DUHÂN-10 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (44/DUHÂN-10: (10-11) (Ey Peygamber!) Artık göğün, insanları saracağı bir dumanla geleceği günü gözetle. Bu elem verici bir azâbdır.) / Diyanet İşleri (eski) (44/DUHÂN-10: (10-11) Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.)
DUHÂN Suresi 10. ayet meali, DUHÂN-10. ayet-i kerimesi meâllerini kıyasla
DUHÂN-10 için 41 adet meâl bulundu. Celal Yıldırım (44/DUHÂN-10: (10-11) (Ey Peygamber!) Artık göğün, insanları saracağı bir dumanla geleceği günü gözetle. Bu elem verici bir azâbdır.) / Diyanet İşleri (eski) (44/DUHÂN-10: (10-11) Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.)
فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاء بِدُخَانٍ مُّبِينٍ ﴿١٠﴾
Fertekib yevme te’tîs semâu bi duhânin mubîn(mubînin).
| 1. | fe | : artık, öyleyse, o halde |
| 2. | irtekib | : gözle, bekle |
| 3. | yevme | : gün |
| 4. | te'tî | : getirir |
| 5. | es semâu | : sema, gök |
| 6. | bi duhânin | : duhanı, dumanı |
| 7. | mubînin | : apaçık |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Artık göğün, apaçık duman (fitne) getireceği günü gözle.
2 - Diyanet İşleri: Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.
3 - Abdul Metin Saruhan: Şimdi sen göğün açık bir duman çıkaracağı günü gözetle.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Artık gözetle gökyüzünden apaçık, gözle görünür bir dumanın geleceği günü.
5 - Abdullah Parlıyan: Artık gözetle… Gökyüzünde apaçık gözle görülür bir dumanın geleceği günü.
6 - Adem Uğur: Şimdi sen, göğün, açık bir duman çıkaracağı günü gözetle.
7 - Ahmed Hulusi: Semânın apaçık bir duhân (duman) olarak geleceği (insanî hakikatin fark edileceği) süreci gözetle!
8 - Ahmet Tekin: Şimdi sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
9 - Ahmet Varol: Artık sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
10 - Ali Bulaç: Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
11 - Ali Fikri Yavuz: O halde (Ey Rasûlüm), semanın aşikâre bir duman (kıtlık ve açlık) getireceği (azab) gününü gözle.
12 - Ali Ünal: Bu bakımdan, göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle;
13 - Bayraktar Bayraklı: (10-11) Artık sen, göğün, insanları bürüyecek apaçık bir duman çıkaracağı günü bekle! Bu, elem verici bir azaptır.[542]
14 - Bekir Sadak: (10-11) GOgun, insanlari buruyecek ve gozle gorulecek bir duman cikaracagi gunu bekle; bu, can yakan bir azabdir.
15 - Celal Yıldırım: (10-11) (Ey Peygamber!) Artık göğün, insanları saracağı bir dumanla geleceği günü gözetle. Bu elem verici bir azâbdır.
16 - Cemal Külünkoğlu: (10-11) Artık sen, göğün, bütün insanları kuşatacak ve gözle görülür bir duman getireceği günü gözetle! Bu, acıklı bir azaptır.
17 - Diyanet İşleri (eski): (10-11) Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.
18 - Diyanet Vakfi: (10-11) Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.
19 - Edip Yüksel: Göğün apaçık bir dumanı getireceği günü gözetle.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: O halde gözet o Semânın açık bir duman ile geleceği günü
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): O halde o göğün açık bir duman ile geleceği günü gözetle
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): (10-11) Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle! Bu acı bir azabdır.
23 - Gültekin Onan: Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
24 - Harun Yıldırım: Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
25 - Hasan Basri Çantay: O halde semânın apâşikâr bir duman getireceği günü gözetle (Habîbim).
26 - Hayrat Neşriyat: (10-11) O hâlde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhân (bir duman) getireceği günü gözetle! Bu (pek) elemli bir azabdır.
27 - İbni Kesir: Öyleyse sen gözle. Göğün açıkça bir duman çıkaracağı gün;
28 - İlyas Yorulmaz: Takip et, o kıyamet günü gök, açık bir şekilde duman haline gelir.
29 - Kadri Çelik: Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle.
30 - Muhammed Esed: Öyleyse, gökyüzünde (Son Saat'in yaklaştığını) haber veren bir duman tabakasının belireceği Gün'ü bekle,
31 - Mustafa İslamoğlu: Şu halde, göğün (felaket) taşıyan bir dumanla kaplanacağı günü bekle!
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (9-10) Fakat onlar, şekk içinde oynarlar. Artık gözet bir günü ki, gök, bir apaçık duman ile gelecektir.
33 - Ömer Öngüt: Resulüm! O halde sen göğün apaçık bir duman getireceği günü bekle.
34 - Şaban Piriş: Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!
35 - Sadık Türkmen: Öyleyse şimdi sen, gökyüzünde açık bir duman görüneceği günü gözetle!
36 - Seyyid Kutub: Göğün gözle görülür bir duman getireceği günü gözetle.
37 - Suat Yıldırım: (10-11) O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle. Bu, gayet acı bir azaptır.
38 - Süleyman Ateş: Göğün, açık bir duman getireceği günü gözetle.
39 - Tefhim-ul Kuran: Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
40 - Ümit Şimşek: Sen göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Artık sen göğün açıkça izlenen bir duman getireceği günü gözle.
DUHÂN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59