).Bu ayrılma günüdür. Sizi ve evvelkileri biraraya topladık.
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ ﴿٣٩﴾
77/MURSELÂT-39 (Meâlleri Kıyasla): Fe in kâne lekum keydun fe kîdûni.Haydi eğer sizin bir tuzağınız varsa hemen Bana karşı tuzak kurun.
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي ظِلَالٍ وَعُيُونٍ ﴿٤١﴾
77/MURSELÂT-41 (Meâlleri Kıyasla): İnnel muttakîne fî zılâlin ve uyûn(uyûnin).Muhakkak ki takva sahipleri gölgelerde ve pınarbaşlarındadır.
وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ ﴿٤٢﴾
77/MURSELÂT-42 (Meâlleri Kıyasla): Ve fevâkihe mimmâ yeştehûn(yeştehûne).Ve canlarının çektiği (iştah duydukları) meyveler vardır.
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿٤٣﴾
77/MURSELÂT-43 (Meâlleri Kıyasla): Kulû veşrabû henîen bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).Yaptıklarınız sebebiyle afiyetle yeyin ve için.
إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنينَ ﴿٤٤﴾
77/MURSELÂT-44 (Meâlleri Kıyasla): İnnâ kezâlike neczîl muhsinîn(muhsinîne).Muhakkak ki Biz, muhsinleri işte böyle mükâfatlandırırız.
كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ ﴿٤٦﴾
77/MURSELÂT-46 (Meâlleri Kıyasla): Kulû ve temetteû kalîlen innekum mucrimûn(mucrimûne).Yeyin ve biraz da metalanın (faydalanın). Çünkü siz mücrimlersiniz.
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ ﴿٤٨﴾
77/MURSELÂT-48 (Meâlleri Kıyasla): Ve izâ kîle lehumurkeû lâ yerkeûn(yerkeûne).Ve onlara: “Rükû edin!” denildiği zaman rükû etmezler.
فَبِأَيِّ حَدِيثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ ﴿٥٠﴾
77/MURSELÂT-50 (Meâlleri Kıyasla): Fe bi eyyi hadîsin ba’dehu yu’minûn(yu’minûne).Bundan başka artık hangi söze inanacaklar?
MURSELÂT Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50