DUHÂN-49 için 41 adet meâl bulundu. Bekir Sadak (44/DUHÂN-49: (47-50) «ucluyu yakalayin, cehennemin ortasina surukleyin, sonra basina azap olarak kaynar su dokun» denir, sonra ona: «Tad bakalim, hani serefli olan, degerli olan yalniz sendin. Iste bu, suphelenip durdugunuz seydir» denir.) / Celal Yıldırım (44/DUHÂN-49: (Azabı) tad ! (İddiana göre) üstündün, güçlüydün, saygıdeğerdin.)
DUHÂN-49, DUHÂN Suresi 49. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla
DUHÂN-49 için 41 adet meâl bulundu. Bekir Sadak (44/DUHÂN-49: (47-50) «ucluyu yakalayin, cehennemin ortasina surukleyin, sonra basina azap olarak kaynar su dokun» denir, sonra ona: «Tad bakalim, hani serefli olan, degerli olan yalniz sendin. Iste bu, suphelenip durdugunuz seydir» denir.) / Celal Yıldırım (44/DUHÂN-49: (Azabı) tad ! (İddiana göre) üstündün, güçlüydün, saygıdeğerdin.)
ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْكَرِيمُ ﴿٤٩﴾
Zuk, inneke entel azîzul kerîm(kerîmu).
| 1. | zuk | : tat |
| 2. | inne-ke | : muhakkak ki sen, gerçekten sen |
| 3. | ente | : sen |
| 4. | el azîzu | : azîz |
| 5. | el kerîmu | : kerim, şerefli |
1 - İmam İskender Ali Mihr: (Azabı) tat! (Hani) sen, gerçekten azîzdin ve kerimdin (kendini öyle zannediyordun).
2 - Diyanet İşleri: (Deyin ki:) “Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?”
3 - Abdul Metin Saruhan: (Ve deyin ki;) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin!
4 - Abdulbaki Gölpınarlı: Tat, şüphe yok ki sen üstündün, kerem sâhibiydin.
5 - Abdullah Parlıyan: Bu azabı tat, zannına göre üstündün, güçlüydün, saygı değerdin.
6 - Adem Uğur: (Ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin!
7 - Ahmed Hulusi: "Tat! Sen (güya) Aziyz'din, Keriym'din!"
8 - Ahmet Tekin: 'Tat bakalım, sana böyle bir ceza lâyık! Çünkü sen güçlüsün, iktidar sahibisin, şerefli, itibarlısın.' denir.
9 - Ahmet Varol: 'Tat. Çünkü (kendince) üstün ve şerefli olan sendin.'
10 - Ali Bulaç: "(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun."
11 - Ali Fikri Yavuz: (Sonra ona şöyle deyin): Tad bakalım, çünkü sen, (zannınca kavminin arasında) çok şerefli ve çok iyi bir kimse idin!...
12 - Ali Ünal: “Tat (şimdi azabı)! Sen pek şerefli, pek güçlü ve asildin değil mi?
13 - Bayraktar Bayraklı: Kendisine şöyle denir: “Tat bakalım, hani sen şerefli ve güçlü idin!”
14 - Bekir Sadak: (47-50) «ucluyu yakalayin, cehennemin ortasina surukleyin, sonra basina azap olarak kaynar su dokun» denir, sonra ona: «Tad bakalim, hani serefli olan, degerli olan yalniz sendin. Iste bu, suphelenip durdugunuz seydir» denir.
15 - Celal Yıldırım: (Azabı) tad ! (İddiana göre) üstündün, güçlüydün, saygıdeğerdin.
16 - Cemal Külünkoğlu: (49-50) (Deyin ki:) “Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin! İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.”
17 - Diyanet İşleri (eski): (47-50) 'Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün' denir, sonra ona: 'Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir' denir.
18 - Diyanet Vakfi: (47-50) (Allah zebânilere emreder): Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün! (ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin! İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.
19 - Edip Yüksel: 'Tad bakalım; sen çok üstün ve şerefliydin!'
20 - Elmalılı Hamdi Yazır: Tat bakalım deyin: çünkü sen azîzdin, kerîmdin.
21 - Elmalılı (sadeleştirilmiş): Tat bakalım (azabı)! Çünkü sen çok güçlü ve şerefli idin, deyin.
22 - Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2): Ona şöyle denir: «Tat bakalım azabı! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.
23 - Gültekin Onan: (Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun.
24 - Harun Yıldırım: “Tad; çünkü sen, üstün, onurluydun.”
25 - Hasan Basri Çantay: Tat (o azâbı). Çünkü sen, (evet iddiânca) sen çok ulu, çok şerefli idin»!
26 - Hayrat Neşriyat: (Ve ona denir ki:) 'Tat (bakalım)! Çünki (zannınca) güçlü olan, şerefli olan ancak sendin!'
27 - İbni Kesir: Tad bakalım; hani güçlü olan, değerli olan yalnız sendin?
28 - İlyas Yorulmaz: Tat bakalım azabı, hani sen çok güçlü ve değerli birisiydin!
29 - Kadri Çelik: “(Azabı) Tat; sen, (hani) güçlü ve yüceydin!”
30 - Muhammed Esed: Bunları tat ey (yeryüzünde) kendini böyle kudret sahibi, böyle üstün gören!
31 - Mustafa İslamoğlu: Tat bakalım; çünkü sen, evet sen hatırlı, saygın biri olmalısın (!)
32 - Ömer Nasuhi Bilmen: (48-49) Sonra başının üstüne o pek kaynar su azabından dökün. (Deyin ki) «Tad! Şüphe yok, sen (zûm ediyordun ki) pek kuvvetli, pek âlicenap olan sensin.»
33 - Ömer Öngüt: "Tat bakalım! Hani sen kendince çok üstün, çok şerefli bir kimse idin. "
34 - Şaban Piriş: -Tat bunu, hani sen güçlü ve şerefliydin.
35 - Sadık Türkmen: ”tat bakalım! Çünkü sen kendince üstündün, şerefliydin!”
36 - Seyyid Kutub: Tad bakalım, hani şerefli olan, üstün olan yalnız sendin?
37 - Suat Yıldırım: (47-50) Allah Zebanîlere: "Tutun onu da" buyurur, "cehennemin ta ortasına sürükleyin. Sonra da başının üstünden kaynar su dökün!" ve deyin ki: "Tat bakalım! Hani üstündün, kudretliydin, asildin!" İşte hakkında şüphe ve mücadele ettiğiniz o gerçek budur.
38 - Süleyman Ateş: "Tad, zira sen kendince üstündün, şerefliydin."
39 - Tefhim-ul Kuran: «(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun.»
40 - Ümit Şimşek: Tat bakalım; sen çok güçlü, şerefli biriydin!
41 - Yaşar Nuri Öztürk: "Tat bakalım! Hani sen onurluydun, seçkindin."
DUHÂN Suresi (Mealleri Kıyasla)
1 ,
2 ,
3 ,
4 ,
5 ,
6 ,
7 ,
8 ,
9 ,
10 ,
11 ,
12 ,
13 ,
14 ,
15 ,
16 ,
17 ,
18 ,
19 ,
20 ,
21 ,
22 ,
23 ,
24 ,
25 ,
26 ,
27 ,
28 ,
29 ,
30 ,
31 ,
32 ,
33 ,
34 ,
35 ,
36 ,
37 ,
38 ,
39 ,
40 ,
41 ,
42 ,
43 ,
44 ,
45 ,
46 ,
47 ,
48 ,
49 ,
50 ,
51 ,
52 ,
53 ,
54 ,
55 ,
56 ,
57 ,
58 ,
59