DUHÂN-15 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (44/DUHÂN-15: Biz o azabı biraz açacağız, fakat siz yine (eski halinize) döneceksiniz.) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (44/DUHÂN-15: Biz o azabı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.)
DUHÂN Suresi 15. ayeti Türkçe Kur'an Mealleri | 44/DUHÂN-15
DUHÂN-15 için 41 adet meâl bulundu. Elmalılı (sadeleştirilmiş) (44/DUHÂN-15: Biz o azabı biraz açacağız, fakat siz yine (eski halinize) döneceksiniz.) / Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (44/DUHÂN-15: Biz o azabı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.)
إِنَّا كَاشِفُو الْعَذَابِ قَلِيلًا إِنَّكُمْ عَائِدُونَ ﴿١٥﴾
İnnâ kâşifûl azâbi kalîlen innekum âidûn(âidûne).
| 1. | innâ | : muhakkak ki biz |
| 2. | kâşifû | : giderenler, kaldıranlar |
| 3. | el azâbi | : azap |
| 4. | kalîlen | : az, biraz |
| 5. | inne-kum | : muhakkak ki siz |
| 6. | âidûne | : dönecek olanlar |
1 - İmam İskender Ali Mihr: Muhakkak ki Biz, azabı biraz kaldırsak (bile), şüphesiz ki siz (şirke) dönecek olanlarsınız.
2 - Diyanet İşleri: Biz bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski hâlinize döneceksiniz.
3 - Abdul Metin Saruhan: Biz azabı birazcık kaldıracağız, ama siz yine (eski halinize) döneceksiniz.
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Şüphe yok ki birazcık gidereceğiz azâbı, fakat gene şüphe yok ki kâfirliğe döneceksiniz.
5 - Abdullah Parlıyan: Biz yine de bu azabı birazıcık kaldıracağız, oysa siz kendi saplantılarınıza yeniden döneceksiniz, ama
6 - Adem Uğur: Biz azabı birazcık kaldıracağız, ama siz yine (eski halinize) döneceksiniz.
7 - Ahmed Hulusi: Muhakkak ki biz o azabı birazcık açıp kaldırırız. . . (Ne var ki) siz eski hâlinize geri dönersiniz.
8 - Ahmet Tekin: Biz, o azâbı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka, eski halinize dönersiniz.
9 - Ahmet Varol: Biz azabı az bir süre kaldıracağız ama siz yine (küfre) döneceksiniz.
10 - Ali Bulaç: Biz sizden bu azabı biraz açıp gidereceğiz; (ama yine) dönecek olanlarsınız siz.
11 - Ali Fikri Yavuz: Biz o (vaadettiğimiz açlıktan ibaret) azabı biraz kaldıracağız. Fakat siz yine (küfre) döneceksiniz.
12 - Ali Ünal: Haydi o azabı bir süreliğine kaldıralım; siz hemen eski halinize döner (ve tekrar aynı cezaya çarptırılır, en sonunda da ebedî azaba müstahak olursunuz),
13 - Bayraktar Bayraklı: Biz azabı biraz kaldırırsak, siz yine eski halinize dönersiniz.
14 - Bekir Sadak: N/A
15 - Celal Yıldırım: Biz, azabı elbette sizden biraz kaldıracağız ama siz (yine de inkâr ve kötülüğe) döneceksiniz.
16 - Cemal Külünkoğlu: Biz, az bir süre için (bu) azabı (sizden) kaldıracağız. Ama siz, (azap kalktıktan sonra eski halinize) döneceksiniz.
17 - Diyanet İşleri (eski): Biz sizden azabı az bir süre için kaldıracağız, siz yine de eski inkarcılığınıza döneceksiniz.
18 - Diyanet Vakfi: Biz azabı birazcık kaldıracağız, ama siz yine (eski halinize) döneceksiniz.
19 - Edip Yüksel: Biz azabı birazcık kaldıracağız; ama siz yine döneceksiniz.
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Biz o azâbı biraz biraz açacağız, fakat siz yine döneceksiniz
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Biz o azabı biraz açacağız, fakat siz yine (eski halinize) döneceksiniz.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Biz o azabı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.
23 - Gültekin Onan: Biz sizden bu azabı biraz açıp gidereceğiz; (ama yine) dönecek olanlarsınız siz.
24 - Harun Yıldırım: Biz sizden bu azabı biraz açıpgidereceğiz; fakat şüphesiz siz, yine geri dönenlersiniz.
25 - Hasan Basri Çantay: Biz bu (duman) azâbı (nı) biraz açıp kaldıracağız. (Fakat) siz, şübhe yok ki, tekrar dönücülersiniz.
26 - Hayrat Neşriyat: Şübhesiz ki biz, (sizden) azâbı biraz açı(verip kaldırı)cılarız; (ama) siz gerçekten yine (küfre) dönecek olan kimselersiniz.
27 - İbni Kesir: Biz, az bir süre için azabı kaldıracağız. Ama siz, eski halinize döneceksiniz.
28 - İlyas Yorulmaz: (Dünyadaki) Azabı kaldıracak yine biziz ve kesinlikle bize dönücülersiniz.
29 - Kadri Çelik: Biz sizden bu azabı biraz açıp gidereceğiz; (ama yine inkâra) dönecek olanlarsınız siz.
30 - Muhammed Esed: Biz (yine de) bu azabı kısa bir süre erteleyeceğiz, oysa siz (kendi saplantılarınıza) yeniden döneceksiniz; (ama)
31 - Mustafa İslamoğlu: Elbet Biz cezayı bir süreliğine askıya alacağız, fakat siz yine (eski halinize) döneceksiniz.
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: Muhakkak Biz, o azabı biraz açıcılarız, sizler ise şüphe yok ki, dönüvericilersiniz.
33 - Ömer Öngüt: Biz, azabı biraz kaldıracağız, siz tekrar (eski halinize) döneceksiniz.
34 - Şaban Piriş: -Biz, azabı biraz kaldırırız siz de tekrar dönerseniz.
35 - Sadık Türkmen: Biz azabı birazcık kaldırırız, ancak siz yine de eski halinize dönersiniz.
36 - Seyyid Kutub: Biz sizden azabı birazcık kaldıracağız, fakat siz yine inkara döneceksiniz.
37 - Suat Yıldırım: Azabı üzerinizden biraz kaldıracağız, fakat siz yine eski halinize döneceksiniz.
38 - Süleyman Ateş: Biz sizden azâbı birazcık kaldırırız ama siz yine (inkârınıza) dönersiniz.
39 - Tefhim-ul Kuran: Biz sizden bu azabı biraz açıp gidereceğiz; (ama yine) dönecek olanlarsınız siz.
40 - Ümit Şimşek: Biz azabı biraz kaldıracak olsak siz yine inkâra dönersiniz.
41 - Yaşar Nuri Öztürk: Biz azabı biraz kaldırırız; siz eski halinize tekrar dönersiniz.
DUHÂN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59