NÂZİÂT-14 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı Hamdi Yazır (79/NÂZİÂT-14: Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır) / Elmalılı (sadeleştirilmiş) (79/NÂZİÂT-14: bir de bakarsın uyanmışlar, hepsi meydanda.)
NÂZİÂT Suresi 14. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 79/NÂZİÂT-14
NÂZİÂT-14 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı Hamdi Yazır (79/NÂZİÂT-14: Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır) / Elmalılı (sadeleştirilmiş) (79/NÂZİÂT-14: bir de bakarsın uyanmışlar, hepsi meydanda.)
فَإِذَا هُم بِالسَّاهِرَةِ ﴿١٤﴾
Fe izâ hum bis sâhirati.
| 1. | fe | : artık, işte |
| 2. | izâ | : o zaman |
| 3. | hum | : onlar |
| 4. | bi es sâhirati | : sahirdirler, dirilişin ilk görme anındalar, yerin (toprağın) üstündedirler |
1 - İmam İskender Ali Mihr: İşte o zaman onlar yerin (toprağın) üstündedirler.
2 - Diyanet İşleri: Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
3 - Abdul Metin Saruhan: Birden bire kendilerini mahşerde buluverirler.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Derken onlar dümdüz bir yerde toplanırlar.
5 - Abdullah Parlıyan: Derken onlar uyanmışlar ve hepsi birden bir düzlüktedirler.
6 - Adem Uğur: Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
7 - Ahmed Hulusi: Bir de bakarsın ki onlar geniş alandadırlar!
8 - Ahmet Tekin: Derhal, hepsi diri olarak meydanda-mahşerde sıradadır.
9 - Ahmet Varol: Birden onlar (dirilmiş halde) bir düzlük üzeredirler.
10 - Ali Bulaç: Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.
11 - Ali Fikri Yavuz: Bir de bakarsın onlar hep kabirlerinden uyanmışlar, (bir araya toplanmışlar)...
12 - Ali Ünal: Bir de ne görsünler, o dümdüz (Mahşer) yerinde toplanıvermişler.
13 - Bayraktar Bayraklı: (13-14) Bu dönüş sadece bir seslenmeye bakar. Birden bire kendilerini mahşerde buluverirler.
14 - Bekir Sadak: Hepsi hemen bir duzluge dokulecektir.
15 - Celal Yıldırım: Bir de bakarsın (hepsi) uyanık olarak toprağın üstündeler.
16 - Cemal Külünkoğlu: Bir de (bakarsın onlar) kabirlerinden çıkmışlar (bir araya toplanmışlar).
17 - Diyanet İşleri (eski): Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.
18 - Diyanet Vakfi: Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
19 - Edip Yüksel: Onlar uyanıvermişlerdir.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): bir de bakarsın uyanmışlar, hepsi meydanda.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Bir de bakarsın hepsi meydandadır.
23 - Gültekin Onan: Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.
24 - Harun Yıldırım: Birden, toprağın üzerinde uyanmıştırlar.
25 - Hasan Basri Çantay: Ki o zaman onlar (görürsün ki) hemen (diri olarak) toprağın yüzündedirler.
26 - Hayrat Neşriyat: Bir de bakarsın ki onlar (dirilmiş olarak) meydanda (mahşer yerinde) olan kimselerdir!
27 - İbni Kesir: Ki o zaman, hepsi toprağın yüzüne dökülecektir.
28 - İlyas Yorulmaz: Biden bire onlar (yattıkları kabirlerden) uyanmışlardır.
29 - Kadri Çelik: Bir de bakarsın onlar, yerin üstündedirler.
30 - Muhammed Esed: işte o zaman (hakikati) anlayacaklar!
31 - Mustafa İslamoğlu: İşte o zaman onlar, faltaşı gibi açılmış gözlerle mahşer meydanında beliriverecek.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Artık onlar, o zaman bir düz yer üzerindedirler.
33 - Ömer Öngüt: Bir de görürsün ki onlar (diri olarak) düz bir yerin yüzündedirler.
34 - Şaban Piriş: İşte o zaman onlar, hemen uyanacaktır.
35 - Sadık Türkmen: Onlar, derhal uyanırlar/kalkarlar!
36 - Seyyid Kutub: Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.
37 - Suat Yıldırım: (13-14) Fakat olay (zor değil,) bir tek emirden ibarettir. Bir anda mahşerde toplanıverirler!
38 - Süleyman Ateş: Hemen onlar uyanıklık alanındadırlar.
39 - Tefhim-ul Kuran: Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.
40 - Ümit Şimşek: Kendilerini bir meydanda bulurlar.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Bir anda hepsi uyanıp ortaya geliverir.
NÂZİÂT Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46